Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/3488 E., 2025/5662 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3488 E., 2025/5662 K. (16.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3488
Karar No
2025/5662
Karar Tarihi
16.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/3488 E. , 2025/5662 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1773 E., 2025/300 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/391 E., 2023/46 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve asli müdahil ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 708 parsel sayılı 5.976,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kaldığı şerhi yazılarak, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 2009 yılında yapılan güncelleme çalışması sırasında taşınmazın beyanlar hanesindeki şerh aynen kalmak suretiyle 6.249,38 metrekare yüzölçümlü olarak Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ve müvekkili adına tapuya tesciline, olmadığı taktirde taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir. 3. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın öncesinde müvekkillerinin murisi...'ün, vefatından sonra ise müvekkillerinin zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ve müvekkilleri adına tapuya tesciline, olmadığı taktirde taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine müvekkilleri lehine kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davacı ve asli müdahillerin 1995 yılında yapılıp 20.01.1996 tarihinde kesinleşen kullanım kadastrosu tespitinden önceki hakka dayanarak tapu iptali ve tescil ile kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin hak talep ettikleri, kadastro tespitinin 20.01.1996 tarihinde kesinleştiği, Hazine adına tespitin yapılarak kullanıcı tespitinin yapılmadığı, tespitin kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği; yine davacı ve asli müdahillerin 2009 yılındaki güncelleme çalışmasına ilişkin itirazları bulunsa da bu çalışmada taşınmazın sadece yüzölçümüne ilişkin değişikliğin yapıldığı, kullanıcı durumuna ilişkin tespitin yapılmadığı ve bir değişiklik bulunmadığı, yani 20.01.1996 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmasında yapılan tespitlere göre bir değişiklik bulunmadığından 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin yeniden başlamayacağı" gerekçesiyle, davacı ve asli müdahillerin davalarının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve asli müdahil ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "gerek davacının ve gerekse asli müdahillerin 1995 yılında 2924 sayılı Kanun uyarınca yapılan 20.01.1996 tarihinde kesinleşen, kullanıcısız olarak tespit gören taşınmazın kullanım kadastrosu çalışmasından önceki hakka dayanarak tapu iptali ve tescil ile kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin hak talep ettikleri, tespitin kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği; yine davacının ve asli müdahillerin 2009 yılındaki güncelleme çalışmasına ilişkin itirazları yönünden ise bu çalışmada taşınmazın sadece yüzölçümüne ilişkin değişiklik yapıldığından 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin yeniden başlamayacağı gerekçesiyle davacının ve asli müdahillerin tapu iptali ve tescil talebi ile kullanıcı şerhi taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; ilk derece mahkemesince davacının davası ile asli müdahillerin talebi yönünden ayrı ayrı verilen ret hükümleri nedeniyle her ikisi aleyhine de vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin çekişmeli taşınmazın yaklaşık 28 yıldan bu yana aralıksız fiili zilyeti olup halen de kullanımında olduğunu, hava fotoğraflarının iddialarını desteklediğini, 2003 yılına ait hava fotoğraflarında müvekkili tarafından ekilen zeytin ağaçlarının bulunması karşısında fiili kullanım kadastrosu çalışmalarında kullanımsız olarak tutanak tutulmasının yerinde olmadığını, 2009 yılında dava konusu parselde yapılan güncelleme çalışmalarının usulsüz olduğunu ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, hak düşürücü sürenin yeniden başlamayacağı kabul edilerek, tapu iptali ve tescil talebi ile kullanıcı şerhi taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2. Asli müdahil ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın yıllardır öncesinde müvekkilllerinin murisi... tarafından, vefatından sonra da müvekkilleri tarafından kullanıldığını ve halen de kullanılmaya devam edildiğini, dinlenen tanıkların ve mahalli bilirkişilerin anlatımlarının taleplerini doğruladığını, davalı lehine ayrı ayrı iki defa vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı ve asli müdahillerin kullanım hakkının bulunup bulunmadığı, tapu iptali ve tescil talebinde bulunup bulunulamayacağı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekili ve asli müdahil ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL davacı ve asli müdahiller tarafından ayrı ayrı yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6bde3e589c97a1f1 e6e9b9944e209cbb

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı