Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/542 E., 2025/5084 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/542 E., 2025/5084 K. (30.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/542
Karar No
2025/5084
Karar Tarihi
30.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/542 E. , 2025/5084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1577 E., 2023/2618 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/395 E., 2020/168 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, müdahalenin men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, müdahalenin men'i davasının reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın da bulunduğu çevredeki ormanların ilk tahdidinin 1940 yılında yapıldığını, 1980 yılında 1744 sayılı 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 sayılı Kanun) ile eski sınırların aplike edildiğini, İSKİ arıtma pompalama tesisleri ve idare binalarının bulunduğu 37 ada 4 parselin kuzeyinde 6.973,6 m² ve doğusunda 14.775,4 m²'lik olmak üzere toplam 21.749 m²'lik kısmın orman tahdit sınırları içinde kaldığını belirterek, taşınmazın ekli koordinatlı krokide Devlet ormanı olan kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile dava konusu parselden ifraz edilip ayrı bir parsel numarası verilerek orman vasfıyla Hazine adına tesciline, müdahalenin önlenmesine, tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesinde yer alan tüm ayni haklar ve şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesinde ise, 15.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda belirlendiği şekilde ve yeşil renkte gösterilen Devlet ormanı olan kısmının (53.410,00 m²) tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, davacının tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, 37 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 15.06.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokisinde yeşil renkte taralı olarak gösterilen 53.410,00 m²'lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapu kaydında yer alan tüm aynı haklar ve şerhler kaldırılmak suretiyle orman vasfı ile Hazine adına tesciline, müdahalenin men'i davasının reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından hem cevap dilekçesinde hem de bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçelerinde ısrarla dava konusu taşınmazın 1986 yılında 43 numaralı Orman Kadastro Komisyonu Başkanlığı tarafından tamamının 2/B'ye çıkarıldığının belirtildiği, cevap dilekçesine ekli Orman Kadastro Komisyonunun zabıt evraklarının incelenmesinde, "aynı gün Göksu Bendi yolu üzerinde İstanbul F22-d-17-b ve 17-c paftasında 37 ada 4 nolu parselin de 31/12/1981 gününden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş, toplu yerleşim alanı haline dönüşmüş, su ve toprak rejimine zarar vermeyen, orman bütünlüğünü bozmayan ve Boğaziçi alanı dışında kaldığı anlaşılan bu sahanın orman içi köyler kalkınmasının desteklenmesinde değerlendirme amacı ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına oy birliği ile karar verildi" ifadeleri ile XXIX no.lu 2/B parselinin oluşturulduğu, ancak İlk Derece Mahkemesince, davalı tarafın ısrarla belirtmiş olduğu bu husus yönünden herhangi bir inceleme yaptırılmadığı, bilirkişi heyetinin bu hususta herhangi bir değerlendirme yapmadığı, davanın kesinleşmiş oman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmın iptaline yönelik olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince, taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastro çalışmalarına ilişkin hiçbir yazışma yapmadan belgeleri dosyaya getirtmeden sadece dava dilekçesine ekli belgeler doğrultusunda keşif ve yargılama yapılarak karar verildiği gerekçeleriyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılamanın yeniden yapılması için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, dava konusu 37 ada 4 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının 3116 sayılı Kanun'a göre kesinleşmiş orman sınırlarının içinde, Uzuntarla Devlet Ormanı içinde kaldığı, 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile Değişik 2. maddesi uygulaması sırasında 3116 sayılı Orman Kanun (3116 sayılı Kanun) uyarınca belirlenen orman sınırının araziye aplike edildiği, bir kısım alanların orman sınırları dışına çıkarıldığı, dava konusu parselin bu çalışmaya konu olmadığı, 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile Değişik 2/B maddesi uyarınca parselin güneyinde üçgen şeklindeki 6.738 m² yüzölçümündeki 121, 122 ve 122/A OS. noktaları ile çevrili olan alanın PXXIX nu.lu 2/B parseli olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, orman dışına çıkarılan kısmın parselin tamamı olmadığı, dava konusu taşınmazın 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2/B maddesi uygulamasına konu edilmediği, taşınmazın 53410 m²'lik kısmının Uzuntarla Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, uzman bilirkişiler tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğunun tespit edildiği, davalının adına olan tapu kaydına dayanarak taşınmazı kullandığından dava konusu taşınmaza haksız el atmasından söz edilemeyeceği gerekçeleriyle, tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile; 37 ada, 4 parsel sayılı taşınmazın harita ve kadastro mühendisi bilirkişinin 18.07.2019 tarihli raporuna ekli krokide yeşil renkte gösterilen 53.410 m²'lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile tapu kaydında yer alan tüm ayni haklar ve şerhler kaldırılmak suretiyle ayrı parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının müdahalenin men'i talebinin reddine, karar verilmiştir. Hüküm, davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince, Orman İdaresinden dava konusu taşınmazın bulunduğu yöreye ilişkin tüm orman kadastro harita ve tutanakları celp edilerek usulüne uygun oluşturulan yeni bilirkişi kurulu aracılığı ile yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile kaldırma nedenlerinin karşılanmış olduğu, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde yeşil renkle gösterilen 53.410 m² lik kısmının kesinleşen harita ve tutanaklara göre kesinleşen tahdit içinde kalan yerlerden olduğunun, parsel güneyinde yer alan 121-122 ve 122/A O. S noktaları ile çevrili 6.738 m²'lik kısmın PXXIX no.lu 2/B parseli olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının, kalan kısmın 2/B uygulamasına tabi olmadığının anlaşıldığı, ormanların üzerindeki her türlü şerhten ari olarak tapuya tescil edilmesi gerektiği, davalının tapu kaydına dayanarak taşınmazı kullanması nedeniyle men'i müdahale talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... vekiline 26.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalının ise kararı yasal süre geçtikten sonra 18.12.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz ettiği, dilekçesinde katılma yoluyla temyiz başvurusunda bulunulduğunun da belirtilmediği anlaşıldığından, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin SÜREDEN REDDİNE, Davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davalı ...'nden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı