8. Hukuk Dairesi 2023/4159 E. , 2025/5081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/29 E., 2022/4 K. KARAR : Asıl davanın kısmen kabul, kısmen reddi, birleşen davanın reddi Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl dosya davacısı Orman İdaresi vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... köyü, 569 parsel sayılı ve 40.778,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz senetsizden, 572 parsel sayılı ve 68.488,63 m² yüzöçümündeki taşınmaz 255 tahrir sayılı vergi kaydına, 587 parsel sayılı ve 30.733,05 yüzölçümündeki taşınmaz 509 tahrir sayılı vergi kaydına istinaden, “fıstıklık” vasfıyla muris ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Kadastro çalışmaları sırasında ... mevki 569, 572 ve 587 parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ölü ... adına tespit edildiğini, ... ilçesi, ... köyüne ait devlet ormanlarının tahdidinin 1945 yılında 5 no.lu Orman Tahdit Komisyonu tarafından 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapıldığını ve 13.12.1945 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak kesinleştiğini, 1945 yılında yapılan bu çalışmada 1139 hektarlık devlet ormanının tahdidi ile beraber bu devlet ormanına bitişik 600 hektarlık “... Fıstık Çamlığı” adı altında özel orman sınırlandırmasının da yapıldığını, 1980 yılında 17 sayılı Orman Kadastro Komisyonu'nun 2 no.lu ekibince 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan tahdidin aplikasyonu ve 1744 sayılı Kanun'un 2. madde uygulamasının yapıldığını ve 12.06.1980 tarihinde ilan edildiğini, bu çalışmada 17 no.lu Orman Kadastro Komisyonu'nun 2 no.lu ekibi tarafından 1945 yılında 5 no.lu tahdit komisyonunca 3116 sayılı Kanun'a göre özel orman olarak sınırlandırılan ... Fıstık Çamlığının, ... Devlet Ormanı adı ile sınırlandırdığını, ancak bu karara askı ilan süresi içerisinde 46 hektar yüzölçümlü eski bir tapu kaydına dayanılarak 17 adet orman sınırlandırmasına itiraz davası açıldığını, bu davalarda Mahkemece 46 hektar kök tapu kaydına dayanarak kabul kararı verildiğini, ancak Kadastro Mahkemesince verilen bu kararların incelenmesinde dayanılan kök tapu kaydının 46 hektar olmasına rağmen Kadastro Mahkemesince 197 hektarlık alanda ikinci sınırlama işleminin iptal edildiğini, Orman Kanunu'na göre sahiplilik ancak tapu kaydı ile kanıtlanabileceğinden 46 hektardan fazlasına ilişkin iptal kararının doğru olmadığını, sonuç olarak dava açılmayan 403 hektarlık alanda devlet ormanı olarak yapılan sınırlamanın kesinlik kazandığını, ancak Kadastro Mahkemesince yaklaşık-tahmini olarak alan ve sınırları belirtilen taşınmazlar hakkında verilen kararların herhangi bir teknik veri ve infaza elverişli harita ve krokiye bağlanmadığından, iş bu kararların arz üzerine uygulamasının yapılamadığını, yörede 2010 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda toplam 206,8 hektarlık alanın 44 adet parsel olarak şahıslar adına fıstık çamlığı vasfıyla tespit gördüğünü, 179,6 hektar alanın 15 adet parsel olarak Hazine adına fıstıklık vasfıyla tespit gördüğünü, 37,9 hektarlık alanın 1 adet mera parseli olarak orta malı vasfıyla tespit gördüğünü, 50,7 hektarlık alanın da 5 adet parsel olarak davalıdır şerhiyle askıya çıktığını tespit ettiklerini, ancak bu bölgede 1744 sayılı Kanun uygulamasının ardından yapılan itirazlarla kesinleşen 17 adet mahkeme kararı olduğunu, bu kararların kadastro ekiplerince incelenmediği ve yokmuş gibi davranılarak bölgede vatandaşlar ve Hazine adına tespitler yapıldığını, bu tespitlerin yerine mevcut Mahkeme kararları uygulanmak suretiyle çalışma yapılması gerektiğini, ... fıstık çamlığının 46 hektar kök tapu kaydı dışında kalan kısımlarında herhangi bir sahiplik belgesi bulunmadığı için sahipsiz fıstık çamlıklarının Devlet ormanı olduğunun tartışmasız olduğunu, 1744 sayılı Kanun'un 2. madde uygulaması ile kesinleşen ve devlet ormanı olması gereken yerlerin de Hazine adına tespit gördüğünü, söz konusu alanda fıstıkçamı, kızılçam, meşe karışımı şeklinde meşçere karışıklığı da olduğunu, dava konusu parsellerin orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazların orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davacısı vekili dava dilekçesinde; Dava konusu İzmir ili ... ilçesi ... köyü sınırları içerisinde gerçekleştirilen kadastro çalışması sırasında 543, 545, 547, 549, 550, 551, 552, 553, 554, 555, 556, 558, 559, 560, 561, 562, 563, 568, 569, 570, 572, 574, 575, 576, 577, 578, 579, 580, 581, 582, 583, 584, 585, 586, 587, 588, 589, 590, 591, 592, 593, 594, 669, 670, 680 parsel sayılı taşınmazlar için yapılan tespitin iptali ile taşınmazların orta malı olarak mera siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş; Mahkemece 569, 572 ve 587 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan davanın tefriki ile dosyanın Orman İdaresince açılan dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, birleşen dosya davacısı ...'nın davasının reddine, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 587 parsel sayılı taşınmazın 27.07.2015 tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 6.418,05 m²'lik kısmın son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tesciline, geri kalan kısmının ve 569 parsel ile 572 parsel sayılı taşınmazların ise tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 25.04.2017 tarihli ve 2015/15351 Esas, 2017/3604 Karar sayılı kararında "...Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; dava konusu parselin bulunduğu bölgenin 3116 sayılı Kanuna göre 1945 yılında yapılan orman tahdidinde özel orman olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Daha sonra 12/06/1980 tarihinde ilan edilen orman tahdidinde ise bu bölgenin tamamı 4785 sayılı Kanun gözetilerek “Devlet ormanı” olarak sınırlandırılmış ise de toplam 17 adet dava dosyasına konu olan yerler hakkında 1980 yılında yapılan bu sınırlandırma ... Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararları ile iptal edilmiştir. Buna göre, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin toplam 17 adet olan kesinleşen kararlarının kapsamı dışında kalan alanların 12/06/1980 tarihinde ilan edilen ve 4785 sayılı Kanun gözetilerek yapılan orman tahdidinde sınırlandırıldıkları gibi “Devlet ormanı” nitelikleri kesinleşmiştir. 12.06.1980 tarihinde ilan edilen tahdide karşı dava açılan ve hükmen iptal edilen yerler yönünden ise halen ayakta ve geçerli olan 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp 13.12.1945 tarihinde ilan edilen orman tahdidi olup, bu sınırlandırmaya göre de bu alan içinde kalan yerler özel orman olarak sınırlandırıldıkları için bu yerlerin özel orman nitelikleri kesinleşmiştir. Davaya konu parselin 1945 yılında ilan edilen tahditte özel orman alanı olarak sınırlandırılan 600 hektarlık alan içinde, daha sonra 4785 sayılı Kanun gözetilerek yapılan ve 12.06.1980 tarihinde ilan edilen orman tahdidinde ise “Devlet ormanı” olarak sınırlandırılmış alan içinde olduğu tartışmasızdır. Uyuşmazlık konusu olan husus, dava konusu parselin kadastro tespitinin edinme sütununda yazıldığı gibi orman tahdidine itiraza konu ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/241 - 1985/281 sayılı kararında tahdit dışına çıkartılan taşınmazın kapsamı içinde yer alıp almadığıdır. Anılan mahkeme kararının kapsamı içinde ise dava konusu parsel özel orman, dışında ise Devlet ormanı niteliğinde olacaktır. Yani bir başka anlatımla, her halükarda parselin orman ile ilişkisi mevcuttur. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise davaya konu 569 ve 587 sayılı parsellerin kadastro tespitinin edinme sütununda sözü edilen ve 12.06.1980 tarihinde ilan edilen orman tahdidine itiraza ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/238-1985/278 sayılı mahkeme kararında "...6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla değişik 7. maddesine göre kurulan orman kadastro komisyonunun “1981/53-1 ve 2 sayılı kavgalı taşınmazla ilgili ikinci sınırlama işleminin iptaline..." denilerek 12.06.1980 tarihinde ilan edilen orman tahdidini “1981/53-1 ve 2 ve olarak belirtilen veya tanımlanan taşınmazlar yönünden iptal etmiştir. Davaya konu 572 sayılı parselin ise kadastro tespitinin edinme sütununda sözü edilen ve 12.06.1980 tarihinde ilân edilen orman tahdidine itiraza ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/234-1985/274 sayılı mahkeme kararında "...6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla değişik 7. maddesine göre kurulan Orman Kadastro Komisyonunun “1981/49-1 nolu kavgalı taşınmazla ilgili sınırlama işleminin iptaline..." denilerek 12.06.1980 tarihinde ilân edilen orman tahdidini “1981/49-1 olarak belirtilen veya tanımlanan taşınmaz yönünden iptal etmiştir. Bir başka anlatımla, anılan kararda 12.06.1980 tarihinde ilân edilen tahdit “1981/53-1 ve 2” ve ''1982/49-1'' numara olarak belirtilen taşınmazlarla sınırlı olarak iptal edilmiş, bu kararın doğal sonucu olarak, taşınmazlar 1945 yılında ilan edilen tahdit nedeniyle eskisi gibi özel orman niteliğine dönmüştür. Çünkü bu yer, 1945 yılında yapılan tahditte özel orman olarak sınırlandırılan alan içindedir ve bu tahdit iptal edilmediğinden halen ayaktadır. Diğer yandan,“1981/53-1 ve 2” ile ''1982/49-1'' sayılı diye belirtilen taşınmazların kapsamı dışında kalan yerler ise (ve diğer tahdide iptal davalarının kapsamı dışında kalan yerler) 4785 sayılı Kanun gözetilerek yapılan ve 07.11.1980 tarihinde ilân edilen orman tahdidinde Devlet ormanı olarak sınırlandırılan alan içinde kalmaktadır. Zira, 4785 sayılı Kanun gözetilerek 07.11.1980 tarihinde ilan edilen orman tahdidi bir bütün olarak iptal edilmemiştir; sadece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin toplamda 17 adet olan dava dosyalarına konu taşınmazlar yönünden iptal edilmiştir. Bu nedenle, ... Asliye Hukuk Mahkemesince 1985 yılında verilen kararların kapsamı dışında kalan yerler yönünden 4785 sayılı kanun gözetilerek yapılan orman tahdidi kesinleşip, bu tahdidi iptal için öngörülen hak düşürücü süreler de geçtiğinden, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.11.1980 tarihinde ilan edilen orman tahdidine itiraza ilişkin kesinleşen kararlarının kapsamı dışında kalan taşınmazların tapu veya zilyetlik yoluyla özel mülke dönüşmesi olanağı bulunmamaktadır. Her ne kadar, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/238-1985/278 ve 1983/234-1985/274 sayılı 12.06.1980 tarihinde ilan edilen orman tahdidinin iptaline dair kararlarında; tahdidin iptaline konu taşınmaz yönünden; atıf yapılan herhangi bir bilirkişi raporu bulunmamakta ise de anılan kararda davaya konu taşınmazlar “1981/53-1ve 2” ile ''1983/49-1'' sayılı olarak belirtilmiş ve kararın hüküm fıkrasında dava konusu taşınmazlar bunun dışında hudut, miktar veya başka bir belirleme ile tanımlanmamış ancak hükmün gerekçesinde 1981/53-1 sayılı 20 dönüm, 1981/56-2 sayılı 10 dönüm, 1981/49-1 sayılı 75 dönüm yüzölçümlü taşınmazların sınırları da belirtilerek anılan yerlere ilişkin ikinci sınırlama işleminin iptaline karar verildiği belirtilmiştir. Dairede temyiz incelemesi yapılan ... Kadastro Mahkemesinin bazı dosyalarının içinde kadastro tespitine esas alınan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin orman tahdidine itiraz davasına konu dosyalarının bulunduğu, bazı dosyalarda ise orman tahdidine dair Asliye Hukuk Mahkemesi dosyalarının bulunmadığı görülmüştür. Ancak, bu dosyaların tamamı birlikte incelendiğinde, mahkemenin hüküm fıkrasında tahdide itiraza konu taşınmazları belirttiği rakamsal ifadelerin mahkemenin bozma öncesi esasının yanına orman tahdidine konu taşınmazlara bilirkişi tarafından verilen numaralandırma olduğu anlaşılmıştır. Nitekim, eldeki davaya konu taşınmazlardan 569 sayılı parsel ''81/53-1'', 587 sayılı parsel ''81/53-2'' ve 572 sayılı parsel ''81/49-1'' şeklinde işaretlenmişlerdir. Mahkemece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/234 - 1985/274 ile 1983/238 - 1985/278 sayılı dava dosyaları getirtilip, kapsamı belirlenmemiştir. Bundan başka, mahkemece kurulan hüküm mahkemenin kabulü ile de çelişkilidir. Şöyle ki; mahkemece davaya konu parsellerin tamamının orman tahdidine ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/234-1985/274 ile 1983/238-1985/278 sayılı kararları kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. Yukarıda da belirtildiği gibi dava konusu taşınmazların bulunduğu alan 1945 yılında yapılan orman tahdidinde “Özel orman” olarak sınırlandırılmıştır. Daha sonra 4785 sayılı Kanun gözetilerek 07.11.1980 tarihinde ilân edilen orman tahdidinde “Devlet ormanı” olarak sınırlandırılmış ise de gerçek kişilerin açtıkları tahdide itiraz davasıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/234-1985/274 ile 1983/238-1985/278 sayılı kararıyla 07.11.1980 tarihinde ilan edilen tahdit dava konusu “1981/53-1 ve 2” ile “1981/49-1'' ile belirtilen yerler yönünden iptal edilmiştir. Bu durumda, dava konusu parsellerin tamamının ... Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararında geçen ve “1981/53-1 ve 2” ile “1981/49-1'' sayılarıyla belirtilen taşınmazlar içinde kaldığı kabul edilse dahi, davaya konu parsel yönünden halen ayakta ve geçerli olan 3116 sayılı Kanuna göre yapılıp 13.12.1945 tarihinde ilan edilen orman tahdididir. Her ne kadar davacı ... Yönetimi dava konusu taşınmazın Devlet ormanı vasfıyla tescili istemiyle dava açmış ise de çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, taşınmazın özel orman vasfında olduğunun gözetilmemiş olması ve davaya konu taşınmaz “fıstıklık” niteliğiyle tespit edilmiş ise de taşınmaz fıstık çamı ağaçları ile kaplı olup niteliğinin Antep fıstığı ağaçlarıyla karıştırılabilecek şekilde tespit gibi “fıstıklık” olarak değil “fıstık çamlığı” olarak düzeltilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru olmamıştır. O halde, doğru sonuca varılabilmesi için, mahkemece öncelikle, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/234-1985/274 ile 1983/238-1985/278 sayılı kararının uygulandığı başka parsel veya parsellerin bulunup bulunmadığı tespit edilerek, varsa bunların tutanak örnekleri getirtilmeli, şayet bunlardan eldeki dosya gibi davalı olan parseller varsa eldeki dava ile birleştirilmeli, daha sonra dava konusu parseli ve geniş çevresini gösterir orijinal kadastro paftası ile orman tahdidine itiraza ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/234-1985/274 ile 1983/238-1985/278 sayılı dosyaları getirilmeli, anılan dosya içinde hükme dayanak kroki bulunmadığı takdirde orman tahdidine itiraz davasına konu taşınmaz mahkeme kararında numaralandırıldığı için hükme dayanak krokinin olması gerektiği gözetilerek mahkeme kararına dayanak kroki sıkı bir şekilde araştırılarak dosyaya celp edilmeli, bundan sonra önceki keşifte görev almayan bir orman ve iki harita mühendisi bilirkişi kurulu eşliğinde, yerel bilirkişi ve taraf tanıkları huzuruyla yapılacak keşifte, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/234-1985/274 ile 1983/238-1985/278 sayılı dosyalarında hükme dayanak kroki bulunduğu takdirde bu kroki, şayet anılan dosya içinde hükme dayanak kroki bulunmadığı takdirde ... Asliye Hukuk Mahkemesinin dava konusu taşınmazları gösterir aynı nitelikteki dava dosyalarının araştırılarak bu dosyalar içinde bulunan fen bilirkişi tarafından hazırlanan 22.09.1981 tarihli 1/10000 ölçekli krokide eldeki davaya konu taşınmazları ilişkin kroki ile kadastro paftası ölçeklerinin eşitlenip çakıştırılması suretiyle kesinleşen mahkeme kararı kapsamında kalan taşınmazlar kuşkuya yol açmayacak şekilde zeminde ve kadastro paftası üzerinde belirlenmeli; yine, harita mühendisi bilirkişilerden 12.06.1980 tarihinde ilan edilen orman tahdidine itiraza ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin toplam 17 adet olan kesinleşen kararları kapsamında kalan taşınmazlar mahkeme esas sayısı ve anılan 17 adet dava dosyası dayanak yapılarak tespit edilen parsellerin sayıları da belirtilerek kadastro paftası üzerinde gösterecek birleşik kroki alınmalı, ayrıca davacının dayandığı tapu kaydı yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve fen bilirkişi huzuruyla yapılacak keşifte yöntemince zemine uygulanmalı, bilirkişi ve tanıklardan her bir sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgi alınmalı, uygulamada komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, bilinemeyen sınırlar konusunda taraflara tanık dinletme olanağı verilmelidir. Yapılacak uygulamada şayet davaya konu parsellerin tamamının kesinleşen mahkeme kararına dayanak bu kroki içinde kaldığı saptandığı takdirde, dava konusu parsellerin bu durumda özel orman olarak sınırlandırılan alan içinde kaldığı gözetilerek ve çoğun içinde az da vardır kuralından hareketle Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne ve tutanağın beyanlar hanesine 1945 yılında kesinleşen orman tahdidinde özel orman olarak belirlenen saha içinde kaldığı yönünde şerh ile birlikte niteliği “fıstık çamlığı” olarak düzeltilerek gerçek hak sahibi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmelidir. Şayet, davaya konu parselin bir bölümümün kesinleşen mahkeme kararına dayanak kroki içinde kaldığı tespit edilirse, kroki kapsamı içinde kalan bölüm yönünden yukarıda belirtildiği gibi hüküm kurulmalı, kroki kapsamı dışında kalan bölüm yönünden ise, Orman Yönetiminin davası kabul edilerek bu bölümün Devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmelidir. Son olarak, dava konusu parsellerin tamamının kesinleşen mahkeme kararına dayanak olan kroki kapsamı dışında kaldığı tespit edildiği takdirde ise, davacı ... Yönetiminin davası kabul edilerek parsellerin tamamının Devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmelidir..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, ... vekilinin karar düzeltme istemi reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, davacı ... İdaresinin davasının kısmen kabulüne, dava konusu İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi 572 parsel ve 569 parsellerin özel orman olarak sınırlandırılan alan içinde kaldığı ve çoğun içinde az da vardır kuralından hareketle, tutanağın beyanlar hanesine; 1945 yılında kesinleşen orman tahdidinde özel orman olarak belirlenen saha içinde kaldığı yönünde şerh ile birlikte niteliği “fıstık çamlığı” olarak düzeltilerek, ... oğlu ölü ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 587 parsel sayılı taşınmazın 26.10.2021 tarihli bilirkişi raporu ve ekleri doğrultusunda ifrazıyla karar verilen Ek-3 sayılı krokide (A) harfi ile gösterilen 24.315,00 m²'lik kısmının 1945 yılında kesinleşen orman tahdidinde özel orman olarak belirlenen saha içinde kaldığı yönünde şerh ile birlikte niteliği “fıstık çamlığı” olarak düzeltilerek ... oğlu ölü ... adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı tarihli bilirkişi raporu ve ekleri doğrultusunda krokide (B) harfi ile gösterilen 6.418,05 m²'lik kısmının devlet ormanı vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı ...'nın davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili, birleşen dosya davacısı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacının aleyhine verilen bir önceki hükmü temyiz etmediği, bu doğrultuda davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, temyize konu hükümde de aleyhine yeni bir durum yaratılmadığı anlaşıldığından, hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmayan birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı ... İdaresi ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; Birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Davacı ... İdaresi ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden, kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden, ... Belediye Başkanlığına iadesine, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden ...'tan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 05b4f93fdd80e8a3 cf79d039fc38d2f4
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4159 E., 2025/5081 K. (30.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4159
- Karar No
- 2025/5081
- Karar Tarihi
- 30.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1449 E., 2025/5076 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5878 E., 2025/5077 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6891 E., 2025/5079 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4314 E., 2025/5082 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2631 E., 2025/5083 K. 30.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/542 E., 2025/5084 K. 30.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı