8. Hukuk Dairesi 2023/4032 E. , 2025/1088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/299 E., 2022/380 K. Taraflar arasındaki mera tahsisi kararına itiraz ile mera sicil kaydının iptali ve taşınmazların orman olarak Hazine adına tescili istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ... ili Mera Komisyonu Başkanlığı yönünden husumetten reddine, davalı Hazine ve ... yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; İzmir İl Mera Komisyonu'nun 14.03.2014 tarih ve 629 sayılı kararı ile İzmir ili Bergama ilçesi Dereköy mahallesinde yapılan Mera Tespit ve Tahdit çalışmaları sırasında 110 ada 33, 110 ada 6 ve 110 ada 15 parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırıldığını, davaya konu taşınmazlar üzerinde 3 hektardan büyük alanda eylemli orman alanlarının bulunduğunu, bu parsellerin kısmen mera özelliği taşımadığının tespit edildiğini, dava konusu yerlerin mera teknik ekiplerince mera vasfı ile değerlendirildiğini ancak yürürlükteki mevzuat ve Yargıtay içtihatları gereği 1/25000 ölçekli memleket haritaları, amanejman planları ve hava fotoğraflarındaki konumları incelendiğinde bu değerlendirmenin uygun olmadığını, taşınmazların 4875 sayılı Kanun, tüm orman kanunları ve 6831 sayılı Orman Kanunun 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğunu, devlet ormanlarının mera olarak tespit ve tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, taşınmazların fiilen orman olan kısımları için alınan mera tahsis kararının iptali ve Devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Gıda Tarım Hayvancılık İl Müdürlüğü Mera Komisyonu Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; Mera Komisyon Başkanlığının tüzel kişiliğinin bulunmadığını, mera komisyon kararının iptali için açılan davalarda husumetin tahsis yapılan köy veya belediye tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğini, dosyanın müvekkili kurum yönünden ayrılarak husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, süre yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu 110 ada 33, 6 ve 15 parsel sayılı taşınmazların kadimden beri mera olarak kullanıldığını ve mera olarak kullanılmaya devam edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin kadimden beri mera olarak kullanıldığını, davanın süresinde açılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davalı Mera Komisyon Başkanlığı yönünden davanın husumet yönünden reddine ve davalı Hazine ve davalı köy (Belediye) tüzel kişiliği yönünden davanın esas yönünden reddine dair önceki hükmün, davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince; "... bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların eylemli orman olan bölümlerinin bulunduğu açıklandığı halde mahkemece taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oldukları kabul edilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, mahkemece eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yeniden keşif yapılarak taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, taşınmazların orman sayılan ve sayılmayan bölümlerinin belirlenmesi ve toplanacak tüm kanıtlarla birlikte oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş ve davalılar ... ve Hazinenin karar düzeltme talepleri de aynı Dairece reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre eylemli orman olarak tespit edilen alanların çevredeki ormanlar ile mukayese edildiğinde toprak ve bitki örtüsünün aynı olduğu, ağaçların süreklilik arz ettiği ve içinde tarımsal bir faaliyetin bulunmadığının anlaşıldığı, diğer yerlerin ise orman vasfında olmadığının belirlendiği, Mera Komisyonu Başkanlığının bu dava bakımından husumetinın bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davanın İzmir ili Mera Komisyonu Başkanlığı yönünden husumetten reddine, davanın diğer davalılar Hazine ve ... yönünden kısmen kabulü ile İzmir ili Bergama ilçesi Dereköy Mahallesinde 14.03.2014 tarihli ... Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünün Mera Tahsis Kararının taşınmazlarda orman sayılan yerler bakımından iptaline, İzmir ili Bergama ilçesi Dereköy Mahallesinde 28.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda yeşil renkle gösterilen 110 ada 33 parsel, 110 ada 6 parsel ve 110 ada 15-A ve 15-B nolu parselin devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve mera özel sicilindeki kayıtlarının silinmesine, İzmir ili Bergama ilçesi Dereköy Mahallesinde 28.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda sarı renkle gösterilen 110 ada 15-C parsel bakımından davanın reddine karar verilmiş ve hüküm, davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; İzmir ili Mera Komisyonu Başkanlığı yönünden verilen husumetten ret kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazlardan 110 ada 15-C parsel kısmı yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, 110 ada 15 parsel hakkında yapılan teknik incelemede parselin tümü üzerinde de eylemli orman alanı bulunduğu ve bu parselin mera özelliği taşımadığının tespit edildiğini, bu yerin orman sayılan yerlerden olduğunu, buna rağmen İlk Derece Mahkemesinin 110 ada 15-C kısmı yönünden davanın reddine karar vermiş olmasının usul ve Kanuna aykırı olduğunu, müvekkili kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemiş olmasının da usul ve Kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların kadim zamandan beri mera olarak kullanıldığını, taşınmazların niteliğinin, kullanım durumlarının yeterince araştırılmaksızın ve tasarruf sınırları belirlenmeksizin karar verildiğini, dava konusu taşınmazların eylemli orman vasfında olmadıklarını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; çelişkili iki orman bilirkişi raporu olmasına rağmen mevcut çelişki giderilmeksizin ikinci raporun esas alınarak karar verilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğunu, taşınmazların mera vasfında olduğunu ve halen mera olarak kullanıldığını, mahkemece reddedilen kısım için taraflarına vekalet ücretine hükmedilmemesinin de bozma nedeni olduğunu açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. Dava, mera tahsisi kararına itiraz ile mera sicil kaydının iptali ve taşınmazların orman olarak Hazine adına tescili istemine ilişkin olup, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Kanuna göre 1943 yılında yapılan Orman Kadastrosunun mevcut olduğu ve dava konusu 110 ada 6, 15 ve 33 parsel sayılı taşınmazlar mera niteliği ile Hazine adına özel sicile kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ile davalı ... vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 736,35 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 629,65 TL'nin temyiz edenden davalı ...'ndan alınmasına, 7139 sayılı Kanun'un 33. Maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7b47d9597ce1966d 432bc23765df5e73
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4032 E., 2025/1088 K. (13.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4032
- Karar No
- 2025/1088
- Karar Tarihi
- 13.02.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6502 E., 2025/1090 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4367 E., 2025/1091 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4220 E., 2025/1072 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3985 E., 2025/1106 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4128 E., 2025/1108 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4135 E., 2025/1109 K. 13.02.2025