Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2022/7561 E., 2025/1323 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7561 E., 2025/1323 K. (19.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7561
Karar No
2025/1323
Karar Tarihi
19.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/7561 E. , 2025/1323 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2084 E., 2022/1202 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/195 E., 2021/437 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Yalova ili Altıova ilçesi ... köyü 218 ada 11 parselin 1948 yılında yapılan 3116 sayılı Orman Kanunu gereği tamamının orman tahdit sınırıları içinde kaldığını, evveliyatının orman olduğunu ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline ve orman olan kısımdan şerhlerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... bilirkişi heyetince hazırlanan 28.07.2021 tarihli raporuna göre, dava konusu parselin 1061,71 m2'lik alanının 1948 yılından beri kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan, orman sayılan yer olduğu, tapusunun öncesi orman olan yere verilmiş tapu olduğu, orman mevzuatı açısından geçersiz olduğu, iptal edilmesinin ve orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescilinin uygun olduğunun tespit edildiği, bu rapordan dava konusu Yalova ili ... ilçesi ... köyünde dava tarihinde dava konusu yerde kesinleşmiş orman kadastrosu bulunduğu, dava konusu parselin orman kadastrosu sınırları içinde orman sayılan alanda kalan alan olduğu, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer vasfının değişmeyeceği, geçmişinde orman olan yerin zilyetlikle kazanımının mümkün olmadığı gibi orman sayılan yer üzerinde oluşturulan tapunun da yolsuz tescil niteliği taşıdığı, tapu kaydına itibar edilemeyeceği, ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye kadar ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımayacağı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve Yalova ili ... ilçesi ... köyü 218 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan şerhlerin terkinine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 28 inci maddesi gereğince hüküm özetinin Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hükme karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, kesinleşen orman kadastrosunun bulunması halinde, bir yerin orman olup olmadığının öncelikle varsa kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanakların uygulanması ile belirlenmesinde zorunluluk bulunmasına, uzman orman ve harita bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın yörede yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kalıp orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesine, yine davanın kabulüne karar verilip davada reddedilen bir yön bulunmadığından davalılar vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesine göre davalılar vekilinin sair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, ne var ki; somut olayda çekişmeli 218 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 3/4 payının hükmen tescil suretiyle dava dışı Hazine adına kayıtlı olduğu, bir başka deyişle taşınmazın mevcut durumu itibarıyla tamamının davalılar adına kayıtlı olmadığı, bu halde İlk Derece Mahkemesince davalılar adına kayıtlı olan payların iptali ile yetinilmesi gerekirken taşınmazın tamamına ait tapu kaydının iptali sonucu doğuracak ve de Hazine adına mükerrer tescil olacak şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ancak yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı ..." gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355/son cümlesi gereğince ve yukarıda belirtilen gerekçe ile sınırlı olmak üzere kabulüne İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2021 tarihli ve 2021/195 Esas, 2021/437 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın kabulüne, çekişmeli Yalova ili, ... ilçesi, ... köyü 218 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına kayıtlı 9/192 payın, davalı ... adına kayıtlı 9/192 payın, davalı ... adına kayıtlı 9/192 payın ve davalı ... adına kayıtlı 21/192 payın ayrı ayrı iptali ile iptal edilen payların orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline bu paylar üzerinde bulunan/konulacak şerhlerin tümünün terkinine, 2004 sayılı Kanun'un 28 inci madde gereği hüküm özetinin ... Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş ve iş bu karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi uyarınca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! be8788dc8dc2c033 f7abcc92df397e60

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı