Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/6048 E., 2025/3641 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/6048 E., 2025/3641 K. (12.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6048
Karar No
2025/3641
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2022/6048 E. , 2025/3641 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/2 E., 2022/87 K. KARAR : Davanın kısmen kabul kısmen reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... (ölü) 15.04.1988 havale tarihli dilekçesi ile ... Mahallesinde bulunan, tapuda, 1959 tarihli ve 23, 24, 25, 26, 27 ile 31 sıra numaralarda kayıtlı taşınmazlarına davalılar tarafından müdahale edildiği iddiasıyla, müdahalelerinin önlenmesi istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında, yörede kadastro çalışmaları yapılmış ve ... Mahallesi, 262 ada 15, 41, 30, 27 ve 20 parseller bahçe, 99 ve 89 parseller tarla vasfıyla, sırasıyla 437,53 m², 941,21 m², 1.183,80 m², 1.621,57 m², 3.123,97 m², 173,07 m² ve 3.331,06 m² yüzölçümlü olarak, Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan malik hanesi boş bırakılmak suretiyle 1993 yılında tespit tutanakları düzenlenerek, kadastro mahkemesine gönderilmiş, Torul Asliye Hukuk Mahkemesi'nce dava dosyası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine devredilmiştir. Aynı yer 262 ada 14 parsel 476,63 m² yüzölçümlü olarak, bahçe vasfıyla ... adına, 262 ada 16 parsel 2.137,46 m² yüzölçümlü olarak, tarla vasfıyla ... ve Kerim Keleş adına, 262 ada 93 parsel 715,76 m² yüzölçümlü olarak, ham toprak vasfıyla Hazine adına, 262 ada 13 parsel 417,80 m² yüzölçümlü olarak, bahçe vasfıyla Zekiye Keleş adına ve 262 ada 96 parsel 1.278,19 m² yüzölçümlü olarak, mezarlık vasfıyla ... adına tespit edilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları, Kadastro Mahkemesince, davalı hale getirilmiştir. Orman İdaresi 262 ada 93 parselin orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle, gerçek kişi ...ise çekişmeli taşınmazlarda davalı kardeşleri ile birlikte kendisinin de hakkı bulunduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır. İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, 262 ada 13 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü dikkate alınarak ölü ... mirasçıları ... ve arkadaşları adına hisseleri oranında, 262 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü dikkate alınarak ölü ... mirasçıları ... ve arkadaşları adına hisseleri oranında, 262 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü dikkate alınarak ölü ... mirasçıları ... ve arkadaşları adına hisseleri oranında, 262 ada 30 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü dikkate alınarak ölü ... mirasçıları ... ve arkadaşları adına hisseleri oranında, 262 ada 89 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü dikkate alınarak ölü ... mirasçıları ... ve arkadaşları adına hisseleri oranında, 262 ada 99 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü dikkate alınarak ölü ... mirasçıları ... ve arkadaşları adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, 262 ada 15 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü dikkate alınarak ölü ...mirasçıları ... ve arkadaşları adına hisseleri oranında, tapuya kayıt ve tesciline, 262 ada 96 parsel sayılı taşınmazın, kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü dikkate alınarak tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 262 ada 93 parsel sayılı taşınmaz yönünden, müdahil Orman İdaresinin talebinin kabulüne, kadastro tespit tutanağındaki yüzölçümü ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 262 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü dikkate alınarak ... ve arkadaşları adına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, 262 ada 41 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine, malik hanesi boş bırakılan kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü dikkate alınarak ...mirasçıları ... ve arkadaşları adına hisseleri oranında, tapuya kayıt ve tesciline, 262 ada 14 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın feragat sebebiyle reddine, ... adına tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı ... tarafından dava konusu 262 ada 13, 20, 27, 30, 89 ve 99 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, dahili davalı Hazine vekili tarafından ise aleyhlerine karar verilen taşınmazlar yönünden temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince 05.12.2017 tarihli ve 2016/14169 Esas, 2017/10173 Karar sayılı kararıyla; "Dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan meni müdahale davası olup dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiğinden dava dosyası kadastro mahkemesine devredilmiş olup davada 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2 koşulları mevcut olduğundan gerçek hak sahibinin mahkemece resen araştırılıp doğru sicil oluşturulması zorunlu olup bu yasa hükmü dikkate alınmayarak dava konusu iki taşınmaz hakkında feragatten ret kararı verilmesi ve sadece üç taşınmaz hakkında orman araştırması yapılıp diğer taşınmazlar hakkında araştırma yapılmaması da hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. O halde mahkemece, öncelikle yörede yapılan orman kadastro çalışmalarıyla ilgili işe başlama, işi bitirme, çalışma ve ilân tutanakları ile kenarlaştırılmış orman kadastro paftası ile eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisi ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte; kesinleşmiş orman kadastrosu, varsa aplikasyon ve 2/B madde haritaları ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 6 ya da 7 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazların ve komşu taşınmazların orman kadastrosu ve aplikasyon hattına göre konumu, orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktaları kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle kendilerinden müşterek imzalı krokili rapor alınıp dosyaya konulmalı, taşınmazlar orman kadastro sınırları dışında ise; çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ve hava fotograflarının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve hava fotografları ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde gösterecekleri ve asliye hukuk mahkemesindeki men'i müdahale davasının açıldığı tarihten 15 - 20 yıl önce çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler dava konusu taşınmazlar ile çevresine uygulanıp, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazların niteliği, üzerindeki ağaçların yaşı, cinsi, kapalılık oluşturup oluşturmadıkları ve tasarruf sınırlarının bulunup bulunmadığı yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, gerçek hak sahibinin belirlenebilmesi amacıyla mahallinde yaşlı, tarafsız yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan bölgede ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle gösterilecek taraf tanıkları, fen ve ziraat mühendisleri huzuruyla dinlenmeli; davacıların dayandıkları tapu kayıtları ile davalıların dayandıkları kaymakamlık men kararları keşif sırasında uygulanmalı yine yerel bilirkişiler ve tanıklardan zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar (gerçek kişiler) yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; taşınmazın ilk maliki, intikali ve tasarrufu hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, tarım uzmanı bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, teknik bilirkişiye keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, bu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, gerçek kişiler adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun'un 3.7.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, 262 ada 93 parsel sayılı taşınmaz bakımından açılan davanın reddi ile kadastro tespit tutanağındaki yüzölçümü ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 262 ada 20 parsel, 262 ada 27 parsel, 262 ada 13 parsel, 262 ada 30 parsel, 262 ada 89 parsel, 262 ada 99 parsel sayılı taşınmazlar bakımından ise davanın kabulüne, malik hanesi boş bırakılan kadastro tespit tutanağındaki vasıf ve yüzölçümü dikkate alınarak ölü ... mirasçıları adına verasete iştirak hükümleri uyarınca tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, davalının asli zilyet olmadığının anlaşılmasına göre, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı