8. Hukuk Dairesi 2023/1225 E. , 2025/2913 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2220 E., 2022/2952 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Yörede ilk orman tahdidi 1939 yılında 3116 sayılı Orman Kanuna göre yapılmıştır. Daha sonra 24.11.1975 yılında kesinleşen eski tahdidin aplikasyonu, 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanunun Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun devletleştirilen ormanların kadastrosu ile tüm bu ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla Değişik 2. Madde çalışmaları vardır. 1987 yılında önceden tahdidi yapılan alanlarda 2/B çalışması ile orman olduğu halde orman dışında bırakılan alanlarda orman kadastrosu ve bu alanlarda 2/B çalışması yapılmıştır. ... köyünde ilk arazi kadastro çalışmaları ise takeometrik yöntemle 1967 yılında yapılmıştır. 2010 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanun'un 5831 sayılı Kanunla değişik Ek madde 4 çalışmaları yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.02.2014 tarihinde ... köyü, 206 parsel sayılı taşınmazın ... 3. İflas Müdürlüğünün 199918 sayılı dosyasında ihale usulü ile satış neticesinde davacı tarafın aldığını, Kanlıca Orman İdaresi tarafından... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/442 Esas sayılı dosya numarasında adı geçen taşınmazın bir kısmını orman adına bedelsiz olarak tesciline dair dava açıldığı, Kadastro Müdürlüğü tarafından teknik hatanın düzeltilmesine ilişkin çalışmaların yapıldığını, yapılan incelemede herhangi bir kesinleşmiş mahkeme kararı olmamasına rağmen haksız olarak davacının taşınmazının bir kısmını ormana, bir kısımını 2/B arazisine kesildiği ve sınır düzeltmelerinde davacının mülkiyet haklarının ihlal edildiğini, bu nedenle itirazlarının kabulü ile teknik hataları düzeltme çalışmasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taraf teşkili ve eksik inceleme araştırmaya dayalı hüküm kurulması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "kaldırma kararı öncesinde ve kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında, 6292 sayılı Yasaya göre belirlenen orman sınırının, Asliye Hukuk Mahkemesinde belirlenen sınır yönünden davacının lehine oldu��u, ormana bırakılan bu kısımlar yönünden taraflar arasında kesin hüküm bulunduğu anlaşılmıştır. Kaldırma kararı doğrultusunda yapılan keşif ve akabinde alınan bilirkişi raporunda, 1939 yılında yapılarak kesinleşen orman kadastro haritası, 2896 ve 3302 sayılı Yasa uyarınca yapılan 2/B uygulama haritaları, Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/442 esas, 2014/285 karar sayılı keşinleşen kararına esas kroki, 6292 sayılı Yasa gereği yapılan çalışma tutanakları ve orman kadastro teknik hataları düzeltme haritasının tutanaklardaki tarifler esas alınarak orman sınırı belirlenmiş, çalışmalara ilişkin harita ve krokilerin ölçekleri çakıştırılmıştır. Bunun neticesinde, 6292 sayılı Yasaya göre tanzim edilen haritanın davacının lehine olarak düzenlendiği ve düzenlenmiş olan orman tahdit haritasının dosyadaki bilgi ve belgelere göre mevzuata uygun olduğu, yapılan işlemin tapu kayıtlarıyla örtüşür olduğu, 6292 sayılı çalışmada, 1939 yılında yapılan orman tahdit haritasının esas alındığı, buna göre dava konusu 206 parselin bir kısmının orman sınırları içerisine alındığı, bu nedenle ayrıca teknik bir işlem yapılmadığı, sonuç olarak yapılan çalışmada bir hatanın bulunmadığı" kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu düzeltme işleminin kesin hüküm ile geçersiz hale geldiğini, dava konusu düzeltme işleminin kesin hükme ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece dava konusu düzeltme işleminin müvekkilinin lehine olduğu yönündeki çıkarımının hatalı olduğunu, dava konusu düzeltme işleminin (C) harfi ile gösterilen yer bakımından arazi kadastrosu kesinleşmiş olduğundan ve kesin hükümle yüzölçümü gösterilmiş olduğundan müvekkilinin aleyhine ve kanuna aykırı olduğunu, (D) harfi ile gösterilen yer bakımından mülkiyet aktarımı yapıldığından kanuna aykırı ve (D) harfi ile gösterilen yer bakımından ayrıca müvekkilinin aleyhine ve mülkiyet hakkının yitimine yol açtığını, düzeltme işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "kaldırma kararından sonra dosya kendisine iade edilen İlk Derece Mahkemesince, 1939 yılına ait orman kadastro haritası ile 2896 ve 3302 sayılı Yasa uyarınca 2/B uygulamaları ve... 2. Asliye hukuk mahkemesinin 2013/442 esas 2014/285 karar sayılı kesinleşen kararına esas kroki ve 6292 sayılı Yasa gereği yapılan çalışma tutanakları dikkate alınarak düzenlettirilen bilirkişi raporu ile kaldırma nedenlerinin karşılanmış olmasına, dava konusu taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdidi içinde bulunması nedeniyle bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleriyle gösterilen toplam 17224,07 m2.lik kısmın tapusunun iptaline karar verilerek ormana bırakılan kısımlar yönünden taraflar arasında kesin hüküm oluştuğunun anlaşılmasına, 6292 sayılı Yasa uyarınca yapılan çalışmalarda dava konusu taşınmazın tapusu iptal edilen kısmın orman tahdidi içinde gösterildiğinin, 6292 sayılı Yasa uyarınca yapılan çalışmanın davacı lehine olduğunun belirlenmesine göre Mahkemece davanın reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun olup vakıa ve hukuki değerlendirme yönünden verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından" davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf gerekçeleriyle hükmü temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ebb1b0c749024220 eb665641020ce812
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1225 E., 2025/2913 K. (14.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1225
- Karar No
- 2025/2913
- Karar Tarihi
- 14.04.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1501 E., 2025/2905 K. 14.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5890 E., 2025/2907 K. 14.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6501 E., 2025/2909 K. 14.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/626 E., 2025/2915 K. 14.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5874 E., 2025/2917 K. 14.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5871 E., 2025/2919 K. 14.04.2025