Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/6502 E., 2025/1090 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6502 E., 2025/1090 K. (13.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6502
Karar No
2025/1090
Karar Tarihi
13.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/6502 E. , 2025/1090 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1412 E., 2022/857 K. KARAR : Davalı/Birleşen dava davacısı orman idaresi vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine, davacı/birleşen dava davalısı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/254 E., 2021/90 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosunun iptali ve tapuya verilen orman şerhinin kaldırılması istemli asıl dava ile tapu iptali ve tescil istemli birleşen davanın yapılan yargılaması sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava ile birleşen davanın kısmen kabullerine karar verilmiştir. Kararın davalı/birleşen dava davacısı orman idaresi vekili ile davacı/birleşen dava davalısı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı/birleşen dava davacısı orman idaresi vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine, davacı/birleşen dava davalısı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılıp düzeltilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen dava davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 1949 yılında 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) göre yapılıp 21.03.1950 tarihli resmî gazetede ilan edilen orman tahdidi, 1978 yılında yapılıp 11.05.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı kanun ile değişik 2 nci madde çalışması, 1982 yılında 766 sayılı Tapulama Kanununa göre yapılıp 12.07.1982 tarihinde ilan edilen arazi kadastrosu, 1987 yılında yapılıp 14.11.1988 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı kanun ile değişik 2 inci madde çalışması, 1992 yılında yapılan kamulaştırma çalışması, 2015 yılında yapılıp 17.04.2015 tarihinde ilan edilen 3402 sayılı Kanun’un 22/A maddesi kapsamındaki uygulama kadastrosu çalışması bulunmakta olup, 1982 yılında yapılan arazi kadastrosunda kök parsel olan Muğla ili Fethiye ilçesi Ceylan Mahallesi 865 parsel sayılı taşınmaz davacı adına senetsizden harici satın alma ve zilyetlik nedenleriyle vergi kaydına dayalı olarak 20540 m² ve tarla vasfıyla, kök parsel olan 867 nolu parsel sayılı taşınmaz davacı adına senetsizden harici satın alma ve zilyetlik nedenleriyle vergi kaydına dayalı olarak 5840 m² ve tarla vasfıyla tespit edilmiştir. Kamulaştırma, davacının ifraz talebi ve uygulama kadastrosu sonucu dava konusu 135 ada 3 parsel 5824.74 m², 135 ada 7 parsel 8653.15 m² ve 101 ada 29 parsel 10756.09 m² olarak tapuya tescil edilmiştir. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının tapuda Muğla ili Seydikemer ilçesi Sahil Ceylan Mahallesi 101 ada 29 parsel ile yine aynı yer 135 ada 7 parsel ve 135 ada 3 parselin maliki olduğunu, davacıya ... tarafından gönderilen 18.08.2017 tarihli yazı ile bahse konu parsellerde yapılan 6292 sayılı Kanun ve 3402 sayılı Kanunun 22/a maddesi çalışmaları gereğince 101 ada 29 parselin tamamı, 135 ada 7 parselin 972,72 m²'lik kısmı ve 135 ada 3 parselin 154,81 m²'lik kısmının orman sınırları içinde kaldığı belirtilerek rızaen terk talep edildiğini, dava konusu her üç parselin öncesinde bir bütün iken uygulanan vergi kayıtları ve harici satış senetleri neticesinde 865, 866 ve 867 nolu parseller olarak tescil edildiklerini, 865 ve 867 nolu parsellerin davacı müvekkil adına tespit gördüğünü, davacı müvekkilinin bu yerlerin bir kısmını 1967 yılında ... ’ndan, yine bir diğer kısmını ... ’dan aldığını, dava konusu edilen ve öncesi bir bütün teşkil eden taşınmazların tarla vasfı ile 1982 yılında müvekkil adına tescil edildiğini, parsellerin 1948'li yıllarda dahi tarım alanı olarak kullanıldığını, müvekkili adına tespit gören 865 ve 867 nolu parsellerde kamulaştırma