Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3985 E., 2025/1106 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3985 E., 2025/1106 K. (13.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3985
Karar No
2025/1106
Karar Tarihi
13.02.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/3985 E. , 2025/1106 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2010/51 E., 2010/66 K. Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş, 03.01.2023 tarihli ek kararla, kanuni süresi geçtikten sonra ve kesinleşmiş karara ilişkin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Ek karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 1983 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında; İzmir ili Urla ilçesi Zeytineli köyünde bulunan 1625 parsel sayılı ve 1.513 metrekare yüzölçümündeki zeytinlik vasıflı taşınmaz, ... oğlu ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, tefrik edilen diğer parseller ile birlikte dava konusu 1625 parsel sayılı taşınmazın evveliyatı orman olmasına karşın, Zeytineli köyünde 162 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastrosu çalışmalarında, hatalı olarak orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek orman kadastro komisyonunun işleminin iptali ile taşınmazın orman alanı içine alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davacının davası parsel bazında tefrik edilerek temyize konu dosyada 1625 parsele ilişkin yargılama yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, "dava konusu taşınmaza ait tapu kayıtları, kadastro tutanakları, orman amenajman planları ve tutanakları, orman haritası, memleket haritası ve hava fotoğrafları mahallinde uygulanmak sureti ile yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi kurulu raporuna göre dava konusu parselin orman sınırları içerisinde kaldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın tapusunun iptali ile tamamının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, işbu karar davalı ... mirasçıları vekilinin 23.12.2022 tarihli temyiz dilekçesiyle "dosya kapsamındaki gerekçeli kararın müvekkillerine usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmediği" iddiasıyla temyiz edilmesi üzerine; Mahkemece 03.01.2023 tarihli ek kararla "temyiz talebinin kanuni süresi geçtikten sonra yapıldığı ve kesinleşmiş karara ilişkin olduğu" gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, ek karar davalı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Davalılar vekilinin 03.01.2023 tarihli ek kararı temyizi yönünden; İlk Derece Mahkemesinin 03.01.2023 tarihli ek kararında, her ne kadar kararın davalıların murisine ilanen tebligat yoluyla tebliğ edildiği ve 04.05.2011 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, davalılar vekilinin temyiz dilekçesi ekindeki mirasçılık belgesinden anlaşıldığı üzere davalıların murisi ... oğlu ...'un 01.02.1972 tarihinde öldüğü, buna rağmen tüm tebligatların ilanen yapıldığı, bu yönüyle tebligatların usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek ek kararın kaldırılması gerekmiştir. 2. Davalılar vekilinin Mahkemenin 17.12.2010 tarihli ve 2010/51 Esas, 2010/66 Karar sayılı kararı temyizi yönünden; Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın kabulüne karar verilmiş ise de, kayıt maliki olduğu ileri sürülen ... T.C. kimlik numaralı, ... oğlu ...'un dava tarihinden önce 01.02.1972 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakta olup, ölüm nedeniyle taraf sıfatının bulunmadığına göre, mirasçıları belirlenerek davaya dahil edilmeleri gerekirken, mirasçılar davaya dahil edilmeden ve usulünce taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, kesinleştirme işleminin de usulüne uygun olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Öte yandan, çekişmeli 1625 nolu parsele ilişkin tapu kaydında kayıt maliki olarak yer alan ... oğlu ... Demirsyon'un "ölü" olduğu belirtilmemesine karşın, davalıların murisi ... oğlu ...'un tapulama tarihinden evvel vefat ettiği, ne var ki, çekişmeli taşınmaza ilişkin tapulama tutanağı ile tedavül kayıtları da dosyaya kazandırılmadığından, kayıt maliki ... oğlu ... ile davalıların murisi ... oğlu ...'un aynı kişi olup olmadığını denetleyebilme olanağı da yoktur. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli taşınmaza ait tapulama tutanağı ve ekleri ile varsa tespite esas tapu kaydı, vergi kaydı, mahkeme ilamı vs. gibi tüm belge ve kayıtların; yine çekişmeli taşınmazın ilk tapu kaydı ile bu kaydın tedavüllerini gösterir ve takibe imkan verir tapu kayıtları ve tapu kütük sayfaları getirtilip dosya arasına konulmalı; çekişmeli taşınmazın kadastro (şayet taşınmaz hakkında komisyon kararı var ise ve bu komisyon kararı ile tespit maliki/maliklerinde değişiklik yapılmış ise kadastro komisyon) tespit maliklerinin tümü, ölmüş olmaları halinde ise mirasçıları, davada davalı sıfatıyla yer alan ve dava tarihinden önce 01.02.1972'de ölen ...'un tüm mirasçıları ile yine çekişmeli taşınmazın belirtilen kişiler haricinde - satış, v.s. gibi nedenlerle - varsa güncel tapu malikleri de davaya dahil edilerek yöntemince taraf teşkili (koşulu) sağlanmalı ve bundan sonra, taraflardan iddia ve savunmaları sorulup, bildirmeleri halinde delilleri toplanmalı ve akabinde, Yargıtay içtihatları doğrultusunda yeterli araştırma ve inceleme yapılarak toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi isabetsiz olduğundan, ek kararın kaldırılması suretiyle davanın esasına ilişkin hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Yukarıda 1 no.lu bentte açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesinin 03.01.2023 tarihli EK KARARININ KALDIRILMASINA, 2. Yukarıda 2 no.lu bentte açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6d05da1f084884e5 e4dddfb170fa1663

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı