Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2022/2740 E., 2025/4976 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2740 E., 2025/4976 K. (26.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2740
Karar No
2025/4976
Karar Tarihi
26.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/2740 E. , 2025/4976 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 1993/95 E., 2008/79 K. KARAR : Tavzih talebinin reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama neticesinde verilen ve kesinleşen hükmün tavzih edilmesinin istenilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ek kararıyla, tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili 04.09.1969 tarihli dava dilekçesinde; Samsun ili ... ilçesi ... köyünde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği yaklaşık 1.266,240 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, hükmün, davacı ... İdaresi vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.07.2010 tarihli ve 2010/8049 Esas, 2010/9934 Karar sayılı ilamıyla davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, orman niteliği ile tescil edilen dava konusu taşınmaz bölümleri yönünden onanmasına karar verilmiş ve hüküm, 14.09.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Hükmün kesinleşmesinden sonra, davacı ... İdaresi vekili 28.02.2020 havale tarihli dilekçesi ile; kesinleşen kararın infazı için Tapu Müdürlüğüne müracaat edildiğinde, cevap olarak, yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sonucunda, Mahkeme kararına esas bilirkişi raporuna ekli krokide gösterilen parsellerin yüzölçümlerinin değişiklik gösterdiği gerekçesiyle hükmün infaz edilemediğinin bildirdiğini, kararın infazının ancak tavzih kararı alınması ile mümkün olacağını açıklayarak, davanın kabulüne karar verilen yerlere ilişkin olarak 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışmalar dikkate alınarak hükmün bu yönüyle tavzihine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ek kararıyla; "...6100 sayılı HMK'nin 305. maddesinde, hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt uyandırması yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi halinde icrası tamamlanıncaya tavzih kararı verilebileceği, ancak hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceğinin belirtildiği, dava konusu olan ve kesinleşmesi nedeniyle tapuya tescil için gönderilen parsellerin 3402 sayılı Kanun'un 22/a uygulamasıyla yüzölçümünün değişmesi nedeniyle tescile ilişkin infazdaki sorunun açılacak ayrı bir davada değerlendirilebilecek ayrı bir uyuşmazlık konusu olduğu, parsellerin yüzölçümündeki değişme dolayısıyla verilecek tavzih kararının hükümle taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçları değiştirir nitelikte olacak olması nedeniyle hükmün tavzihinin mümkün bulunmadığı" gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen 17.10.2023 tarihli ek karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesinin, temyiz olunan 07.07.2020 tarihli ek kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d96ae1052ca453ff 40f5def572083676

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı