8. Hukuk Dairesi 2022/5486 E. , 2025/5210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/419 E., 2022/478 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/96 E., 2020/91 K. Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne, birleşen davalardaki geçit hakkına yönelik talep bakımından Mahkemenin görevsizliğine, Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan birleşen davanın ise pasif husumetten reddine karar verilmiştir. Kararın, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dosya davacısı ... vekili 29.02.2016 tarihinde açtığı davasında özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 252 ada 2 parselin malikinin müvekkili olduğunu, anılan parselin imar sonucu kadastral 162 parselden oluştuğunu, yörede ilk defa 1938 yılında orman tahdidi yapıldığını ve bu 162 parselin tahdit sınırları dışında kaldığını, yörede son olarak 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) 11/10. maddesi uyarınca teknik hataların düzeltilmesi çalışması yapıldığını, bu çalışmada 162 parselin sınırını oluşturan 115, 116, 117 ve 118 numaralı orman sınırlarının koordinatlarının değiştirildiğini ve imar uygulaması ile yol olarak ayrılan ve 162 parselin kadastral çapı içinde olan 10 metrelik kısmın orman sınırları içine alındığını, yapılan bu işlemin teknik olarak hatalı ve hukuken geçersiz olduğunu, her ne kadar müvekkiline ait imar parselinin bu çalışmada orman sınırları dışında kaldığı ve hakkının ihlal edilmediği yönünde bir savunma olabilecek ise de parsele geçişi sağlayan yolun orman olması nedeniyle ortadan kalkması parselin imar parseli niteliğini ortadan kaldıracağı, yine imarlı parselde yapılacak yapının orman sınırından 20 metre uzağa yapılmasını gerektiren yapı yaklaşma sınırı nedeniyle müvekkilinin tasarruf hakkının kısıtlanacağını belirterek, kadastral 162 parselin sınırlarını oluşturan ve defalarca teyit edilen 115, 116, 117 ve 118 orman sınır noktalarının yerinin değiştirilmesine yönelik işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davacısı ... vekili 01.03.2016 tarihinde açtığı davasında özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 254 ada 2 ve 3 parselde kat irtifakına sahip olduğunu, orman kadastro haritalarının düzeltilmesine yönelik yapılan teknik çalışmasının hatalı olduğunu, imar planına göre elde etmiş olduğu imar yolunun ve ana yolla bağlantısının iptal edilmiş olması nedeni ile açıkca hukuka ve kamu düzenine aykırı olan bu hususun orman kadastro haritasında düzeltilmesini, müvekkilinin hak sahibi olduğu 254 ada 2 ve 3 parsellerin yürürlükteki imar planına göre belirlenmiş olan imar plan yolunun aynı biçimde korunmasını, yine müvekkilinin hak sahibi olduğu 254 ada 2 ve 3 parsellerin güneybatı yönünden geçmekte olan 100 metre uzaklıktaki Kumköy caddesine bağlanma geçiş hakkının tanınmasına karar verilmesini istemiş, asli müdahiller aynı taleplerle davaya katılmışlardır. Birleşen dosya davacısı ... Proje Planlama AŞ vekili 11.02.2016 tarihinde açtığı davasında özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 254 ada 1 ve 254 ada 9 parsellerde imar yolunun orman içine alınmasının geçiş haklarını etkilediğini bu yerin orman dışında olduğunu belirterek, teknik hatanın düzeltilmesi ve ... Caddesine bağlanma hakkı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu edilen imar yolunun 1938 tarihinde yapılan orman tahdidinde kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı, bu nedenle 6292 sayılı Kanun'un 11/10. maddesi uyarınca yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi çalışmasında orman sınırları içinde gösterilmesinin hatalı olduğu, birleşen dosyalardaki geçit hakkı talebi yönünden mahkemenin görevli olmadığı, yine eldeki davada Kadastro Müdürlüğünün husumetinin bulunmadığı" gerekçesiyle, asıl ve birleşen davalar ve asli müdahillerin talebi yönünden davanın kabulüne, 26.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda (A) rumuzu ile gösterilen 3.568,67 metrekarelik kısım hakkında 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro tespitinin iptal edilerek, bu kısmın orman sınırı dışına çıkarılmasına, orman kadastro haritasında sarı renkli alanda gösterilmesine ve bu kısmın ... Devlet Ormanı olan 1818 ada 3 parselden tenzili ile 1818 ada 3 parselin 2240225,20 m2 olarak tesciline, birleşen dosya 2019/154 Esas yönünden; davacı vekili tarafından açılan 254 ada 1 ve 9 parsellerin ... Caddesine bağlanma yolu (Geçit hattı) talebine ilişkin davanın görev yönünden usulden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine, birleşen dosya 2016/102 Esas yönünden; davacı ... vekili ve asli müdahiller ... ve ... tarafından açılan 254 ada 2 ve 3 parsellerin güney/batı yönünde geçmekte olan 100 metre uzaklıktaki ... Caddesine bağlanma yolu (Geçit hattı) talebine ilişkin davanın görev yönünden usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, davacının ve asli müdahillerin İstanbul Kadastro İl Müdürlüğüne yönelttiği davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, iş bu karar, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Dosya kapsamından, dava konusu taşınmazların bulunduğu İstanbul ili .... ilçesinin .... köyünde İlk orman tahdidinin 1938 yılında 3116 sayılı kanuna göre yapıldığı ve 22.04.1938 tarihli ve 3889 sayılı Resmi Gazete'de ilan edilerek kesinleştiği, ... Belediye Başkanlığınca 1998 yılında ... 158-159-162-163-164-165-166-167-168-169 parsellerle ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. madde uygulaması yapıldığı, bu parsellerin tamamının 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdit sınırları dışında kaldığı, daha sonra yapılan orman kadastrosu ve 2. madde uygulamalarının konu edilmediği, 29.11.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2896 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulamasında eski 164 (yeni 254 ada 1-9 parseller), 165 ve 162 parsellerin orman sınırları dışında kaldığının belirlendiği ve düzenlenen orman tahdit haritasında da 162, 164 ve 165 parsellerin tamamının tahdit dışında gösterildiği, ancak 1998 yılında yapılan imar uygulamasında bu parsellerin kuzey kısımlarının imar yolu olarak belirlendiği, belirlenen bu yolun orman tahdit sınırları dışında bulunduğu, ancak 6292 sayılı Kanun çalışmaları sırasında daha önce kesinleşen orman tahdit sınırları dışında yer alan ve imar uygulamasıyla yola bırakılan dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisine dahil edildiğinin anlaşıldığı, 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 10. fıkrasına göre yapılan çalışmaların, kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş orman haritalarındaki teknik hataların tespiti ve düzeltilmesine ilişkin olduğu, 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre yapılan çalışmanın yeni bir orman kadastrosu olmayıp, daha önce orman olarak sınırlandırılmayan veya mahkeme kararı ile orman olarak tesciline karar verilmeyen bir taşınmazın, bu çalışma ile orman sınırları içerisine alınmasının mümkün olmadığı, yani bu çalışma yeni bir orman kadastro çalışması olmayıp, taşınmazların hukuki durumlarını inceleme ve değerlendirme yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle, kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı bilirkişi raporlarınca tespit olunan ve raporda (A) harfi ile gösterilen 3.568,67 m²lik kısmın orman sınırları içerisine alınması Kanuna aykırı olup, mahkemece bu kısmın orman sınırı dışına çıkartılmasına ve 1818 ada 3 parsel sayılı orman parselini buna göre miktarının düzeltilmesine yönelik istinaf incelemesine konu kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; 6292 sayılı Kanun'un mülga 11/10. maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işleminin iptali ile geçit hakkı verilmesi istemlerine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1938 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidi, 1984 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun'un değişik 2/B madde uygulaması, 1988 yılında 6831 sayılı Kanun'un değişik 2/B madde uygulaması, 2016 yılında ise 6292 sayılı Kanun'un mülga 11/10. maddesi uyarıca yapılan düzeltme çalışması mevcuttur. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi kararındaki yazılı gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlık; askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesince açılan 6292 sayılı Kanun'un mülga 11/10. maddesi uyarınca yapılmış orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi çalışmasının iptali istemine ilişkin olup, bu tür davalarda İlk Derece Mahkemesince orman kadastro haritasındaki hatanın düzeltilmesine yönelik karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, temyize konu kararda haritadaki teknik hatanın düzeltilmesine ilişkin hükmün yanında "dava konusu yerin 1818 ada 3 orman parselinden tenzili ile orman parselinin yüz ölçümünün 2240225,20 metrekare olarak tesciline" şeklinde hüküm kurulması isabetsizdir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin yukarıda 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının ana dosya 2016/96 Esas yönünden, birleşen dosya 2019/154 Esas yönünden, birleşen dosya 2016/102 Esas yönünden başlıklarındaki 2 numaralı bentte yer alan "...ve bu kısmın ... Devlet Ormanı olan 1818 ada 3 parselden tenzili ile 1818 ada 3 parselin 2240225,20 metrekare olarak tesciline..." cümlesinin hükümden çıkartılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 42c7895c1198d775 fd727ec8a6628700 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2022/5486 E. , 2025/5210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/419 E., 2022/478 K. KARAR : İstinaf başvurularının esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/96 E., 2020/91 K. Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların kabulüne, birleşen davalardaki geçit hakkına yönelik talep bakımından Mahkemenin görevsizliğine, Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan birleşen davanın ise pasif husumetten reddine karar verilmiştir. Kararın, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dosya davacısı ... vekili 29.02.2016 tarihinde açtığı davasında özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 252 ada 2 parselin malikinin müvekkili olduğunu, anılan parselin imar sonucu kadastral 162 parselden oluştuğunu, yörede ilk defa 1938 yılında orman tahdidi yapıldığını ve bu 162 parselin tahdit sınırları dışında kaldığını, yörede son olarak 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) 11/10. maddesi uyarınca teknik hataların düzeltilmesi çalışması yapıldığını, bu çalışmada 162 parselin sınırını oluşturan 115, 116, 117 ve 118 numaralı orman sınırlarının koordinatlarının değiştirildiğini ve imar uygulaması ile yol olarak ayrılan ve 162 parselin kadastral çapı içinde olan 10 metrelik kısmın orman sınırları içine alındığını, yapılan bu işlemin teknik olarak hatalı ve hukuken geçersiz olduğunu, her ne kadar müvekkiline ait imar parselinin bu çalışmada orman sınırları dışında kaldığı ve hakkının ihlal edilmediği yönünde bir savunma olabilecek ise de parsele geçişi sağlayan yolun orman olması nedeniyle ortadan kalkması parselin imar parseli niteliğini ortadan kaldıracağı, yine imarlı parselde yapılacak yapının orman sınırından 20 metre uzağa yapılmasını gerektiren yapı yaklaşma sınırı nedeniyle müvekkilinin tasarruf hakkının kısıtlanacağını belirterek, kadastral 162 parselin sınırlarını oluşturan ve defalarca teyit edilen 115, 116, 117 ve 118 orman sınır noktalarının yerinin değiştirilmesine yönelik işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosya davacısı ... vekili 01.03.2016 tarihinde açtığı davasında özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 254 ada 2 ve 3 parselde kat irtifakına sahip olduğunu, orman kadastro haritalarının düzeltilmesine yönelik yapılan teknik çalışmasının hatalı olduğunu, imar planına göre elde etmiş olduğu imar yolunun ve ana yolla bağlantısının iptal edilmiş olması nedeni ile açıkca hukuka ve kamu düzenine aykırı olan bu hususun orman kadastro haritasında düzeltilmesini, müvekkilinin hak sahibi olduğu 254 ada 2 ve 3 parsellerin yürürlükteki imar planına göre belirlenmiş olan imar plan yolunun aynı biçimde korunmasını, yine müvekkilinin hak sahibi olduğu 254 ada 2 ve 3 parsellerin güneybatı yönünden geçmekte olan 100 metre uzaklıktaki Kumköy caddesine bağlanma geçiş hakkının tanınmasına karar verilmesini istemiş, asli müdahiller aynı taleplerle davaya katılmışlardır. Birleşen dosya davacısı ... Proje Planlama AŞ vekili 11.02.2016 tarihinde açtığı davasında özetle; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 254 ada 1 ve 254 ada 9 parsellerde imar yolunun orman içine alınmasının geçiş haklarını etkilediğini bu yerin orman dışında olduğunu belirterek, teknik hatanın düzeltilmesi ve ... Caddesine bağlanma hakkı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu edilen imar yolunun 1938 tarihinde yapılan orman tahdidinde kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı, bu nedenle 6292 sayılı Kanun'un 11/10. maddesi uyarınca yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi çalışmasında orman sınırları içinde gösterilmesinin hatalı olduğu, birleşen dosyalardaki geçit hakkı talebi yönünden mahkemenin görevli olmadığı, yine eldeki davada Kadastro Müdürlüğünün husumetinin bulunmadığı" gerekçesiyle, asıl ve birleşen davalar ve asli müdahillerin talebi yönünden davanın kabulüne, 26.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda (A) rumuzu ile gösterilen 3.568,67 metrekarelik kısım hakkında 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro tespitinin iptal edilerek, bu kısmın orman sınırı dışına çıkarılmasına, orman kadastro haritasında sarı renkli alanda gösterilmesine ve bu kısmın ... Devlet Ormanı olan 1818 ada 3 parselden tenzili ile 1818 ada 3 parselin 2240225,20 m2 olarak tesciline, birleşen dosya 2019/154 Esas yönünden; davacı vekili tarafından açılan 254 ada 1 ve 9 parsellerin ... Caddesine bağlanma yolu (Geçit hattı) talebine ilişkin davanın görev yönünden usulden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine, birleşen dosya 2016/102 Esas yönünden; davacı ... vekili ve asli müdahiller ... ve ... tarafından açılan 254 ada 2 ve 3 parsellerin güney/batı yönünde geçmekte olan 100 metre uzaklıktaki ... Caddesine bağlanma yolu (Geçit hattı) talebine ilişkin davanın görev yönünden usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, davacının ve asli müdahillerin İstanbul Kadastro İl Müdürlüğüne yönelttiği davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, iş bu karar, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Dosya kapsamından, dava konusu taşınmazların bulunduğu İstanbul ili .... ilçesinin .... köyünde İlk orman tahdidinin 1938 yılında 3116 sayılı kanuna göre yapıldığı ve 22.04.1938 tarihli ve 3889 sayılı Resmi Gazete'de ilan edilerek kesinleştiği, ... Belediye Başkanlığınca 1998 yılında ... 158-159-162-163-164-165-166-167-168-169 parsellerle ilgili olarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. madde uygulaması yapıldığı, bu parsellerin tamamının 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdit sınırları dışında kaldığı, daha sonra yapılan orman kadastrosu ve 2. madde uygulamalarının konu edilmediği, 29.11.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2896 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulamasında eski 164 (yeni 254 ada 1-9 parseller), 165 ve 162 parsellerin orman sınırları dışında kaldığının belirlendiği ve düzenlenen orman tahdit haritasında da 162, 164 ve 165 parsellerin tamamının tahdit dışında gösterildiği, ancak 1998 yılında yapılan imar uygulamasında bu parsellerin kuzey kısımlarının imar yolu olarak belirlendiği, belirlenen bu yolun orman tahdit sınırları dışında bulunduğu, ancak 6292 sayılı Kanun çalışmaları sırasında daha önce kesinleşen orman tahdit sınırları dışında yer alan ve imar uygulamasıyla yola bırakılan dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisine dahil edildiğinin anlaşıldığı, 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 10. fıkrasına göre yapılan çalışmaların, kesinleşmiş ve tapuya tescil edilmiş orman haritalarındaki teknik hataların tespiti ve düzeltilmesine ilişkin olduğu, 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre yapılan çalışmanın yeni bir orman kadastrosu olmayıp, daha önce orman olarak sınırlandırılmayan veya mahkeme kararı ile orman olarak tesciline karar verilmeyen bir taşınmazın, bu çalışma ile orman sınırları içerisine alınmasının mümkün olmadığı, yani bu çalışma yeni bir orman kadastro çalışması olmayıp, taşınmazların hukuki durumlarını inceleme ve değerlendirme yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle, kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı bilirkişi raporlarınca tespit olunan ve raporda (A) harfi ile gösterilen 3.568,67 m²lik kısmın orman sınırları içerisine alınması Kanuna aykırı olup, mahkemece bu kısmın orman sınırı dışına çıkartılmasına ve 1818 ada 3 parsel sayılı orman parselini buna göre miktarının düzeltilmesine yönelik istinaf incelemesine konu kararda bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; 6292 sayılı Kanun'un mülga 11/10. maddesine göre yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işleminin iptali ile geçit hakkı verilmesi istemlerine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1938 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman tahdidi, 1984 yılında yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun'un değişik 2/B madde uygulaması, 1988 yılında 6831 sayılı Kanun'un değişik 2/B madde uygulaması, 2016 yılında ise 6292 sayılı Kanun'un mülga 11/10. maddesi uyarıca yapılan düzeltme çalışması mevcuttur. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, İlk Derece Mahkemesi kararındaki yazılı gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlık; askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesince açılan 6292 sayılı Kanun'un mülga 11/10. maddesi uyarınca yapılmış orman kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi çalışmasının iptali istemine ilişkin olup, bu tür davalarda İlk Derece Mahkemesince orman kadastro haritasındaki hatanın düzeltilmesine yönelik karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, temyize konu kararda haritadaki teknik hatanın düzeltilmesine ilişkin hükmün yanında "dava konusu yerin 1818 ada 3 orman parselinden tenzili ile orman parselinin yüz ölçümünün 2240225,20 metrekare olarak tesciline" şeklinde hüküm kurulması isabetsizdir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir. SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı ... İdaresi vekili ile davalı Hazine vekilinin yukarıda 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının ana dosya 2016/96 Esas yönünden, birleşen dosya 2019/154 Esas yönünden, birleşen dosya 2016/102 Esas yönünden başlıklarındaki 2 numaralı bentte yer alan "...ve bu kısmın ... Devlet Ormanı olan 1818 ada 3 parselden tenzili ile 1818 ada 3 parselin 2240225,20 metrekare olarak tesciline..." cümlesinin hükümden çıkartılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 42c7895c1198d775 fd727ec8a6628700 ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5486 E., 2025/5210 K. (03.07.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5486
- Karar No
- 2025/5210
- Karar Tarihi
- 03.07.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2142 E., 2025/5197 K. 03.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4302 E., 2025/5207 K. 03.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4908 E., 2025/5209 K. 03.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6172 E., 2025/5214 K. 03.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6372 E., 2025/5221 K. 03.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6328 E., 2025/5223 K. 03.07.2025