8. Hukuk Dairesi 2023/4750 E. , 2025/3050 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/287 E., 2023/268 K. DAVA TARİHİ : 18.12.2014 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili Merkez ... köyü çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 742 parsel sayılı ve 7.940,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 150 ada 51 parsel numarasıyla ve 8.395,35 metrekare yüzölçümlü olarak; yine 746 parsel sayılı ve 1.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 150 ada 52 parsel numarasıyla ve 990,77 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına kayıtlı bulunan eski 739 parsel sayılı ve 2.120,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 150 ada 53 parsel numarasıyla ve 2.085,00 metrekare yüzölçümlü olarak; ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 737 parsel sayılı ve 7.640,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 150 ada 54 parsel numarasıyla ve 6.592,48 metrekare yüzölçümlü olarak; davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 738 parsel sayılı ve 12.320,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 150 ada 55 parsel numarasıyla ve 9.257,96 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı bulunan yeni 150 ada 55 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin komşu yeni 150 ada 51, 52, 53 ve 54 parsel sayılı taşınmazlarda kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.10.2020 tarihli 2016/17798 Esas ve 2020/4209 Karar sayılı ilamı ile ''Mahkemece öncelikle, belirtilen eksik belgeler ilgili yerlerden getirtilerek dosya arasına alınmalı, bundan sonra harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi'' gerektiğine değinilerek karar bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıklar, aldırılan teknik bilirkişi raporu, hava fotoğrafları birlikte değerlendirildiğinde; tesis kadastrosu ile dava konusu parsellerin sınırlarının sabit sınır esas alınarak belirlenip belirlenmediğinin tespit edilemediği, ancak mevcut sınırın yenileme ile belirlenen sınır ile uyuştuğu, alan azalışının parselin diğer bölümlerindeki değişmelerden kaynaklandığı, ilk tesis kadastrosunun taşınmaz sınırlarını doğru olarak yansıtmadığı, yer yer 15 metreye kadar parsel sınırlarında hatalar olduğu anlaşıldığı ve uygulama kadastrosunun hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,7531 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! da82a2431bca12ab fc901d706283efd2
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4750 E., 2025/3050 K. (16.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4750
- Karar No
- 2025/3050
- Karar Tarihi
- 16.04.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6264 E., 2025/3046 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6724 E., 2025/3048 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4880 E., 2025/3049 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5505 E., 2025/3051 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5828 E., 2025/3054 K. 16.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5497 E., 2025/3055 K. 16.04.2025