Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2023/4314 E., 2025/5082 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4314 E., 2025/5082 K. (30.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4314
Karar No
2025/5082
Karar Tarihi
30.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/4314 E. , 2025/5082 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/19 E., 2019/9 K. KARAR : Davanın kısmen kabulü kısmen reddi Taraflar arasında görülen tespite itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ... vekili, davacı ..., dahili davalı ... İdaresi vekili ve dahili davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin, ... ... köyü (...) ... mevkinde bulunan taşınmazın 05.10.2000 tarihli ve 15 sıra no.lu tapu kaydı ile malik ve zilyeti olduğunu, müvekkilinin taşınmazı kullanımının davalı ... tarafından köye ait mera olduğu gerekçesiyle engel olunduğunu belirterek, davalının dava konusu taşınmaza yaptığı müdahalenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde, dava konusu taşınmazın ... köyüne ait mera olduğunu, davacının taşınmazda hakkı olmadığı gibi, tapusunun da taşınmazı kapsamadığını, köy muhtarının davacının akrabası olması nedeniyle iş bu davaya müdahale etmediğinden köy halkı olarak bu davaya müdahale etme gereği duyduklarını belirterek, davacının davasının reddine, dava konusu yere müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.03.2009 tarihli ve 2008/61 Esas, 2009/26 Karar sayılı kararı ile yargılama sırasında İlçe Kadastro Müdürlüğünün 05.08.2008 tarihli ve 2282-3044 sayılı yazıları ile kadastro çalışmaları sırasında ... köyü ... mevki 05.10.2000 tarihli ve cilt no:204, sayfa no:88, sıra no:15 de kayıtlı olan tapu kaydının 173 ada 8 no.lu parsele uygulanmış olup davalı bulunduğundan tutanak aslının 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince 05.08.2008 tarihli ve 2281 sayılı yazıları ile Kadastro Mahkemesine gönderildiğinin bildirildiği, dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tutanağı düzenlendiği, Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi gereğince davaya bakma görevinin Kadastro Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili ... Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, malik hanesi açık olarak gönderilen Giresun ili ... ilçesi ... köyü 173 ada 8 no.lu parselin fen bilirkişisinin 19.06.2014 tarihli raporu ve ekli krokisinde (A) ve (A1) harfleri ile gösterilen toplam 13.359,74 m²'lik kısmının aynı ada son parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen toplam 4.077,50 m²'lik kısmın 173 ada 8 parsel numarası ile ham toprak vasfıyla ... Köyü Tüzel Kişiliği adına kayıt ve tesciline, davacının davasının kısmen kabulü ile (A) ve (A1) harfi ile gösterilen 13.359,74 m²'lik kısma davalı ... Kişiliğinin müdahalesinin men'ine, asli müdahil ...'ın davasının ehliyet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince "... Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği için dava asliye hukuk mahkemesinde davalı olduğundan asliye hukuk mahkemesince kadastro mahkemesine devredildiği gibi kadastro çalışmaları sırasında da davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılmış, yani 3402 sayılı Kanun'un 30/2. madde şartları somut olayda oluşmuştur. Mahkemece 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi gereği uyuşmazlığın çözümünde re'sen araştırma ilkesi uygulanarak gerçek hak sahibinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti gerekirken mahkemece bu husus gözardı edilmiş ve eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. Re'sen araştırma yapılıp gerçek hak sahibinin bulunması için işin esasına girilip bu yerin mera ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, Hazine ve Orman Yönetiminin davaya katılımları sağlanmalı, yine çekişmeli taşınmaza uyduğu belirtilen 05.10.2000 tarihli ve 15 sıra nolu tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa revizyon gördüğü parsellerinde onaylı tutanak örneklerinin tapu müdürlüğünden getirilmeli tapu kaydında davacı dışında hak sahibi gözüken şahısların davalara katılmaları sağlanmalı, taraf teşkili sağlandıktan sonra taraflara tüm delillerini sunmaları için süre verilmeli, ondan sonra işin esasına girmelidir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın niteliği belirlenmeden taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında bir sonuca varmak olanağı bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın malik hanesi açık bırakılmıştır, bu nedenle sınırında bulunan orman ve meranın devamı niteliğinde olup olmadığı yönünde usulüne uygun orman ve mera araştırması yapılmalıdır..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından tapu kaydına dayanılarak müdahalenin men'i istemiyle dava açıldığı, yörede yapılan kadastro çalışmaları sonucu davacının hak iddia etmiş olduğu taşınmazın 173 ada 8 parsel numarası ile malik hanesi boş bırakılarak tespit gördüğü, kadastro tutanağı incelendiğinde tespite 05.10.2000 tarihli ve 16 sıra no.lu tapu kaydının uygulandığı belirtilmişse de bu tapunun mevkisi ve hudutları itibarıyla taşınmaza ait olmadığı, ancak 05.10.2000 tarihli ve 15 sıra no.lu tapu kaydının mevkisi ve sınırları incelendiğinde, kadastro tutanağının edinme sebebinde geçen mevki ve hudutların uyduğu, davacının da dayanağı olan tapu kaydının 05.10.2000 tarihli ve 15 sıra no.lu tapu kaydı olduğu, kayıtlarda geçen tapu kaydı sıra numarasının 16 değil 15 olması gerektiği, dayanak tapu kaydının tüm geldi ve gittileri ile birlikte dava konusu taşınmaza uygulanmaya çalışıldığı, tüm bilirkişi ve tanık ifadelerinden mevki ve üç hudut itibarıyla dava konusu taşınmazı kapsadığı, ancak tapu kaydında geçen bayır, mera gibi hudutların yerleşik Yargıtay uygulamaları ve Kadastro Kanun'un 20 nci maddesine göre sabit olmayan sınırlardan olduğu, bu sebeple miktarına itibar edilmesi gerektiği, bozma ilamında da "...öncelikle dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Kanun'un 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı belirlenmeli..." şeklinde belirtildiği, fen bilirkişi raporunda (A1) harfi ile göstermiş olduğu 7.352 m²'lik kısmın davacının tapusunun miktarı olan kısım olduğu, davaya konu taşınmazın tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölümünün mahalli bilirkişi, tanık beyanları ve ziraat bilirkişi raporuna göre en az 20-30 yıldır ekilip biçilmediği ve tespit tarihinden geriye doğru 20 yıldan fazladır devam eden zilyetlik iradesi olmadığı, mahalli bilirkişi ve tanıkların bu kısmın ..., ... ve ... Köylüleri tarafından hayvan otlatmak için kullanıldığını ifade ettikleri, asli müdahilin davası yönünden ise aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçeleriyle; malik hanesi açık olarak gelen Giresun ili ... ilçesi ... (...) köyü 173 ada 8 no.lu parselin, 22.07.2019 havale tarihli fen bilirkişi raporu ve eki krokisinde (A1) harfi ile gösterilen 7.352,00 m²'lik kısmının aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle dayanak tapu malikleri ..., ... ve ... mirasçıları adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, geriye kalan (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen 10.085,25 m²'lik kısmının 173 ada 8 parsel numarası ile mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline kaydına, davacının elatmanın önlenmesi davasının kısmen kabulü ile (A1) harfi ile gösterilen 7.352,00 m²'lik kısma davalı ... Kişiliğinin elatmasının önlenmesine, asli müdahilin davasının aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı ... vekili, davacı ..., dahili davalı ... İdaresi vekili, dahili davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davacı ..., dahili davalı ... İdaresi vekili, dahili davalı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden har�� alınmasına yer olmadığına, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cb699c0d96e74356 a150f46b95794e9e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı