Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2023/1906 E., 2025/5659 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1906 E., 2025/5659 K. (16.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1906
Karar No
2025/5659
Karar Tarihi
16.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/1906 E. , 2025/5659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1087 E., 2022/2600 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2012/253 E., 2018/14 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA ... ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmalarında 1 20... parsel 5.235, 16... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğulları ... ve ... adlarına, 1 20... parsel 15.196, 00... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 3.575, 93... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 4.116, 55... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 2.229, 99... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 1.909, 42... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 1.203, 38... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 4.968, 95... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğulları ... ve ... adlarına, 1 20... parsel 16.934, 98... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına,1 20... parsel 23.865, 19... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğulları ..., ... ve ... adlarına, 1 20... parsel 48.952, 56... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğulları ..., ..., ... ve ... adlarına, 1 20... parsel 13.876, 40... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 34.860, 86... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... ... adına, 1 20... parsel 11.325, 25... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 13.103, 50... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 11.072, 39... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 10.176, 31... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 3.969, 37... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 17.557, 64... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 20.084, 73... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... adına, 1 20... parsel 604, 29... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... ... adına, 1 20... parsel 1.576, 26... yüzölçümü ve tarla niteliğiyle ... oğlu ... ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili asıl ve birleşen davalarda; dava dilekçelerinde belirtilen taşınmazların, Hazineye ait tapu kayıtlarının kapsamında kaldığını, Hazine adına tapuda kayıtlı bir yerin özel mülkiyete konu olmasının kanunlara aykırı olduğunu belirterek, davalılar adına yapılan tespitlerin iptali ile dava konusu taşınmazların Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Asıl ve birleşen dosyalarda davalılar, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 14.11.2017 tarihinde icra edilen keşifte Hazinenin tapularının oluşmasından önceki kullanmayı bilebilecek durumda oldukları değerlendirilen mahalli ve tespit bilirkişilerinin beyanları ile dava konusu taşınmazlar için ayrı ayrı ilk sahiplerinin ve sonraki devirlerin hukuki niteliğinin araştırıldığı, dava konusu taşınmazların ilk sahiplerinin toprak tevzi komisyonunca hazırlanan belirtmelik tutanaklarında ve askı ilan cetvellerinde işgalci olarak ismi geçen kişiler ve bu kişilerin akrabaları olduğu, daha sonra dava konusu taşınmazların bu kişilerden kadastro tutanaklarında isimleri geçen davalılara satış ve miras yoluyla geçtiği, halen bu kişilerin yahut mirasçılarının tasarrufunda bulunduğu, toprak tevzi komisyonunun 1965 yılında köye gelip çalışmalarını tamamlayıncaya kadar işgalci olarak isimleri geçen kişilerin tek başlarına veya eklemeli olarak zaten 20 yıldan fazladır ilgili taşınmazlarda zilyet olarak bulundukları, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 46/1. ve 14/1. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, 4753 sayılı Kanun ile Hazine adına kayıt edilen taşınmazlar üzerinde zilyet olanlar lehine, kayıt tarihinden geriye doğru 3402 sayılı Kanun'un 14/1. madde koşullarının oluşması halinde bu taşınmazların zilyetleri adına tespit ve tescil olunacağı, davacı Hazinenin dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uyduğu ve yine bu taşınmazlara revizyon gördüğü, fakat toprak tevzi komisyonunca yapılan çalışmalardan ve oluşturulan Hazine tapularından önce zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmiş olduğu, ziraat bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazların tarla vasfında oldukları, üzerinde meraya has bitkilerin olmadığı, meraya olan sınırların tonç, sürülmemiş toprak parçası ve kot farkı ile zeminde belirgin olduğu ve meradan açma olmadıkları, dava konusu taşınmazlardan birbirlerine komşu olanlara uygulanan tapu kayıtlarının, birbirlerine komşu olmayanlar için komşu taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının incelenmesi neticesinde birbirlerinin yönünü doğruladıkları gerekçeleri ile, asıl ve birleşen davaların reddine, ... ili ... ilçesi ... köyünde kain 1 20... , 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27... parsellerde kayıtlı bulunan taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davalıların zilyetliklerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi şartlarının gerçekleşmediğini, bilirkişi raporlarının eksik olduğunu, tanık beyanlarının yetersiz olduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini beyan ederek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3e81d3fe0e24af79 c43d13a5e8b49735

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı