8. Hukuk Dairesi 2024/6079 E. , 2025/3188 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/110 E., 2024/434 K. Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazın tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi ... köyü sınırları içerisinde, ... mevkinde bulunan, batısı 146 parsel ve 345 parsel, kuzeyi 350 parsel, güneyi yol ve güney doğusu yol ve 147 parsel ile çevrili, yaklaşık 2.000 m² büyüklüğündeki tarlanın, 1976 yılından itibaren yaklaşık 35 yıldır müvekkili tarafından malik sıfatıyla ekilip biçildiğini belirterek, müvekkil adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 08.03.2013 tarihli bilirkişi kurulu raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi, çekişmeli taşınmaza ilişkin olarak Türk Medenî Kanunu'nun 713. maddesi gereğince gerekli ilânların yapılmadığı, yörede yapıldığı anlaşılan Orman Kadastrosuna ilişkin belgelerin tam olarak ve aynı şekilde komşu parsellere ait kadastro tutanakları ve varsa dayanaklarının getirtilip yapılan keşifte uygulanmadığı, taşınmazın niteliği ile imar-ihya ve zilyetlik hususlarının da yeterince araştırılmadığı gerekçesiyle, eksik araştırma ve inceleme nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davacının davasının kabulü ile, İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... mevkinde bulunan kuzey, güney ve doğusu yol, batısı dere ile çevrili harita mühendisi bilirkişinin 26.04.2016 tarihli ek raporunun ekindeki krokide (B) harfi ile gösterilen 3.094,05 m²'lik yerin bulunduğu mevkideki son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, davanın zilyetlik nedenine dayalı olduğu, uzman orman bilirkişi tarafından yörede yapılan Orman Kadastrosuna ilişkin tahdit haritası ile tutanakların yöntemince uygulanması neticesinde taşınmazın (B) harfiyle işaretli bölümünün Orman Kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığının belirlendiği, buna göre uyuşmazlığın dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli yerlerden olup olmadığı ile taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda toplandığı, önceki bozma kararında zilyetlik araştırmasının yöntemince yapılması, Türk Medenî Kanunu'nun 713. maddesi gereğince gerekli ilânların yapılması ve (B) harfli bölüme ilişkin olarak talebin dışına çıkılarak talepten fazlaya karar verilmemesi gereğine değinildiği halde bu hususların gereklerinin yerine getirilmediği, Mahkemece 02.10.2015 tarihinde mahallinde keşif yapıldığı, dinlenen mahalli bilirkişilerin soyut bir biçimde davalının zilyetliğinden söz ettikleri, taşınmazı davacının ve babasının kullandığını ifade ettikleri, ancak gerçeğin bir görüntüsü olan inceleme ve uygulamada kullandığı belirtilen 1957 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın çalılık olduğu, 1995 tarihli hava fotoğrafında beyaz renkli sahada olduğu belirtilmekle birlikte anılan tarihlerde taşınmazın zilyetliğe konu edilip edilmediği izah edilmediğinden bu araştırmanın eksik ve yetersiz olup, hüküm kurmaya elverişli olmadığı gerekçeleriyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmakla yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmının kesinleşmiş orman tahdit sınırları dışında kaldığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, davacı tarafından nizasız fasılasız 35 yıldır zilyet edildiği, dava konusu yerin tescile engel olacak derecede doğal sit alanları içinde kalmadığı, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... mevkinde bulunan kuzey, güney ve doğusu yol, batısı dere ile çevrili harita mühendisi bilirkişinin 04.10.2022 tarihli bilirkişi raporundaki krokide (B) harfi ile gösterilen 3.094,05 m²'lik yerin bulunduğu mevkideki son parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına kayıt ve tesciline, karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına, ıslah dilekçesi ile yeni dava niteliğinde talep artırılamaz ise de dava dilekçesinde taşınmaz yüzölçümünün yaklaşık olarak bildirilmesine, taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün yüzölçümü bakımından hükme esas alınan 04.10.2022 tarihli bilirkişi raporu ile daha önce alınan 08.03.2013 tarihli bilirkişi raporu arasındaki farkın koordinat hesaplamalarından kaynaklandığının belirtilmesine ve davacı adına tesciline karar verilen kabule konu (B) harfi ile işaretli bölümün tarla vasfıyla tescil edilecek olmasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 530,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.583,54 TL'nin temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6079 E., 2025/3188 K. (21.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6079
- Karar No
- 2025/3188
- Karar Tarihi
- 21.04.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5941 E., 2025/3181 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1326 E., 2025/3186 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6280 E., 2025/3187 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/877 E., 2025/3189 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1569 E., 2025/3190 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6226 E., 2025/3191 K. 21.04.2025