Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/3928 E., 2025/1089 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3928 E., 2025/1089 K. (13.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3928
Karar No
2025/1089
Karar Tarihi
13.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/3928 E. , 2025/1089 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1133 E., 2023/281 K. KARAR : Davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne TEMYİZ EDENLER : Davalı Hazine vekili, davalı ..., dahili davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili, dahili davalı ... vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/244 E., 2021/94 K. Taraflar arasındaki kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun Kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının Kaldırılmasına ve Davanın Kabulü ile; Düzce ili Cumayeri ilçesi Sırtpınar köyü 102 Ada 37 Parsel sayılı taşınmazın Harita Mühendisi Hakkı ...'in 02.05.2019 tarihli krokili raporunda (B) harfi ile gösterilen 7.348,05 m² yüzölçümlü kısmının tapusunun iptali ile ayrı bir parsel numarası verilmek sureti ile Orman vasfı ile Hazine adına Tapuya Kayıt ve Tesciline, tapu kaydında belirtilen şerhlerin (B) kısmı yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili, davalı ..., dahili davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 766 Sayılı Tapulama Kanununa göre yapılıp 27.02.1974 ile 28.03.1974 tarihleri arasında ilan edilen arazi kadastrosu, 6831 sayılı Orman Kanunu’na göre 1996 yılında yapılan Orman Kadastrosu ve 2-B çalışması ile 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/A maddesi gereğince yapılan ve 05.01.2018 tarihinde kesinleşen uygulama kadastrosu çalışması bulunmakta olup, yapılan arazi kadastrosunda dava konusu taşınmaz Orman olarak senetsizden tespit edilmiş ve 15.12.1974 tarihli komisyon kararı ile orman olduğu gerekçesi ile tapulama harici bırakılmıştır. Düzce Tapulama Mahkemesi’nin 26.11.195 tarih, 1975/4 Esas, 1975/397 karar sayılı ilamı ile; Orman İdaresinin dava konusu yerin orman olmadığına dair görüşü gerekçesi gösterilerek dava konusu taşınmazın ... ... adına tesciline karar verilmiş ve 09.12.1976 tarihinde kesinleşmiştir. 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/A maddesi gereğince yapılan çalışmada Düzce ili Cumayeri ilçesi Sırtpınar köyünde kain taşınmazın 16.800,00 m² olan yüz ölçümü 17.483,98 m² ve 374 olan parsel numarası 102 ada 37 parsel olmuştur. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kadastro Kanunu 22-a maddesine göre yapılan yenileme kadastro çalışmaları tamamlanarak 06.12.2017-04.01.2018 tarihleri arasında askıya çıkarıldığını, davalı gerçek şahıslar adına kayıtlı olan 102 ada 37 parsel sayılı taşınmazın 7.348,05 m²’lik kısmının Sırtpınar köyü Orman Kadastro Haritasında yeşil renk ile gösterilen orman sayılan alan içerisinde kaldığının tespit edildiğini, 6831 Sayılı Orman Kanununa göre Orman Kadastrosu ve aynı kanunun 2/B maddesi çalışmalarının 27.03.1996 yılında ilan edildiğini ve kesinleştiğini, söz konusu Orman Kadastro çalışmalarının, Büyük Ölçekli Harita ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği Esaslarına uygun olmadığı için Kadastro Müdürlüğünce tescil edilemediğini, şahıslar adına kayıtlı olan parselin 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) göre orman sınırları içerisinde kalması dolayısı ile 3. kişilerin mağdur olmaması için Türk Medeni Kanunu'nun 1010 uncu maddesi gereği tapu kayıtlarına "ormanda kalmaktadır" şeklinde şerh konulması için ilgili Tapu Müdürlüğüne yazı yazıldığını, davanın kabulü ile 102 ada 37 parselde kayıtlı bulunan 17483,98 m² miktarındaki taşınmazın ifraz planında koordinatları belirtilen 7348,05 m²’lik kısmının davalı gerçek şahıslar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davalı ..., davalı ... ve dahili davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini savunmuşlarıdır. Dahili Davalı Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın 1960 yılı memleket haritasında yeşil renkli orman rumuzu ile gösterilen orman sayılan kısımda, 1981 yılı memleket haritasında yeşil renkli orman rumuzu ile gösterilen orman sayılan kısımda yer aldığı, dava konusu taşınmazın 1966 yılı ve 1984 yılı hava fotoğrafında orman sayılan kısımda yer aldığı, 1996 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik haline göre Orman Kadastro ve 2-B çalışmasının yapılıp kesinleştiği, taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığı, 1991 yılında 3402 sayılı Kanun'a göre tapulama çalışması yapıldığı, 2018 yılında 22-A çalışmasına tabi tutulduğu, bilirkişi raporuna göre taşınmazın ilgili kısmının orman olduğunun belirtildiği, Düzce Tapulama Mahkemesinin 1975/4 Esas ve 1975/397 Karar sayılı dava dosyası ve 1991 yılında 3402 sayılı Kanun'a göre düzenlenen kadastro tutanağı incelendiğinde, taşınmazın orman vasfıyla Orman Müdürlüğü adına tesciline karar verildiği ancak tutanağın itirazlı olması nedeniyle kesinleşmediği, taşınmaza zilyet olduğu iddiasıyla ... ... tarafından Düzce Tapulama Mahkemesinde Orman İdaresine karşı dava açıldığı, Orman Genel Müdürlüğünün 21.04.1975 tarihli cevabi yazısı ile dava konusu taşınmazın orman olmadığının mütalaa edildiği, yapılan keşif neticesinde davanın kabulüne, taşınmazın davacı ... ... adına tesciline karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, dava konusu 17.483,98 m² miktarındaki taşınmazın tamamının Düzce Tapulama Mahkemesinin 1975/4 Esas 1975/397 Karar sayılı kararı ile orman olmadığına karar verildiği ve verilen bu kararın kesinleştiği, bu itibarla taşınmazın orman vasfında bulunmadığı hususunun kesinleştiği gerekçesiyle davanın Reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; taşınmazın bulunduğu bölgede 1974 tarihinde tapulama çalışmalarının yapıldığı, dava konusu 374 parselin orman vasfında olduğundan tescil dışı bırakıldığı, Düzce Tapulama Mahkemesinin 1975/4 Esas ve 1975/397 Karar sayılı dava dosyasının yapılan incelemesinde; davacı ... ... tarafından Düzce Orman İşletme Müdürlüğüne karşı Düzce Sırtpınar köyü 374 parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olmadığından bahisle açılan davada yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile davacı ... ... adına tapuya tesciline karar verildiği, hükmün 09.02.1976 tarihinde kesinleştiği, bilahare taşınmazın bulunduğu Cumayeri ilçesi Sırtpınar köyünde 1991 tarihinde yenileme çalışmalarının yapıldığı taşınmazın 102 ada 37 parsel olarak tespit ve tescil edildiği, 1996 tarihinde 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik Orman Kadastro ve 2-B çalışmasının yapılıp kesinleştiği, taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığı, 1996 yılında 3302 sayılı kanuna göre yapılan kadastro çalışmalarının itiraz edilmeksizin kesinleştiğinden dava konusu taşınmazın vasfının kesinleşmiş Orman Kadastrosu ile tayin edildiği hususunda bir tereddüt bulunmadığı, bölgede tapulama çalışmalarından sonra 1996 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik Orman Kadastro ve 2-B çalışmasının yapılıp kesinleştiği, taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığı, 1996 yılında 3302 sayılı kanuna göre yapılan kadastro çalışmaları itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olmakla artık dava konusu taşınmazın vasfının kesinleşmiş Orman Kadastrosu ile tayin edildiğinden ve 10 yıllık hak düşürücü süre içinde eldeki dava açılmış olmakla kesin hükümden söz edilemeyeceği, yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda taşınmazın (B) ile gösterilen 7.348,05 metrekarelik kısmının 1996 yılında 6831 sayılı Orman Kanununun 3302 Sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) sayılı Kanun'la değişik Orman Kadastro ve (2-B) uygulaması çalışmasında 32-33-34...48-32 numaralı orman sınır noktalarının oluşturduğu poligon hattıyla çevrili Meşelik Devlet ormanı içerisinde orman sayılan alanda kaldığının tespit edildiği, Orman Yüksek Mühendisi bilirkişi raporu ve Harita Mühendisi bilirkişi rapor ve eki krokileri dosya kapsamına uygun, denetime elverişli olmakla davanın bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, anılan yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun Kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile; Düzce ili Cumayeri ilçesi Sırtpınar köyü 102 ada 37 parsel sayılı taşınmazın Harita Mühendisi Hakkı ...'in 02.05.2019 tarihli krokili raporunda (B) harfi ile gösterilen 7.348,05 m² yüzölçümlü kısmının tapusunun iptali ile ayrı bir parsel numarası verilmek sureti ile Orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kaydında belirtilen şerhlerin (B) kısmı yönünden kaldırılmasına karar verilmiş, bu kez davalı Hazine vekili, davalı ..., dahili davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili ve dahili davalı Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kesinleşmiş Mahkeme kararlarında orman vasfında olmadığı ve kadimden orman vasfı dışında kullanıldığı hükmü nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı ... Temyiz Dilekçesinde Özetle; dava konusu taşınmazın satın alındığı tarihte taşınmazın ormanla ilişkisi olduğuna yönelik herhangi bir şerh ya da belirtme bulunmadığını, tapu siciline ... ilkesi gereğince kazanımımın korunması gerektiğini, Düzce Tapulama Mahkemesinin 1975/4 Esas- 1975/397 Karar sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığına karar verildiğini ve kesinleştiğini, kararın kesin hüküm teşkil ettiğini, Bam kararının kazanılmış hakların ihlali anlamına geldiğini, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında Yargıtay İçtihatlarının belirlediği şekilde bir inceleme ve araştırma yapılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Dahili Davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taleplere karşı zamanaşımı, ödemezlik def'i, takas, mahsup, kesin hüküm, derdestlik ve her türlü usulü itirazlarının bulunduğunu, Düzce Tapulama Mahkemesinin 1975/4 Esas, 1975/397 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile taşınmazın tamamının ... ... adına tesciline ve taşınmazın tamamının orman olmadığına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın orman vasfında bulunmadığının daha önceden yapılan itiraz sonucunda verilmiş ve kesinleşmiş olan Mahkeme kararı ile sabit olduğunu, davacının yasal dayanağı bulunmayan iddialarının doğru olduğu kabul edilse dahi yine de müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili bankanın ...'a kullandırılan kredinin teminatı olarak söz konusu taşınmaz üzerine iyiniyetli olarak ipotek tesis edildiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 1023 üncü maddesi gereğince ipotek hakkının korunması gerektiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi gereğince oluşacak zararlara ilişkin haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Dahili Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 380 KV Osmanca-Ada DKÇS İ.İ hattı nedeniyle 14.12.2015 tarihinde dava konusu taşınmazın 6.121,52 m²'lik kısmına irtifak hakkı tesisi edildiğini, Orman Kanunu’nun 115 inci maddesi uyarınca devlet ormanlarında da irtifak hakkı kurulmasının mümkün olduğunu, davanın sonucu ne olursa olsun irtifak hakkının devamına karar verilmesi gerektiğini, Orman Kadastro Komisyonu tutanaklarının askıya çıkarılarak ilan edilmiş olmasından kuruluşlarının haberdar olmasının mümkün bulunmadığını, bu sebeple askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmediğinden bahisle Orman Kadastrosunun kesinleşmesinin söz konusu olamayacağını, eski tarihli hava fotoğraflarının eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Dava, kesinleşmiş orman tahdidinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili, davalı ..., dahili davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili ve dahili davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden dahili davalı Ziraat Bankası A.Ş.'den alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı