8. Hukuk Dairesi 2023/3370 E. , 2025/1099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/319 E., 2023/310 K. KARAR : İstinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılması ile yeniden hüküm tesisine İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/274 E., 2021/212 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; duruşma talebinin nitelikten reddine karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında Kepez ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 28254 ada 581 parsel sayılı 7.532,78 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı yasanın (2/B) maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve krokisinde (A1) ile gösterilen 2.565,11 metrekarelik kısım 1999 tarihinden beri ... oğlu ... kullanımındadır ve (E2) ile gösterilen bina kendisine aittir. (A2) ile gösterilen 3.059,38 metrekarelik kısım 2000 tarihinden beri Öusa oğlu ... kullanımındadır ve üzerindeki (E1) ile gösterilen bina, (S2) ile gösterilen sera kendisine aittir. (A3) ile gösterilen 1.908,30 metrekarelik kısım 2000 tarihinden beri ... oğlu ... kullanımındadır. Üzerindeki (S1) ile gösterilen sera kendisine aittir şerhi yazılarak ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazı davalılarla birlikte satın aldığını ve rızai paylaşıma göre evlerini yaptıklarını ve zilyetliğinin bulunduğunu, ancak kadastro tespiti sırasında dava konusu taşınmazın kuzey kısmından 1291,37 metrekarelik bölümün dava dışı 28254 ada 502 parsel içinde kaldığını, bu durumda diğer ortaklarla birlikte yer teslimi yapılırken komşu parsele taşacak şekilde yanlış taksim sonucu uğranılan mağduriyetin önlenerek davalılarla birlikte hisseleri oranında parseldeki eksilmenin ortaklaşa karşılanması gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazda davacının mülkiyetinde olabilecek zilyetlik hakkının 2510 metrekare olması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare; satın alma bedelinin eşit ödenmediğini ileri sürerek herkesin ödediği bedel kadar zilyet olması gerektiği yönünde talebini ıslah etmiştir. Yargılama sırasında Hazine, davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, dava konusu 28254 ada 581 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptaline, fen bilirkişisi ... 'ın 27.04.2018 tarihli rapor ve ekindeki koordinatlı krokisine göre 3170-532-533-K2-K1 noktaları ile sınırlı olan 2750 metrekare alan ... oğlu ... kullanımındadır. K4-K1-K2-534-K3 noktaları ile sınırlı olan 2750 m² alan Musa oğlu ... kullanımındadır. K4-K3-05** *** ** ** noktaları ile sınırlı olan 2032.78 m² alan ... oğlu ... kullanımındadır şeklinde tapuya şerh düşülmesine karar verilmiş; hükmün davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince; "3402 sayılı Yasa'nın, 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek-4. maddesi ile 6831 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceği hükme bağlandığını, o nedenle, kullanıcı şerhi verilmesi istemli davalarda, taşınmazın hangi tarihten beri fiilen, ne sebeple, kim tarafından ne sıfatla kullanıldığının belirlenmesi için mahallinde keşif yapılarak yerel bilirkişi ve taraf tanıkları davaya konu taşınmaz başında dinlenmek suretiyle kullanım durumuna ilişkin beyan alınması ve zeminin belirtilen kullanım şekline uygun olup olmadığının belirlenmesinin gerektiğini, iddia, savunma ve keşif beyanlarına göre taşınmazın taraflarca beraber satın alınarak yaptıkları rızai taksime göre zilyetliğin sürdürüldüğünü, davacının zilyet olduğu alanın bir kısmının kullanım kadastrosu çalışmaları sonrasında komşu parselde kaldığı iddiasıyla eksikliğin davalıların zilyet olduğu yerlerden telafi edilmesi gerektiği ileri sürülerek eldeki davanın açıldığını, ancak kullanım kadastrosunda önemli olan fiili kullanım durumu olduğu gibi fen bilirkişi raporunda tarafların birlikte satın aldığı 1519 ve 581 parsellerin dış sınırlarının gösterildiği ve iki parselin dış sınırlarının çok küçük farklar dışında birbiri ile örtüştüğü, yani 1519 parsel kapsamındaki bir alanın daha sonra taşınmazın kapsamı dışında bırakılmasının söz konusu olmadığını, davacının baştan beri sera ve ev yaptığı yerin davaya konu parselin sınırları dışında kaldığı, esasen tarafların rızai taksime ve zilyetliğe bir itirazlarının da bulunmadığını, davacı dava dilekçesinde eşit paylaşımın olması gerektiğini ileri sürerek eksikliğin davalılara ait yerden tamamlanmasını istemekle birlikte talebini ıslah ederek herkesin ödediği bedel kadar zilyet olması gerektiğini iddia ettiğini, keşif ve yerel bilirkişi beyanlarına göre de tespitin fiili kullanıma uygun olduğunu, hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21.10.2021 tarih 2016/274 Esas 2021/212 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın esasına ilişkin olarak; davacının davasının reddine dair verilen bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0845c67e29bc8d38 571d7128f5fdcf5f This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2023/3370 E. , 2025/1099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/319 E., 2023/310 K. KARAR : İstinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılması ile yeniden hüküm tesisine İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/274 E., 2021/212 K. Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; duruşma talebinin nitelikten reddine karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kullanım kadastrosu sırasında Kepez ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 28254 ada 581 parsel sayılı 7.532,78 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı yasanın (2/B) maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve krokisinde (A1) ile gösterilen 2.565,11 metrekarelik kısım 1999 tarihinden beri ... oğlu ... kullanımındadır ve (E2) ile gösterilen bina kendisine aittir. (A2) ile gösterilen 3.059,38 metrekarelik kısım 2000 tarihinden beri Öusa oğlu ... kullanımındadır ve üzerindeki (E1) ile gösterilen bina, (S2) ile gösterilen sera kendisine aittir. (A3) ile gösterilen 1.908,30 metrekarelik kısım 2000 tarihinden beri ... oğlu ... kullanımındadır. Üzerindeki (S1) ile gösterilen sera kendisine aittir şerhi yazılarak ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazı davalılarla birlikte satın aldığını ve rızai paylaşıma göre evlerini yaptıklarını ve zilyetliğinin bulunduğunu, ancak kadastro tespiti sırasında dava konusu taşınmazın kuzey kısmından 1291,37 metrekarelik bölümün dava dışı 28254 ada 502 parsel içinde kaldığını, bu durumda diğer ortaklarla birlikte yer teslimi yapılırken komşu parsele taşacak şekilde yanlış taksim sonucu uğranılan mağduriyetin önlenerek davalılarla birlikte hisseleri oranında parseldeki eksilmenin ortaklaşa karşılanması gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazda davacının mülkiyetinde olabilecek zilyetlik hakkının 2510 metrekare olması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bilahare; satın alma bedelinin eşit ödenmediğini ileri sürerek herkesin ödediği bedel kadar zilyet olması gerektiği yönünde talebini ıslah etmiştir. Yargılama sırasında Hazine, davaya dahil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, dava konusu 28254 ada 581 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin iptaline, fen bilirkişisi ... 'ın 27.04.2018 tarihli rapor ve ekindeki koordinatlı krokisine göre 3170-532-533-K2-K1 noktaları ile sınırlı olan 2750 metrekare alan ... oğlu ... kullanımındadır. K4-K1-K2-534-K3 noktaları ile sınırlı olan 2750 m² alan Musa oğlu ... kullanımındadır. K4-K3-05** *** ** ** noktaları ile sınırlı olan 2032.78 m² alan ... oğlu ... kullanımındadır şeklinde tapuya şerh düşülmesine karar verilmiş; hükmün davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince; "3402 sayılı Yasa'nın, 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek-4. maddesi ile 6831 sayılı Yasa'nın 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceği hükme bağlandığını, o nedenle, kullanıcı şerhi verilmesi istemli davalarda, taşınmazın hangi tarihten beri fiilen, ne sebeple, kim tarafından ne sıfatla kullanıldığının belirlenmesi için mahallinde keşif yapılarak yerel bilirkişi ve taraf tanıkları davaya konu taşınmaz başında dinlenmek suretiyle kullanım durumuna ilişkin beyan alınması ve zeminin belirtilen kullanım şekline uygun olup olmadığının belirlenmesinin gerektiğini, iddia, savunma ve keşif beyanlarına göre taşınmazın taraflarca beraber satın alınarak yaptıkları rızai taksime göre zilyetliğin sürdürüldüğünü, davacının zilyet olduğu alanın bir kısmının kullanım kadastrosu çalışmaları sonrasında komşu parselde kaldığı iddiasıyla eksikliğin davalıların zilyet olduğu yerlerden telafi edilmesi gerektiği ileri sürülerek eldeki davanın açıldığını, ancak kullanım kadastrosunda önemli olan fiili kullanım durumu olduğu gibi fen bilirkişi raporunda tarafların birlikte satın aldığı 1519 ve 581 parsellerin dış sınırlarının gösterildiği ve iki parselin dış sınırlarının çok küçük farklar dışında birbiri ile örtüştüğü, yani 1519 parsel kapsamındaki bir alanın daha sonra taşınmazın kapsamı dışında bırakılmasının söz konusu olmadığını, davacının baştan beri sera ve ev yaptığı yerin davaya konu parselin sınırları dışında kaldığı, esasen tarafların rızai taksime ve zilyetliğe bir itirazlarının da bulunmadığını, davacı dava dilekçesinde eşit paylaşımın olması gerektiğini ileri sürerek eksikliğin davalılara ait yerden tamamlanmasını istemekle birlikte talebini ıslah ederek herkesin ödediği bedel kadar zilyet olması gerektiğini iddia ettiğini, keşif ve yerel bilirkişi beyanlarına göre de tespitin fiili kullanıma uygun olduğunu, hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 21.10.2021 tarih 2016/274 Esas 2021/212 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın esasına ilişkin olarak; davacının davasının reddine dair verilen bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0845c67e29bc8d38 571d7128f5fdcf5f ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3370 E., 2025/1099 K. (13.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3370
- Karar No
- 2025/1099
- Karar Tarihi
- 13.02.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3714 E., 2025/1074 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/4735 E., 2025/1077 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4180 E., 2025/1086 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4178 E., 2025/1087 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3928 E., 2025/1089 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6502 E., 2025/1090 K. 13.02.2025