yapıldığını ve 865 nolu parselin 1032 ve 867 nolu parsel ise 1034 nolu parsellere dönüştüğünü, daha sonra yapılan ifraz ile 1032 nolu parselden 1787 ve 1786 sayılı parsellerin oluştuğunu, en son yapılan 22/A çalışması ile 1787 nolu parselden 101 ada 29 parsel, 1786 nolu parselden 135 ada 7 parsel ve 1034 nolu parselden 135 ada 3 parsel sayılı dava konusu taşınmazların oluştuğunu, 1982 yılında yapılan tapulama işleminden sonra, beyanlar hanesine 1998 tarihli 2/B şerhine kadar taşınmazın vasıf ve mülkiyetinde hiçbir değişiklik yokken daha sonra yapılan çalışma ile orman sınırları içine alınması çalışmasının hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların davacı müvekkil tarafından 1967 yılından buyana tarımsal amaçlı kullanıldığını ve halen dava konusu taşınmazlar üzerinde tarım yapıldığını, 1982 yılında yapılan tapulama çalışması sırasında düzenlenen paftanın, 22/A çalışması ile tamamen değişerek taşınmazın vasfında değişikliğe gidilmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile, söz konusu taşınmazların orman sınırları içinde kaldığına dair yapılan ve mükerrer nitelik taşıyan yenileme kadastrosu tespitinin iptaline, taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan "Sahil Ceylan Mahallesi, 101 ada 29 parselin tamamı, 135 ada 7 parselin 972,72 m² lik kısmı ve 135 ada 3 parselin 154,81 m²' lik kısmı orman sınırları içeresindedir" şeklindeki şerhin terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İdaresi vekili müdahale dilekçesinde; 3402 Sayılı Kanun'un 22/A maddesi hükümlerine göre yapılan teknik düzenleme ve tespit sonucu kesinleşmiş orman tahdit alanına müdahalede bulunulduğunu ve tarla vasfı ile davalı adına hukuksuz ve mükerrer tapu kaydı oluşturulduğunu, tapu kaydı oluşturulan taşınmazların Orman vasıf ve karakterinde bulunduğunu ve kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, dava konusu sahada orman kadastro uygulaması yapıldığını ve orman niteliği ile kesinleşmiş bir sahada olduğunu ileri sürerek Muğla ili Seydikemer ilçesi Kırsal Sahil Ceylan Mahallesi 101 Ada 29 parsel, 101 Ada 3 Parsel, 135 Ada 7 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/A madde uygulaması ile yapılan düzenleme ve tespit sonucu oluşan haksız ve mükerrer şahıs tapu kaydının orman olan kasımlarının tamamının iptali ile, Orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve davacının davasının reddine, taşınmaz üzerinde davalılar lehine verilmiş bulunan şerhin terkinine karar verilmesini istemiştir. Mahkemenin 13.03.2018 tarihli Ön İnceleme celsesinde verilen ara karar ile; asli müdahale talebinde bulunan tarafın Fethiye Orman İşletme Müdürlüğü olduğu, Seydikemer Orman İşletme Müdürlüğüne karşı açılan davaların da yine Fethiye Orman İşletme Müdürlüğünce takip edildiği, asli müdahale talebinde bulunanın davalı sıfatına sahip olduğu, cevap dilekçesine verilecek süre geçtikten sonra asli müdahale talebinde bulunulduğu, uyuşmazlık konusu bir davada her iki tarafa karşı asli müdahale talebinde bulunabileceği, asli müdahale talebinde bulunan Orman İşletme Müdürlüğünün taraf sıfatı olduğu gerekçesiyle müdahale talepli dilekçenin karşı dava olarak tespitine, karşı dava dilekçesi cevap süresinden sonra sunulduğundan karşı davaya ilişkin talebin tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına ve karşı davaya ilişkin yargılamanın yeni esas üzerinden yürütülmesine karar verilmiş, tefrik sonrası dava 2018/64 Esasına kaydedilmiş ve 17.07.2018 Tarih, 2018/64 Esas ve 2018/239 Karar Sayılı ilam ile dava dosyasının 2017/254 Esas sayılı dava dosyası üzerinde birleştirilmesine karar verilmiştir. Asıl dava davacısı/birleşen dosya davalısı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; orman idaresinin açtığı davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen dosyalarda daha önce yapılan kadastro çalışmaları sırasında orman sayılan ve sayılmayan yerler yönünden inceleme yapıldığı, asıl dosya yönünden yapılan incelemede; bilirkişi incelemesi ve mahallinde dinlenen tanık beyanlarından Muğla ili Seydikemer ilçesi Sahil Ceylan Mahallesi 101 Ada 29 Parselde, raporda (B) harfiyle gösterilen 1.651,70 metrekarelik alanın orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiği, bu itibarla 22/A uygulamasının hatalı olduğu kanaati edinildiği, birleşen dosya yönünden yapılan incelemede; Muğla ili Seydikemer ilçesi Sahil Ceylan Mahallesi 101 Ada 29 Parselde, raporda (A) harfiyle gösterilen 9.104,39 m²'lik alanın, Sahil Ceylan Mahallesi 135 ada 3 parselde (A) harfiyle gösterilen 154,81 m²'lik alanın ve Muğla ili Seydikemer ilçesi Sahil Ceylan Mahallesi 135 ada 7 parselde (C) harfiyle gösterilen 389,32 metrekarelik alanın, (D) harfiyle gösterilen 106,44 metrekarelik alanın ve 572,08 m²'lik alanın orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği, bu taşınmazlar yönünden yapılan 22/A çalışmalarının da hatalı olduğunun bilirkişi raporları ve tanık beyanlarıyla tespit edildiği gerekçesiyle; asıl dava yönünden davanın Kısmen Kabulü ile; Fen bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenen 01.06.2020 tarihli raporun ekindeki krokide Muğla ili Seydikemer ilçesi Sahil Ceylan Mahallesi 101 Ada 29 Parselde (B) harfiyle gösterilen 1.651,70 metrekarelik alanın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından söz konusu alandaki yenileme kadastrosu tespitinin iptaline, davacının sair taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden davanın Kısmen Kabulü ile; Fen bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenen 01.06.2020 tarihli raporun ekindeki krokide Muğla ili Seydikemer ilçesi Sahil Ceylan Mahallesi 101 Ada 29 Parselde (A) harfiyle gösterilen 9.104,39 metrekarelik alanın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, 01.06.2020 tarihli bilirkişi raporu ekinde bulunan krokide (A) harfi ile gösterilen 9.104,39 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptaline, iptaline karar verilen ekli krokide (A) harfi olarak gösterilen kısmın dava konusu parselden ifraz edilerek orman vasfı ile Hazine adına Tapuya Kayıt ve Tesciline, Fen bilirkişileri ... ve ... ... tarafından düzenlenen 01.06.2020 tarihli raporun ekindeki krokide Muğla ili Seydikemer ilçesi Sahil Ceylan Mahallesi 135 ada 3 parselde (A) harfiyle gösterilen 154,81 metrekarelik alanın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, 01.06.2020 tarihli bilirkişi raporu ekinde bulunan krokide (A) harfi ile gösterilen 154,81 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptaline, iptaline karar verilen ekli krokide (A) harfi olarak gösterilen kısmın dava konusu parselden ifraz edilerek orman vasfı ile Hazine adına Tapuya Kayıt ve Tesciline, Fen bilirkişileri ... ve ... ... tarafından düzenlenen 01.06.2020 tarihli raporun ekindeki krokide Muğla ili Seydikemer ilçesi Sahil Ceylan Mahallesi 135 Ada 7 Parselde (C) harfiyle gösterilen 389,32 m²'lik alanın, (D) harfiyle gösterilen 106,44 metrekarelik alanın ve 572,08 metrekarelik alanın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, 01.06.2020 tarihli bilirkişi raporu ekinde bulunan krokide (C), (D) ve (E) harfi ile gösterilen toplamda 1.067,84 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptaline, iptaline karar verilen ekli krokide (C), (D) ve (E) harfi olarak gösterilen kısmın dava konusu parselden ifraz edilerek orman vasfı ile Hazine adına Tapuya Kayıt ve Tesciline karar verilmiş; hükme karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; arazi kadastrosu yapıldığı tarihte, orman tahdit sınırları içinde kalan ve orman niteliğinde olan kısımlarla ilgili davanın kabulü ile, davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına tesciline ve birleşen dosyaların kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu ancak davacı gerçek kişi tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile dava konusu 101 ada 29 parsele ilişkin uygulama kadastrosunun iptaline karar verilmesine rağmen; iptal hükmünden sonra mülkiyet ve beyanlar hanesindeki şerhlerle ilgili tescil hükmü kurulmadan, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre bu eksikliğin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle, davacı ... vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b/2 maddesi uyarınca Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 10.02.2021 tarih ve 2017/254 Esas, 2021/90 Karar sayılı kararının Kaldırılmasına; Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesine Ait 2017/254 Esas sayılı dosya hakkında; Davacı ...'nın davasının Kısmen Kabulü ile; Muğla ili Seydikemer ilçesi Kırsal Sahil Ceylan Mahallesi Eski 1787, Yeni 101 Ada 29 Parselin teknik bilirkişilerce düzenlenen 01.06.2020 tarihli rapor ve krokide B harfi ile gösterilen 1.651,70 m²’lik kısmının beyanlar hanesinde bulunan "orman sınırları içinde kalmıştır" yönündeki şerhin Terkinine, davacının sair taleplerinin Reddine, Davacı-davalı ... İdaresi vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddi ile; Fethiye 3. Asliye Hukuk Mahkemesine Ait 2018/64 Esas sayılı dosya hakkında, Davacı ... İdaresi'nin davasının kısmen kabulü ile, Muğla ili Seydikemer ilçesi Kırsal Sahil Ceylan Mahallesi eski 1787, yeni 101 ada 29 parselin teknik bilirkişilerce düzenlenen 01.06.2020 tarihli rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen 9.104,39 m²’lik kısmı, Muğla ili Seydikemer ilçesi Kırsal Sahil Ceylan Mahallesi, eski 1034, yeni 135 ada 3 parselin teknik bilirkişilerce düzenlenen 01.06.2020 tarihli rapor ve krokide A harfi ile gösterilen 154,81 m²'lik kısmı, Muğla ili Seydikemer ilçesi Kırsal Sahil Ceylan Mahallesi eski 1786, yeni 135 ada 7 parselin teknik bilirkişilerce düzenlenen 01.06.2020 tarihli rapor ve krokide (C) harfi ile gösterilen 389,32 m², (D) harfi ile gösterilen 106,44 m² ve (E) harfi ile gösterilen 572,08 m² olmak üzere toplam 1.067,84 m²'lik kısımlarının tapu kayıtlarının iptali ile, aynı adanın en son parsel numaraları verilerek orman vasfı ile Hazine adına Tapuya Kayıt ve Tesciline, orman niteliği ile tesciline karar verilen kısımlar üzerindeki şerhlerin terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı/birleşen dava davalısı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Davacı/Birleşen dava davalısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkeme kararı ve buna dayanarak verilen istinaf Mahkemesi kararının eksik inceleme neticesinde verildiğini, bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere; davalı yerlerin büyük kısmının 1949 yılı hava fotoğrafında açık arazi olarak görüldüğünü, yine 1949 yılında bu arazilerin orman tahdidini yapan orman tahdit komisyonu tarafından ihya edilmiş tarım alanı olarak tespitinin yapıldığını, memleket haritalarının hatalı boyama yapılarak yeşil ormanlık alan olarak gösterildiğini, 1972 yılı hava fotoğrafında dava konusu parsellerden özellikle 101 ada 29 parselin neredeyse tamamına yakınının açık ve tarım alanı olarak kullanılmakta olduğunun tespit edildiğini, orman bilirkişilerince 1949 yılında yapılan 3116/1 inci maddesi uygulamasının aplikasyonunun hatalı olduğunun tespit edildiğini, dava konusu yerde yapılan 6831/2 inci madde ve 6831/2b uygulamalarında dava konusu yerlerin orman sınırları dışına çıkarılmadığı hususunda orman bilirkişilerince açıklama yapılmadığını, alınan raporlar arasındaki çelişki ve eksiklik bulunduğunu, eksik ve denetme elverişli olmayan bilirkişi raporları ile hüküm kurulmasının usul ve Kanun'a aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Asıl dava uygulama kadastrosunun iptali ve tapuya verilen orman şerhinin kaldırılması istemine, birleşen dava ise tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup Davacı/Birleşen dava davalısı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ffbb6f244128d214 6a22f188e4714025

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı