Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/5890 E., 2025/2907 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5890 E., 2025/2907 K. (14.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5890
Karar No
2025/2907
Karar Tarihi
14.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/5890 E. , 2025/2907 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1612 E., 2023/234 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacılar vekili tarafından 19.06.2023 tarihinde temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ek kararıyla davacılar vekiline gerekçeli kararın 20.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin süresinden sonra verildiğinden bahisle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ek kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu 101 ada 3 parsel sayılı taşınmaz 30.05.2007 tarihinde 3402 sayılı Kanunu'nda değişiklik yapan 5304 sayılı Kanun'un 3. maddesine istinaden orman olarak tespit edilmiştir. Bu tespit 25.06.2007-25.07.2007 tarihleri arasında ilan edilmiş, süresi içerisinde dava açıldığından kesinleşmemiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi, ... köyü 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, 2007 yılındaki kadastro çalışmaları sırasında ilçe ve köy dışında bulunması nedeniyle dava konusu parselin maliki adına işlem gördüğünü, dava konusu 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tecil edilen kısmının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, müdahalenin menine karar verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonunda; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili 19.06.2023 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; yargılamaya ilişkin olarak davacıların taşınmazındaki tapu kaydındaki eksilme 101/3 parselden kaynaklanmakta olduğunu, dolayısıyla sadece tanık beyanlarına dayalı hüküm tesis edilemeyeceğini, tüm tapu kayıtlarının incelenmesi (ihtilafa konu parsel ve davalı parselin evveliyatı) neticesinde davacının hak kaybına uğradığı sonucuna ulaşılacak iken eksik inceleme neticesinde sonucu hüküm kurulması kanuna aykırı olduğunu, bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 20/06/2023 tarihli ek kararıyla; "dairemizce verilen 23.01.2023 tarihli ve 2021/1612 Esas, 2023/234 Karar sayılı ilamın temyiz eden vekiline 20/02/2023 tarihinde tebliğ edildiği, temyizin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 361/1. maddesinde düzenlenen 2 haftalık süre geçtikten sonra 19.06.2023 tarihinde yapıldığı, bu şekli ile süresi içerisinde temyiz edilmediği anlaşılmakla" davacılar vekilinin temyiz talebinin reddine dair karar verilmiştir. Davacılar vekili 24.07.2023 tarihli temyiz dilekçesinde özetle; kendisine ilgili kararın 06.06.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, süresi içerisinde de temyiz edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla karar önceden tebliğ edilmiş olsa bile bir kaç defa yetki ile davada yer alan avukata kararın tebliği de usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki davacılar yönünden bir tebligatın kendisine yapılmadığını, 06.06.2023 tarihli tebligattın davacı ... adına çıkartılmış olduğundan bahisle Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ek kararının bozulmasını talep etmektedir. Temyiz istemi, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ek kararına ilişkindir. 6100 sayılı Kanun'un 36/1 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, 20.02.2023 tarihinde tebliğ edilmiş; temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 19.06.2023 tarihinde verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ek kararın ONANMASINA, 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacılar ... ve müştereklerinden alınmasına, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 700e2f39263c5241 de402fd2db75ced3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı