Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2023/1799 E., 2025/5661 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1799 E., 2025/5661 K. (16.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1799
Karar No
2025/5661
Karar Tarihi
16.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/1799 E. , 2025/5661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/67 E., 2021/23 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 11... , 101, 2 02... , 60, 2 27... , 1 47... parsel sayılı sırasıyla 10.514.00, 14.930.00, 18.479.00, 3.910.00, 25.423.00, 8.616. 00... .349,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. 2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, sınırları belirtilen taşınmazlara davalıların müdahalesinin önlenmesi ve taşınmazların müvekkili adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır. 3.... müdahale dilekçesinde; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 1 11... parsel sayılı taşınmazın adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların sınırlarının değişebilir ve genişlemeye elverişli olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacaklarını ve özel mülkiyete konu olamayacaklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan meni müdahale ve tapu iptali ve tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinin 24.07.2009 tarihli ve 1996/59 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 1 11... parsel sayılı taşınmazın ... adına; 1 11... , 2 02... , 60, 2 27... , 1 47... parsel sayılı taşınmazların davacı ... mirasçıları adına miras payları oranında; 2 02... , 2, 3, 4, 1 11... , 102, 1 13... , 1 52... , 2 27... , 1 58... parsel sayılı taşınmazların ise davalı Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... mirasçısı ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 11.07.2011 tarihli ve 2010/4262 Esas, 2011/4799 Karar sayılı kararıyla; "yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı belirtilerek; davacı tarafın tutunduğu vergi kayıtlarının kadastro çalışmaları sırasında revizyon görüp görmediğinin Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanması, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tespit tutanaklarının onaylı örneklerinin getirtilerek dosya içerisine alınması, taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 47 53... sayılı Kanunlar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığının Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Kanun uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığının Mülki Amirlikten sorulup saptanması, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgelerin yerinden getirtilmesi, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazların bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar ile uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişisi, tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin tamamının katılımıyla dava konusu taşınmazlar başında yapılacak keşifte; bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki haritanın çakıştırılmak suretiyle uygulanması, dava konusu taşınmazların mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığının duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmesi, taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan, tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinden dava konusu taşınmazların öncesi bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı hususunda olaylara dayalı bilgi alınması; dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, davacı tarafın tutunduğu vergi kayıtlarının değişken sınırlı olduğu ve miktarı ile geçerli olduğu hususu dikkate alınarak yeterli biçimde zilyetlik araştırmasının yapılması; fen bilirikişisinden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişisinden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınması; tespit gününde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddeleri hükümlerinde taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi" gereğine değinilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "temyize konu çekişmeli 1 11... ve 101, 2 02... , 60, 2 27... , 1 47... parsel sayılı taşınmazların tespitlerine esas olan vergi kayıtlarının taşınmazları kapsadığı, taşınmazların kadim mera olmadıkları ve taşınmazlar üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 1 11... , 2 02... , 2 27... , 1 47... parsel sayılı taşınmazlar ile 2 02... parsel sayılı taşınmazın 23.06.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen bölümünün hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları adına; 1 11... parsel sayılı taşınmazın ise aynı havale tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümünün hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ve davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili belediyenin taraf sıfatının bulunmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, temyize konu çekişmeli taşınmazlar üzerinde davacı ve asli müdahil lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir. 1. Hükmü temyiz eden davalı Hazine vekiline, gerekçeli kararın tebliğ edildiği 03.08.2022 tarihi ile temyiz tarihi olan 24.08.2022 arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük temyiz süresinin geçtiği anlaşıldığından, temyiz talebinin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Çekişmeli 1 11... , 2 02... , 2 27... , 1 47... parsel sayılı taşınmazlar ile 1 11... parsel sayılı taşınmazın 23.06.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümü ve 2 02... parsel sayılı taşınmazın aynı havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (E) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin bu parsellere yönelik temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Çekişmeli 1 11... parsel sayılı taşınmazın 23.06.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (D) harfi ile gösterilen bölümü ile 2 02... parsel sayılı taşınmazın aynı havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (F) harfi ile gösterilen bölümününe yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince çekişmeli 1 11... parsel sayılı taşınmazın tespitine esas olan 1937 tarih ve 236 tahrir numaralı vergi kaydının bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümünü miktarıyla kapsadığı; 2 02... parsel sayılı taşınmazın tespitine esas olan 1937 tarih ve 821 tahrir numaralı vergi kaydının ise bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen bölümünü miktarıyla kapsadığı gerekçesiyle 1 11... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümü ile 2 02... parsel sayılı taşınmazın (E) harfi ile gösterilen bölümü hakkında hüküm kurulduğu halde, 1 11... parsel sayılı taşınmazın (D) harfi ile gösterilen bölümü ile 2 02... parsel sayılı taşınmazın (F) harfi ile gösterilen bölümü hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Çekişmeli bu taşınmazların tespitlerine esas olan vergi kayıtlarının taşınmazların hüküm kurulmayan bölümlerini kapsamadığı, bu bölümler üzerinde davacı ve asli müdahil lehine zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakta olup, eldeki davanın aktarılan ve resen araştırma ilkesine tabi davalardan olduğu hususu da göz önüne alındığında, taşınmazların bu bölümlerinin Hazine adına tesciline karar verilmemesi isabetsiz ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle çekişmeli 1 11... , 2 02... , 2 27... , 1 47... parsel sayılı taşınmazlar ile 1 11... parsel sayılı taşınmazın 23.06.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (C) harfi ile gösterilen bölümü ve 2 02... parsel sayılı taşınmazın aynı havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (E) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden bu parseller yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının (3) numaralı bendinin son fıkrasında yer alan "tapuya kayıt ve tesciline" ibaresinden sonra gelmek üzere, "dava konusu 1 11... parsel sayılı taşınmazın 23.06.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (D) harfi ile gösterilen 2.514,00 metrekarelik bölümü ile 2 02... parsel sayılı taşınmazın aynı havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (F) harfi ile gösterilen 1.910,00 metrekarelik bölümünün Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" ibaresinin eklenmesine, hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı