Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2933 E., 2025/5665 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2933 E., 2025/5665 K. (16.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2933
Karar No
2025/5665
Karar Tarihi
16.09.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/2933 E. , 2025/5665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/615 E., 2025/454 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/399 E., 2022/609 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 4.703,66 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz üzerindeki fındık bahçesinin 1999 yılından beri ...'ın kullanımında ve kendisine ait olduğu şerhi yazılarak, Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 30.04.2014 tarihinde davalı ... adına 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince satış işleminden dolayı tapuda kayden intikal ettirilmiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın fiili kullanımının müvekkilleri ile davalının müşterek murisinde olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ve müvekkillerinin miras payları oranında tapuya kayıt ve tescilini, mümkün olmaması halinde taşınmazın müvekkillerinin miras paylarına düşecek rayiç değeri üzerinden dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığını, dava konusu taşınmazın muris ...'dan kaldığı iddiasının doğru olmadığını, taşınmazın ... tarafından yaklaşık 20 yıldan fazla süre önce müvekkiline devredildiğini, davacıların yapılan bu devirden haberdar olduklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun gereğince Hazine tarafından hak sahibi olan davalı ...'a yapılan satış işlemi nedeniyle 30.04.2014 tarihinde davalı adına tapuya tescil edildiği, davacıların kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi haklarına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazineden satın alma nedeniyle kayden malik olan davalıya karşı mirasçılık ve zilyetlik iddiası ileri sürülemeyeceği gibi 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptali ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte, Hazineye ve şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra, şerhe yönelik davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi Hazinenin dava tarihinden önce 2014 tarihinde taşınmazı, 6292 sayılı Kanun hükümlerine istinaden davalıya sattığı, taşınmazın davalı adına tescil edildiği, davacının kullanım iddiasından kaynaklanan şahsi hakkına dayanarak mülkiyet hakkı sahibi Hazineden satın alma nedeniyle kayden malik olan davalıya karşı tapu iptali ve tescil davası davası açmasının mümkün olmadığı, yeni malike karşı zilyetlik iddiasının ileri sürülemeyeceği gibi 6292 sayılı Kanun gereği satış işlemi nedeniyle tapu kaydı oluşturulduktan sonra tapu iptali ve tescil istemi ile açılan davanın dinlenme olanağının da bulunmadığı, Hazine ile davalı arasında yapılan satış işleminin idarece iptal edilmediği sürece işin esasına girilerek davalı adına oluşan tapu kaydının iptalinin istenemeyeceği, buna bağlı olarak terditli olarak tazminat talebinin de dinlenemeyeceği göz önünde bulundurularak davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tarafların müşterek murisi ...'dan intikal ettiğini, davalı adına tapuya tescil edilmesinin hatalı olduğunu ve davada müvekkillerinin haklı olduklarının ortaya çıktığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun gereğince davalı adına yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tazminat istenilip istenilemeyeceği hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0dcdcaadf7698bb2 314c9c8de3fa9267

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı