8. Hukuk Dairesi 2023/4180 E. , 2025/1086 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1925 E., 2023/491 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/2 E., 2022/18 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1984 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre yapılan tesis kadastrosu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi gereğince yapılıp 31.05.2019 ile 01.07.2019 tarihlileri arasında ilan edilen kadastro çalışması ile 3402 sayılı Kanun'un Ek-5 nci maddesi gereğince yapılıp 28.02.2019 ile 29.03.2019 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu çalışması bulunmakta olup, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 nci madde gereğince yapılan çalışmada dava konusu Batman ili Hasankeyf ilçesi, ... köyü 104 ada 6 parsel sayılı taşınmaz tarla vasfı ve 3239,30 metrekare yüzölçümü ile davalı adına senetsizden tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Batman ili Hasankeyf ilçesi ... köyü 104 ada 6 parselin davalı ... adına tespit edildiğini, geçmiş yıllara dönük yapılan araştırmada taşınmazda 2013 yılından önce herhangi bir imar ve ihya çalışması yapılmadığının tespit edildiğini ileri sürerek davalı adına yapılan tespitin iptali ile Hazine adına tespit ve tescile karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; 07.04.2021 tarihli ve 2019/9 Esas, 2021/8 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 104 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tarımsal faaliyete uygun olduğu, sınırlarının nizalı olduğu, imar ihyaya müsait bir alandan ibaret olduğu, ziraat ve jeodezi bilirkişilerinin raporları ile mahalli bilirkişi beyanları birlikte değerlendirildiğinde taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet yürütüldüğü ve arpa, buğday, mercimek ve nohuttan ibaret kuru tarım yani tahıl ürünlerinin ekilip biçildiği, orman bilirkişisinin raporu ve mahalli bilirkişilerin beyanları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmaz üzerinde orman kalıntılarının bulunmadığı ve orman arazisi olmadığının hava fotoğrafları, memleket haritaları ve amenajman planından anlaşıldığı, mahalli bilirkişilerin dava konusu yerin davalıya ait olduğuna ve yerin kendisine babasından miras olarak kaldığına dair beyanları ile dava konusu yerin evveliyatı birlikte değerlendirildiğinde davacı Hazinenin iddiasında haksız olduğu gerekçesiyle; davacı Hazinenin davasının reddi ile; Batman ili Hasankeyf ilçesi ... köyü 104 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tapuya tespit gibi tesciline karar verilmiş, hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 18.01.2022 tarihli ve 2021/900 Esas, 2022/33 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın kamulaştırma sahasında kalıp kalmadığının Devlet Su İşlerinden (DSİ) sorulmadığı, taşınmazın bulunduğu yerdeki baraja ait tüm kamulaştırma belgeleri ile haritaları ve komşu parsel tutanak ve dayanak belgelerinin ilgili yerlerden getirtilmediği, kamulaştırma kapsamında kalması halinde kamulaştırma harita ve evraklarının getirtilip taşınmaza uygulanmadığı, hukuki menfaatinin etkilenmesi halinde DSİ'nin davada taraf olması gerektiği üzerinde durulmadığı, kazandırıcı zamanaşımı koşulu olan 20 yıllık zilyetliğin ispatına ve denetimine yarar şekilde uygun tarihli hava fotoğraflarının dosyaya temin edilmediği, kadastro paftası ile hava fotoğraflarının aynı ölçekte çakıştırılmadığı, imar ihya ve zilyetlik şartlarının birlikte gerçekleşmesindeki taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların yeterince araştırılmadığı, çekişmeli taşınmaza komşu konumundaki taşınmazlara ilişkin ilk oluşum tarihinden itibaren oluşturulan tapu kayıtlarının, tüm tedavüllerinin (ilk oluşumundan itibaren tapu kütük sayfaları ile birlikte) onaylı örneklerinin, hükmen kesinleşmişler ise ilgili mahkeme kararları ile Yargıtay ilamlarının onaylı örneklerinin, eğer tescil ilamı ile oluşmuşlar ise oluşumuna esas tescil haritası ile tescil ilamlarının onaylı örneklerinin dosyaya getirtilmediği, taşınmazın komşusu 104 ada 2 parselin devamında yer alan ve orman vasfıyla yapılan tespiti yapılan 101 ada 1 parselin tespitinin henüz kesinleşmediği, taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 2019/4 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu ve dosyanın derdest olduğu, Mahkemece bahsi geçen dosyanın akıbeti ve kapsamının nazara alınmadığı, dosya kapsamında usulüne uygun orman araştırması yapılmadığı, raporların denetime elverişli olmadığından taşınmazın evveliyatının orman olup olmadığı hususunda da tereddüt oluştuğu, Mahkeme gerekçesinde ziraat raporuna göre taşınmazın sınırlarının evveliyatında nizalı olduğunun kabul edilmesine rağmen ziraat raporunda böyle bir tespit bulunmadığı, nizalı sınır olgusunun davanın esasına yönelik olumlu-olumsuz sonuçları üzerinde yeterince durulmadığı, jeodezi raporunda taşınmazın bulunduğu alanın incelenen hava fotoğrafları üzerinde denetime elverişli şekilde yeterli şekilde gösterilmediği, taşınmazın imar ihyaya müsait bir alan olduğu kabul edilmesine rağmen imar-ihyanın tamamlanması olgusunun gerekçeli ve yeterli şekilde netleştirilmediği, bilirkişinin taşınmazı işaretlemesi ve imzasıyla paraflaması suretiyle taşınmazın hali hazır durumunu 4 yönü itibarıyla gösterir güncel fotoğraflarının dosyaya temin edilmediği, komşu parsel kayıtlarından yeterince istifade edilmediği, dosyaya temin edilen hava fotoğraflarının ise uyuşmazlığın niteliği gözden kaçırılarak "en yakın tarihli" olmak üzere istenmek suretiyle dosyaya getirtildiği, keşifte alınan beyanların ise davanın niteliği nazarında somut olaylara dayalı yeterli ayrıntı içermediği, soyut ve genel nitelikte kaldığı, çekişmeli taşınmazın durumunun Dairenin 2021/1387 Esas ve 2022/38 Karar sayılı dosyanın istinaf incelemesine konu olan 104 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli bulunmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Kaldırma ilamı sonrası İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonrası yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; mahallinde yapılan keşif, keşifte edinilen Mahkeme gözlemi, dava konusu taşınmaz başında dinlenen birbirleriyle uyumlu mahalli bilirkişi beyanları, keşif sırasında yapılan incelemeler ve dava konusu yere ait dosyada bulunan tüm hava fotoğrafları, uydu görüntüleri ile bunlar üzerinde yapılan çalışmalar sonucu ulaşılan teknik bilirkişi raporu ve jeodezi bilirkişisi ek raporu, DSİ Genel Müdürlüğü, Batman Kadastro Müdürlüğü ve Hasankeyf Tapu Müdürlüğünden gelen yazı cevapları sonucunda davacı Hazinenin iddia ve itirazlarında haksız olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle; davacının davasının reddi ile, Batman ili Hasankeyf ilçesi ... köyü, 104 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ziraat bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın sınırlarının belirgin olduğu ve 1951 yılında şimdiki halini aldığı, kuru tarla vasfında olduğu, jeodezi bilirkişi raporuna göre (ziraat raporuyla uyumlu şekilde) 1984, 1978, 1973, 1951 yıllarında sürülü olduğu, bu yıllarda emeğe dayalı çalışmanın olduğu, tarımsal faaliyete konu olduğu, komşu parsellerle benzerlik gösterdiği, orman bilirkişi raporuna göre orman olmadığı, keşifte elde edilen bilgilere göre taşınmazın dedesinden babasına, ondan da davalıya kaldığı, 40-50 yıldır davalı tarafından kullanılmakta olduğu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, kazanım koşullarının davalı bakımından oluştuğu, Mahkemece varılan sonucun isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilmiş, davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bozma öncesi ziraat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın son 10 yıldan fazla bir süredir kullanılmadığından bahsedildiğini, bozma sonrası raporda bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, imar ihyanın gerçekleşmediğini, ziraat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın son 10 yıldır ekilmediği belirtildiğinden önceki tarihte zilyetlik mevcut olsa bile bu zilyetliğin kesintiye uğradığını ve Kanun'un aradığı şartların sağlanmadığını, ek jeodezi bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 2010 yılına ait görüntülerinde herhangi bir tarımsal faaliyet yapılmadığının belirtildiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü ve 3402 sayılı Kanun'un 17 ve 14 üncü maddeleri uyarınca aranan aralıksız zilyetlik şartının oluşmadığını, zilyetliğin kesintiye uğradığını ve kazanım şartlarının oluşmadığını, Mahkemece eksik incelemeye dayalı usul ve kanuna aykırı karar verildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Dava, 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4180 E., 2025/1086 K. (13.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4180
- Karar No
- 2025/1086
- Karar Tarihi
- 13.02.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8305 E., 2025/1073 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3714 E., 2025/1074 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/4735 E., 2025/1077 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3370 E., 2025/1099 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4178 E., 2025/1087 K. 13.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3928 E., 2025/1089 K. 13.02.2025