Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/2151 E., 2025/3662 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2151 E., 2025/3662 K. (12.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2151
Karar No
2025/3662
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/2151 E. , 2025/3662 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3486 E., 2022/3015 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/819 E., 2018/641 K. Taraflar arasındaki 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulamasının yok hükmünde sayılması, taşınmaz vasfının orman olarak düzeltilmesi, tapu kaydındaki şerhlerin terkini davasında yapılan yargılama sonunda ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararına karşı davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, ...Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı Orman İdaresi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine; Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri gereğince 1939 yılında yapılan orman tahdidi, 19.04.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması ve 27.07.2010 tarihinde ilan edilen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kullanım kadastrosu bulunmakta olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, ...ili ...ilçesi ... köyünde 1939 yılında 3116 sayılı Kanuna göre orman tahdidi yapılarak kesinleştiğini, 1974 yılında 1744 sayılı Kanun ile değişik 2 nci madde uygulamaları yapıldığını ancak itirazlara karşı yapılan komisyon çalışmaları sonuçlandırılıp ilan edilmediğinden bu çalışmaların geçerlilik kazanmadığını, daha sonra 1988 yılında dava konusu edilen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasının yapılarak 19.04.1990 tarihinde ilan edildiğini, bu çalışmalar sırasında ... köyünde hatalı çalışmalar yapılarak halen orman niteliği taşıyan yerlerin orman dışına çıkarıldığının tespit edildiğini, bu işlemleri yapan memurlar hakkında bulunulan suç duyurusu neticesinde yapılan soruşturmayla ilgili olarak zamanaşımı nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini Müfettişler tarafından düzenlenen 03.01.2001 tarihli ve 14-1 inceleme raporuyla; "... köyünde yapılan 2/B uygulamalarının hatalı yapıldığının, 1987 yılında dahi orman vasfında olan alanların 2/B uygulaması ile orman sınırı dışına çıkarıldığının, tutanaklardaki sınır tariflerinin detaylı olarak yazılmadığı ve röperlenmediğinin, kesinleşen sınırların ölçümlerinin hatalı olması ve yanlış değerlendirilmesi sonucu 1982 yılında orman vasfında olan alanların orman sınırı dışına çıkarıldığının, buna göre ... Köyünde hatalı yapılan 2/B uygulamalarının yok hükmünde sayılması gerektiğinin" tespit edildiğini, idareleri tarafından ...ilçesi ... köyünde 1990 yılında hatalı yapılan 2/B uygulamalarının yok hükmünde sayılması için hasımsız olarak açtıkları dava neticesinde ...2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/15 Esas ve 2002/527 Karar sayılı 02.10.2002 tarihli kararı ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiğini, bu kararın taraflarınca temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2008/13587 Esas ve 2009/1043 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiğini ancak onama ilamında; "orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak yada kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa bu kişiler tarafından yapılan işlemler yok hükmünde sayılacağından yönetim tarafından her hangi bir süreye bağlı kalmaksızın işlemlerin iptali için dava açılabilir ise de böyle bir dava hasımsız görülemez. Mevcut yasa ve yönetmeliklere göre aykırı yapılan işlem ve çalışmalar kim yada kimlerin hukukunu yada hakkını etkiliyor ise bu konudaki iptal davalarında husumetin o kişilere yöneltilmesi gerekir." şeklinde gerekçe bulunduğunu, 5831 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Kanuna eklenen ek madde 10'da; orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceğine dair hüküm bulunduğunu, bu nedenle davanın hak sahibi olan Hazine aleyhine açıldığını, ... köyünün dava konusu 2/B çalışmalı 1990 yılında yapıldıktan sonra... ve... köyü olarak ikiye ayrıldığını, dilekçeleri ekinde sunulan 1982 yılı hava fotoğrafları ve Müfettiş raporu eki olan 1987 yılı menşeli ortofoto haritalarına göre ...ili ...ilçesi ... ve ... köylerinde orman olduğu halde hatalı 2/B çalışmalarına konu edilen tüm parsellerin dilekçelerinde yazılı olduğunu beyan ederek, hatalı 2/B çalışmalarına konu edilen bu parsellerin 2/B çalışmalarının yok hükmünde sayılmasına, taşınmazların vasfının orman olarak düzeltilmesine, tapu kayıtlarına konan şagil şerhlerinin terkinini istemiş, davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır. Dava, 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulamasının yok hükmünde sayılması, taşınmaz vasfının orman olarak düzeltilmesi, tapu kaydındaki şerhlerin terkini istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; çekişmeli taşınmazın 19.04.2010 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasında orman sınırları dışarısında çıkarılan yerde kaldığı, Orman İdaresince bu çalışmalara karşı süresinde itiraz edilmediği ve Orman İdaresinin dava açtığı tarihte 2/B maddesi uygulamasına itiraz süresinin dolduğu ve çalışmaların kesinleştiği ve bilirkişi raporlarına göre taşınmazın eylemli orman durumunda da bulunmadğı anlaşıldığından davacı Orman İdaresinin davaya konu parsellere ilişkin olarak 2/B madde uygulamalarının yok hükmünde sayılması talebinin reddine karar verilmiş, kararın davacı Orman İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazların 19.04.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasında 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısında çıkarılan yerde kaldığı, Orman İdaresince bu çalışmalara karşı süresinde itiraz edilmediği ve Orman İdaresinin dava açtığı tarihte 2/B maddesi uygulamasına itiraz süresinin dolduğu, çalışmaların kesinleştiği ve mahallinde yapılan keşif sonucu dosyaya ibraz edilen orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların, dava tarihi itibari ile ev, bahçe, meyvelik ve fındıklık olarak kullanıldığı, üzerinde orman ağacının bulunmadığı, 2007 ortofoto görüntüsünde de benzer durumun söz konusu olduğunun anlaşıldığı, taşınmazın eylemli orman durumunda bulunmadığı, aynı nevide ...1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/615 Esas ve 2015/389 Karar sayılı kararının davacı İdare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2015/17038 Esas ve 2017/4657 Karar sayılı 29.05.2017 tarihli kararıyla onandığı da anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! caabe636bd3ebc53 51855b363ab6464f

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı