8. Hukuk Dairesi 2024/5554 E. , 2025/2921 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Kadastro sonucu ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 132 ada 2 parsel sayılı ve 1.033,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, çalılık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ..., 21 Ocak 2002 tarihinde açtığı dava ile, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 132 ada 3 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmaza komşu çekişmeli 132 ada 2 parselin ise kendisine ait taşınmazının devamı olmasına rağmen Hazine adına tespit edildiğini belirterek 132 ada 2 parselin tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle çalılık-taşlık niteliğiyle Hazine adına tespit gördüğünü, taşınmazların halihazır durumu ve kadastro tutanağının düzenlendiği tarihteki niteliğinin açık olduğunu, taşınmazın özel mülkiyete konu edilebilecek yerlerden olmadığının sabit olduğu ve davacı tarafın iddia ettiği gibi dava konusu taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı yolu ile kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli ve 2012/365 Esas, 2017/79 Karar sayılı kararıyla; zilyetlikle mal edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.10.2020 tarihli ve 2017/4786 Esas, 2020/4200 Karar sayılı kararıyla; "yöntemine uygun biçimde zilyetlik araştırmaları yapılması gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı lehine zilyetlikle mal edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; yapılan keşiflerde alınan tespit ve mahalli bilirkişi beyanlarının davacı aleyhine olmasına rağmen dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının tespit tarihinden geriye 20 yıllık kullanımının bulunmadığını beyan ederek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın üzerinde davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için, öncelikle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur. Somut olayda, 1992 yılında yörede yapılan kadastro sırasında dava konusu taşınmaz çalılık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Dava konusu taşınmaz başında yapılan keşif sonucunda hazırlanan 24.11.2022 tarihli ziraat ve harita mühendisinden oluşan bilirkişi kurulu raporunda, taşınmazın % 20-40 arasında eğime sahip olduğu, VII. sınıf arazilerden olup kültür bitkilerinin yetiştirilmesine uygun olmadığı, taşınmazın üzerinde keşif tarihi olan 2022 yılından 20-25 yıl önce deliceden aşılanmış 6 adet zeytin ağacının, yine yer yer kaya ve taşların bulunduğu, imar ihyanın da keşif tarihinden geriye 20-25 yıl önce tamamlandığının belirtilmiş olması karşısında, çekişmeli taşınmaz bölümünde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, soyut içerikli mahalli bilirkişi ve tanık ifadelerine değer verilerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.