8. Hukuk Dairesi 2025/2809 E. , 2025/5656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/18 E., 2025/39 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 133 parsel sayılı ve 4.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 15... parsel numarasıyla ve 4.402,52 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiş, komisyona yapılan itiraz da reddedilmiştir. Davacı ..., maliki olduğu eski 1 33... ada 23 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 22/a çalışmaları sırasında eksildiğini belirterek, yenileme tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekilleri, yenileme kadastro çalışmalarının usulüne uygun olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2021 tarihli ve 2019/2 Esas, 2021/83 Karar sayılı kararıyla;, davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü köy Civarı mevki 1 15... parsel (eski 133 parsel) sayılı taşınmazla ilgili Kadastro Müdürlüğünce düzenlenen uygulama tespitinin iptaline, harita mühendisi fen bilirkişi tarafından tanzim edilen 11.12.2015 hakim havale tarihli raporda (A) harfiyle gösterilen ve uygulama kadastrosu çalışmalarında yola dahil edilen 172,105 metrekarelik kısmın davacıya ait 1 15... parsele eklenmesine, dava konusu 1 15... sayılı parselin 4.574,625 metrekare olarak tapuya kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 3.12.2021 tarihli ve 2019/2 Esas, 2021/83 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar Hazine vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 25.01.2023 tarihli ve 2022/24 03... /289 Karar sayılı ilamıyla; ''... refakate alınacak yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile harita ya da jeodezi mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulunun katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte, yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın yol ile olan sınırında tesis kadastrosu sırasında zeminde mevcut olup halen varlığını sürdüren doğal ya da yapay sabit sınırının bulunup bulunmadığı, çekişmeli ta��ınmazın tesis kadastrosundaki sınırının neresi olduğu, bu sınırda zaman içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasında çelişkiler oluştuğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle bu çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; sınır ihtilafı olmuş ise, çekişmeli taşınmaz ile yol arasındaki sınırın neresi olduğu, taraf gösterimleri, eldeki bilgi ve belgeler ile bilirkişi, tanık beyanları dikkate alınarak tespit edilmeli; varsa uygulama kadastrosundaki hataların nereden kaynaklandığı belirlenmeye çalışılmalı; bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar teknik bilirkişilere harita üzerinde işaretlettirilmeli; bilirkişi kurulundan, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması istenmeli, ayrıca taşınmazın tesis kadastrosu sırasında belirlenen ve kesinleşen sınırlarını ve uygulama kadastrosu sırasında belirlenen sınırlarını bir arada ve farklı renkli kalemlerle gösteren, krokili, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınmalı ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir...'' gereğine değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyma kararı verildikten sonra yapılan yargılama neticesinde, keşifte alınan bilirkişi beyanları ve alınan teknik bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, taşınmazdaki alan farklılığının sebebinin tesis kadastrosu çalışmalarında yapılan hesaplamaların hata payı yüksek planimetre ile yapılması, kadastro altlıkları olan paftaların koordinatsız grafik olması ve bu paftalar oluşturulduğunda yer kontrol noktalarını kullanılmadan çizilmesinden kaynaklandığı; taşınmazın güney hududundaki bahçe duvarını da kapsayan alanın sabit sınır olduğu, bu hududun hava fotoğraflarında da sabit olduğunun görüldüğü, bu hali ile 22/a çalışmasının hatalı yapıldığı ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli 173,00 metrekarelik kısmın davalı taşınmaza ilave edilerek tescil edilmesi gerektiği gerekçesi ile; davanın kısmen kabul kısmen reddine, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi/köyü, köy Civarı mevki/sokağı, 1 15... parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosunun iptaline, harita bilirkişisinin 25.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli 173.00 metrekarelik kısmın ... ili ... ilçesi ... Mahallesi/köyü, köy Civarı mevki/sokağı, 1 15... parsele ilave edilerek tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına, hükmün 6. bendinde yazılı olan ''...5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine'' cümlesinde bahsi geçen ''davalı kuruma'' ibaresinin ''davalı kurumlara'' olarak yazılmamasının mahallinde düzeltilebilir maddi hataya dayalı olmasına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f00b4f099501879a c932fd940acbc401
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2809 E., 2025/5656 K. (16.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2809
- Karar No
- 2025/5656
- Karar Tarihi
- 16.09.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1574 E., 2025/5653 K. 16.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1388 E., 2025/5654 K. 16.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1495 E., 2025/5655 K. 16.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1401 E., 2025/5657 K. 16.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3636 E., 2025/5658 K. 16.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1906 E., 2025/5659 K. 16.09.2025