Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2023/5874 E., 2025/2917 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5874 E., 2025/2917 K. (14.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5874
Karar No
2025/2917
Karar Tarihi
14.04.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/5874 E. , 2025/2917 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ... İdaresi vekili ile davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı ... İdaresi vekilinin başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiş, bu tespit 04.05.2011-06.06.2011 tarihleri arasında ilan edilmiş, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespiti kesinleşmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi,101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro sonucunda orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, iş bu taşınmazın sınırları içerisinde bırakılan yaklaşık 3.000 m²lik bir alanın Haziran 1938 tarihli ve 89 sayılı tapu kaydı ile 1943 tarihli ve 61 sayılı tapu kaydı uyarınca davacıların miras bırakanlarına ait olduğunu, davacıların miras bırakanları olan Hüseyin evlatları ... ve ...'e ait taşınmazların orman parseline dahil edilmesinin hatalı olduğunu, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras bırakanları adına tapuya tescil edilmeleri gerektiğini, dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaz bölümlerini kapsadığını, iş bu tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazlara uymakla birlikte 4785 sayılı Orman Kanununa Bazı Hükümler Eklenmesine ve Bu Kanun’un Birinci Maddesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun uyarınca iptal edilen tapulardan olduğunun anlaşılması halinde ise taşımaz bölümlerinin değerinin hesaplanarak payları oranında hak sahiplerine ödenmesini talep ettiklerini, dayanak tapu kaydı uymasa dahi davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım koşullarının da oluştuğunu, ... mirasçılarından .. ve ..'ün muristen gelen hisselerinden ..., ..., .. ve ... lehine feragat ettiklerini, tescil hükmü kurulurken bu hususun dikkate alınması gerektiğini beyanla, dava konusu 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın dayanak tapu kayıtlarının kapsamında kalan kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile tapu kaydında yazılı hisseleri oranında ..evlatları .. ve ... mirasçıları adına (feragatler de gözönüne alınarak) tapuya tesciline, dayanak tapu kayıtlarının 4785 sayılı Kanun kapsamında iptal edilen tapulardan olması halinde dava konusu taşımazların değeri için şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile payları oranında hak sahiplerine ödenmesine, dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaz bölümlerine uymaması ve önceki taleplerin kabul görmemesi halinde ise zilyetlik hükümleri uyarınca çekişmeli taşınmaz bölümünün 1/2 payının muris ... mirasçıları adına, 1/2 payının ... mirasçıları adına (feragatler gözönüne alınarak) tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişiler ve tanıklar dava konusu bölümün davacıların murisinden mirasen intikal ettiğini, dava konusu bölümün davacıların murisi tarafından kullanıldığını ve davacılara ait olduğunu bildiklerini beyan etmişlerdir. Keşif sırasında davacılar tarafından dayanılan eski tapu kayıtları bilirkişi marifetiyle dava konusu bölüme uygulanmış olup, dava konusu taşınmazı kapsamadığı anlaşılmıştır. Bu kapsam da davacılar yönünden zilyetlik araştırmasının yapılması gerekir. ... Zilyetlik araştırması yönünden; 07/09/2022 havale tarihli jeodezi raporunda 1959, 1973 ,1982 ve 2004 tarihli hava fotoğrafları incelenmiş olup dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun olarak herhangi bir işlemeli zirai aktivitenin söz konusu olmadığının rapor edildiği görülmüştür.İşbu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. ... 13.09.2022 havale tarihli ziraat bilirkişi raporunda ise; (B) harfi ile gösterilen çaylık alanının yaşının yaklaşık 15-20 yaşlarında, (C) harfi ile gösterilen çaylık alanının yaşının yaklaşık 8-10 yaşlarında, (D) harfi ile gösterilen çaylık alanının yaşının yaklaşık 4-5 yaşlarında olduğunun rapor edildiği görülmüştür. ..., Bu minvalde bir taşınmazın geçmişteki niteliği ile kullanım şekli ve süresini en iyi ve somut olarak belirleme yöntemi hava fotoğrafları olup davacıların dava konusu taşınmaz bölümler üzerinde ekonomik amaca uygun herhangi bir kullanımının bulunmadığı ve murislerinin de ekonomik amaca uygun herhangi bir kullanımın olmadığı anlaşılmakta olup davacılar ve murisleri lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığı ve ekonomik amaca uygun zirai bir aktivetinin olmadığı hava fotoğraflarında sabit olmakla dava konusu bölümlere karşı açılan kadastro tespit tarihi itibariyle davacı taraflar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği ispatlanamadığı" şeklindeki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların tamamının davaya konu taşınmaz bölümlerinin davacıların murislerine ait olduğunu ve uzun süreden beridir kesintisiz şekilde kendilerinin zilyetlikleri altında bulunduğunu beyan ettiklerini, dolayısıyla davacılar ve murislerinin zilyetlikleri konusunda bir ihtilaf bulunmadığını, öncesinde murisler ve onların ölümlerinden sonra da davacılar tarafından çekişmeli taşınmazların gerek çaylık gerekse de tarla olarak kullanıldığını, fotogrametri uzmanı bilirkişi ile orman mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan 05.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda açıkça keşifte gösterilen ve dava edilen kısımların orman sayılan yerlerden olmadığının belirtildiğini, her ne kadar 07.09.2022 tarihli jeodezi raporunda davaya konu taşınmaz bölümleri üzerinde ekonomik amaca uygun ziraat faaliyet bulunmadığından bahsedilmiş ise de aynı rapor incelendiğinde bölgeye ait hava fotoğraflarında bölgenin kısmen yeşil ağaçlık ve tarımsal alanlardan oluştuğunun da belirtildiğini, bir taşınmazın çimenliğinin otlatılmasının da ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak kabulü gerektiğini, aynı taşınmazın basit ev ihtiyaçları için tarla olarak kullanılmasının da ekonomik amaca uygun bir faaliyet olduğunu, tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazların orman vasfına sahip olmadıklarının, zilyetlikle edinime elverişli olduklarının ve davacılar ile murislerinin kesintisiz zilyetlikleri altında bulunduğunun açıkça anlaşıldığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verildiğine göre keşfen saptanan ve harcı tamamlanan değer üzerinden idare lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, buna rağmen mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, vekalet ücreti yönünden yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararı sadece bu yönüyle istinaf ettiklerini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılarak davalı idare lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere ve tüm dosya kapsamına göre, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmış ve davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Buna karşılık, mahallinde yapılan keşif sonucunda davaya konu taşınmaz bölümlerinin değeri keşfen belirlenmiş ve belirlenen değer üzerinden eksik harç ikmal edilmiştir. Dolayısıyla, davanın reddine de karar verildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine keşfen belirlenen ve harcı ikmal edilen dava değeri üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi isabetsizdir. "gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine, davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 41.138,08 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davalıya ödenmesine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ ;Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4bfa7aff5de829b9 7dd7e9df29cf43ff

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı