8. Hukuk Dairesi 2023/4098 E. , 2025/1110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1533 E., 2023/1369 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/362 E., 2020/126 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İstanbul ili Tuzla ilçesi Aydınlı mahallesinde bulunan 6002 ada 2 parsel sayılı 377 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, arsa vasfı ile davacı ile Hazine adına 19.10.2007 tarihinde tescil edilmiştir. Tapu kaydının beyanlar hanesinde "taşınmazın tamamının orman sınırı içinde kaldığı" şerhi bulunmaktadır. Davacı vekili Kadastro Mahkemesine sunmuş olduğu dava dilekçesinde; İstanbul ili Tuzla ilçesi Aydınlı mahallesi 6001 adanın 2 ve 3 nolu parselleri ile 6002 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 parseller ile 6006 adadaki tüm parsellerin orman vasfı ile ... adına yapılan tespitine itiraz ettiklerini, öncelikle anılan parsellerin tamamen orman vasfını yitirmiş bulunan yerler olduğunu, orman alanı ile hiçbir alakası bulunmadığını, müvekkilinin tapulu taşınmazının da bu parsellerin içinde olup bu taşınmaz bakımından yapılan orman kadastrosunun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ve ivedilikle iptali gerektiğini ileri sürerek 6002 ada (2) nolu parselde yapılan orman kadastro çalışmasının iptalini, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; evveliyatı orman olan bir yerin kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca yapılan çalışmaya ilişkin itirazının reddine, davacının tescil talebi hakkında görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu..." gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebi açısından Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olup, dosya Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmış, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...dava konusu taşımazın 1948 yılında yapılan Orman Kadastrosu çalışması ile orman alanı içinde kaldığı ve bu sınırların kesinleşmiş olduğu, her ne kadar 1958 yılında yapılan çalışma da parsel numarası verilmiş ise de, bu işlemin kesinleşmiş orman sınırları içerisinde bulunması nedeniyle hüküm ifade etmediği gibi bu çalışmanın mükerrer nitelikte bir çalışma olduğu, bunun yanında kesinleşmiş orman kadastrosu ile tespiti yapılan sınırların herhangi bir mahkeme kararı ile iptal edilmemiş olduğu, öte yandan Kadastro Kanun'unda öngörülen süreler geçirildikten sonra açılan davada hak düşürücü sürenin de geçirildiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "...dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, buna rağmen 1956 yılında yapılan tapulama çalışmalarında orman tahdit sınırları içerisinde kalan taşınmaz hakkında tapulama tutanağı düzenlendiği, taşınmazın bulunduğu mahalde daha sonra yapılan orman kadastro çalışmalarının tamamında da taşınmazın orman sınırları içerisinde bırakıldığı ve 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesi gereğince yapılan çalışmalarda da orman olarak tahdit haritasında gösterildiği, davacı tarafından bu çalışmaya karşı açılan davanın İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi'nin 2018/85-52 sayılı ilamı ile reddedildiği ve taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığının bir kez daha tespit edildiği, dava konusu taşınmazın 73/240 hissesinin davacı adına, 167/240 hissesinin de Hazine adına halen tapuda kayıtlı olduğu, davacının tescil talebinin Hazine hissesine yönelik olduğu, Hazine adına kayıtlı payların iptal edilerek davacı adına tescilini gerektirecek herhangi bir hukuki dayanağın da bulunmadığı, orman sınırları içerisinde kalan taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceği anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı..." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4098 E., 2025/1110 K. (13.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4098
- Karar No
- 2025/1110
- Karar Tarihi
- 13.02.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3985 E., 2025/1106 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4128 E., 2025/1108 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4135 E., 2025/1109 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3171 E., 2025/1114 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5790 E., 2025/1115 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5839 E., 2025/1116 K. 13.02.2025