Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/5790 E., 2025/1115 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5790 E., 2025/1115 K. (13.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5790
Karar No
2025/1115
Karar Tarihi
13.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/5790 E. , 2025/1115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/21 E., 2022/11 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında İstanbul ili Beykoz ilçesi ... mahallesi çalışma alanında bulunan 1448 ada 5 parsel sayılı ve 479,26 metrekare yüzölçümündeki bahçe vasıflı taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz ve üzerindeki 2 katlı kargir ev ve garajın ...'ün kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Orman İdaresi vekili, dava konusu 1448 ada 5 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin ve garajın bir bölümünün orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek bu bölümün ormanda kaldığının tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2016/10788 Esas, 2019/934 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "davalı Hazine'nin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, diğer davalının temyiz itirazları yönünden ise; yapılan araştırma ve incelemenin eksik olduğu, yerel bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak çekişmeli taşınmazı ilgilendiren orman sınır noktalarının tespit edilmediği, uzman bilirkişiler tarafından zeminde bir orman sınır noktası bulunmuşsa dahi bu hususun da keşif tutanağına yansıtılmadığı, ayrıca orman kadastro tutanakları, orman kadastro tutanaklarının düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulanarak orman kadastro tutanaklarının bu yolla da desteklenmediği, bu şekilde alınan bilirkişinin yetersiz ve yargı denetimine olanak vermeyen raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince yörede yapılan bütün orman tahdit, aplikasyon ve 2. madde ile 2/B madde çalışmalarına ilişkin, işe başlama, işi bitirme, çalışma tutanakları ile askı ilân tutanaklarının ve orman tahdit haritaları ile aplikasyon ve 2/B madde haritalarının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneğinin, yine yörede yapılan ilk orman tahdidinde kullanılan hava fotoğraflarının orijinal renkli onaylı örnekleri ile 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 sayılı Kanun) ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) eklenen Ek-4. madde uyarınca yapılan düzeltme ve aplikasyon işlemine ilişkin tutanak, belge ve harita ve mutabakat zaptı ile çekişmeli parselin bulunduğu adadaki tüm parsellere ait tutanaklar ve dayanakları ilgili yerlerden temin edilerek dosya arasına konulduktan sonra yöntemince orman araştırması yapılması, dava konusu taşınmazın bir kısmının orman kadastro sınırları içinde kalıp kalmadığı, bunun nedeni ve doğru hattın hangisi olduğunun tereddütsüz bir şekilde saptanması, aplikasyon veya mutabakat ile veya 3402 sayılı Kanun'a 5831 sayılı Kanun'la eklenen ek madde 4 uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme işlemi ile kesinleşmiş 2/B madde alanlarının değiştirilemeyeceği ve kesinleşmiş 2/B madde alanlarının aplikasyon ve düzeltme işlemi ile tekrar orman sınırları içine alınamayacağı gibi kesinleşmiş orman sınırları içindeki yerin de aplikasyonla 2/B madde alanı haline getirilemeyeceği gözetilerek, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokili olarak (A) harfi ile gösterilen 75,92 metrekarelik kısmının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği" gerekçesiyle, davanın kabulüne, çekişmeli 1448 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesine, taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmaz ve üzerindeki 2 katlı kargir ev ve garajın ... oğlu ...'ün kullanımında bulunduğu, taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı binanın 31.08.2021 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 75,92 metrekare yüzölçümündeki bölümünün kesinleşmiş Devlet ormanı sınırı içinde kaldığı şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 4a4e924fd145c34d 606d07cf33d31e93

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı