8. Hukuk Dairesi 2025/1891 E. , 2025/5664 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/189 E., 2025/6 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski ...... parsel sayılı 1.043,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 884,36 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski ...... parsel sayılı 11.988,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 11.250,71 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan eski ...... parsel sayılı 3.800,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, aynı ada ve parsel numarasıyla 4.867,38 m² yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini, eksikliğin davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.
II. CEVAP Davalı ... ve arkadaşları cevap dilekçesinde; adlarına kayıtlı ...... parsel sayılı taşınmazın kadimden beri taş duvarla çevrili olduğunu, komşu parseller ile sınırlarının sabit olduğunu, komşu taşınmazlar ile olan sınırlarında kadimden beri ihtilaf olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli ve 2014/172 Esas, 2016/156 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, çekişmeli ...... parsel sayılı taşınmazın 21.04.2016 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 41,42 m², (C) harfi ile gösterilen 25,99 m² ve (H) harfi ile gösterilen 145,87 m² yüzölçümündeki bölümlerinin iptali ile ...... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle, ...... parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (D) harfi ile gösterilen 95,44 m² ve (E) harfi ile gösterilen 5,00 m² yüzölçümündeki bölümlerinin iptali ile ...... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle, ...... parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (F) harfi ile gösterilen 17,15 m² yüzölçümündeki bölümün iptali ile ...... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle; ...... parsel sayılı taşınmazın 1.014,35 m² yüzölçümlü; ...... parsel sayılı taşınmazın 11.037,49 m² yüzölçümlü ve ...... parsel sayılı taşınmazın ise 4.950,67 m² yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 21.02.2022 tarihli ve 2021/11371 Esas, 2022/1367 Karar sayılı kararıyla; "eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilerek; Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazlara ait uygulama kadastro tutanaklarının onaylı örnekleri, belge, harita ve fotoğraflardan eksik olanları dosya arasına getirtildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile harita mühendisi sıfatına sahip üç kişilik bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılması ve yapılacak bu keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazların doğal ya da yapay sınırlarının bulunup bulunmadığını, taşınmazların tesis kadastrosundaki sınırlarının neresi olduğunu, bu sınırlarda zaman içerisinde herhangi bir değişiklik olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, göstermeleri halinde söz konusu sınırların teknik bilirkişilere harita üzerinde işaretlettirilmesi, harita mühendisi bilirkişi kuruluna yöntemince inceleme ve araştırma yaptırılarak denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor düzenlettirilmesi" gereğine değinilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu ...... parsel sayılı taşınmaz ile ...... parsel sayılı taşınmaz arasındaki sınırın uygulama kadastrosu sırasında hatalı belirlendiği, ...... parsel sayılı taşınmaz ile ...... parsel sayılı taşınmaz arasındaki ortak sınırı oluşturan duvarın sabit sınır niteliğinde olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ...... parsel sayılı taşınmazın uygulama tespitinin iptali ile 02.02.2024 havale tarihli bilirkişi raporunda ...... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 278,01 m²'lik kısmı ile ...... parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 15,01 m²'lik kısmının iptali ile ...... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine; ...... parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 100,44 m²'lik kısmının iptali ile ...... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine; ...... parsel sayılı taşınmazın 1.076,94 m², ...... parsel sayılı taşınmazın 10.972,76 m², ...... parsel sayılı taşınmazın ise 4.952,81 m² yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, yapılan keşifte davacı adına kayıtlı taşınmazın sınırlarında bir değişikliğin olmadığının ortaya çıktığını, uygulama kadastrosu sırasında taşınmazlar arasındaki sınırın doğru şekilde belirlendiğini, müvekkili kurumun davanın niteliği gereği zorunlu davalı olduğunu, bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-A maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Davalı ... vekilinin yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9d84b46898a4bbcf 8446283e3c95d08c