8. Hukuk Dairesi 2023/6280 E. , 2025/3187 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/295 E., 2023/370 K. KARAR : Davanın kısmen kabul kısmen reddi Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, müdahalenin men'i davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; Adana ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 4402 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1.893,41 m²lik kısmının kesinleşmiş orman sınırı içerisinde kaldığını belirterek, taşınmazın orman olan kısmının tapu kaydının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, davalıların taşınmaza vaki müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne, çekişmeli 4402 ada 5 parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi bilirkişinin 24.03.2014 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1.893,41 m²lik kısmının orman sayılan yerlerden ve kesinleşmiş orman sınırı içerisinde kaldığından tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahalenin önlenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekilince yargılama harçları yönünden, davalı ... ve müşterekleri vekili tarafından esas yönünden temyiz edilmiştir. Dairemizce, "...çekişmeli 4402 ada 5 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu oluştuğu belirtilmişse de imara ilişkin bilgi belgeler ve taşınmazın tüm geldi gittileri krokileri, taşınmazın ilk paftası getirilmemiş olup taşınmazın konumu tereddütsüz olarak belirlenmemiştir. Davalılar yargılama aşamasındaki beyanlarında çekişmeli taşınmazın öncesinde 4401 ada 1 parsel içerisinde kaldığını ve orman kadastrosu sonucu orman sınırları içerisinde kalan bölümleri için açtıkları dava neticesinde ise Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile 4401 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 6.536,00 metrekaresi yönünden orman kadastrosunun iptal edildiğini iddia ettikleri halde ilgili dava dosyası araştırılmadığı gibi bu karar ve krokisi zeminde uygulanmak suretiyle çekişmeli 4402 ada 5 parsel sayılı taşınmazın orman kadastrosu iptal edilmiş ise, iptal edilen 6.536,00 metrekarelik alan içinde kalıp kalmadığı da belirlenmemiştir. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, imar çalışması sonucu oluşan krokiler, çekişmeli taşınmazın tüm geldi gittileri ve davalıların dayandığı dava dosyasının aslı ve krokileri dosyaya getirtilerek; önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi kurulu ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, imar krokisi ve davalıların dayandığı mahkeme kararındaki 6.536,00 metrekarelik alan ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli çekişmeli 4402 ada 5 parsel sayılı taşınmazın nereye denk geldiği net olarak belirlenerek tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. Müdahalenin meni talebi yönünden; dava konusu taşınmazın davalılar tarafından dava tarihine kadar tapu kaydına dayanılarak tasarruf edildiği ve bu tarihe kadar davalılar tarafından çekişmeli taşınmaza haksız elatma söz konusu olmadığından, Orman İdaresinin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. Kabule göre de; 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun’un Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33. maddesi ile ..., 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'na göre alınan harçlardan, bu Kanunda belirtilen görevleri kapsamında düzenlenen kâğıtlar sebebiyle damga vergisinden ve tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaf olduğu dikkate alınmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bozma ilamına konu edilen eksikliklerin giderildiği, davalılar tarafından ileri sürülen Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosya aslının getirtildiği, yapılan keşif sonucu alınan 29.05.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda, Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına konu edilen 4401 ada 1 parsel ile dava konusu 4402 ada 5 parselin aynı kök parselden dağıtımla iki ayrı parsel olarak düzenlemeye alındığı, bu iki parselin zeminde aynı yere isabet etmediğinin belirlendiği, orman mühendisleri tarafından düzenlenen heyet raporunda, 29.05.2023 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide dava konusu edilen taşınmazın (5/A) olarak gösterilen 1.893,41 m²lik kısmının 1997 yılında kesinleşmiş orman kadastrosuna göre orman sayılan alana isabet ettiği, davaya konu yerin ortalama meylinin %12'den fazla toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olduğu ve makilik/çalılık alana isabet ettiği göz önüne alındığında orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği, davalı gerçek kişilerin, dava tarihinden önce taşınmaz üzerinde tapu kaydına dayanarak tasarruf edebileceği, davalıların dava konusu taşınmaza haksız bir müdahalesinden söz edilemeyeceği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, Adana ili ... ilçesi 4402 ada 5 parsel sayılı taşınmazda 29.05.2023 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (5/A) harfi ile gösterilen 1.893,41 m²lik alanın tapusunun iptali ile aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle “Orman” vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının el atmanın önlenmesi talebinin reddine, karar verilmiştir. Hüküm, davacı ... İdaresi vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davalılar vekillerinin tüm, davacı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı ... İdaresi vekilinin davalılar lehine hükmedilen nispi vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece, davacı ... İdaresinin reddedilen müdahalenin men'i talebi yönünden, süresinden önce açılan davanın niteliği ve dosya kapsamına göre davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin tüm, davacı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine," ifadesinin yazılmasına ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 43de33e88569fa46 6437e8b897579405
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6280 E., 2025/3187 K. (21.04.2025) – Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6280
- Karar No
- 2025/3187
- Karar Tarihi
- 21.04.2025
- Konu
- Tescil, El Atmanın Önlenmesi, Çek, Vergi
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2601 E., 2025/3185 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5941 E., 2025/3181 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1326 E., 2025/3186 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6079 E., 2025/3188 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/877 E., 2025/3189 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1569 E., 2025/3190 K. 21.04.2025