Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2022/2608 E., 2025/4975 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/2608 E., 2025/4975 K. (26.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2608
Karar No
2025/4975
Karar Tarihi
26.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2022/2608 E. , 2025/4975 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/532 E., 2021/354 K. KARAR : Dava (asıl) hakkında karar verilmesine yer olmadığına - davanın (birleşen) reddine İdaresi vekili ile katılma yoluyla davacı - davalı ... ... terekesi vekili Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı-davacı Hazine ve davalı-asli müdahil Orman İdaresi vekilleri ile katılma yoluyla davacı-davalı ... terekesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... terekesi tasfiye memuru, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... ilçesi ... köyü ... ve Mezarlık Arkası ... mevkiilerinde bulunan, toplam 15.700 metrekarelik 5 parça taşınmazın müvekkilince zilyetlik devir sözleşmesi ile devranılarak 20 yılı aşkın süredir aralıksız ve fasılasız malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurulduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmaz bölümlerinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi hükmüne göre vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davaya asli müdahil olarak katılan ... ... ise, dava konusu 15.700 metrekarelik yerdeki zilyetliğin 25.06.1990 tarihli zilyetlik devir senedi ile kendisine devredildiğini ileri sürerek bu kısmın kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen önceki hüküm, davacı vekili ile davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.02.2013 tarihli ve 2012/15132 Esas, 2013/738 Karar sayılı ilamıyla; "16.09.2003 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide pembe işaretli bölümlerin orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, bu bölümlere ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, aynı raporda (A), (B) ve (C) harfileri ile işaretli bölümlerin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığına işaret edilerek yöntemine uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenerek davacı ve asli müdahil adına tespit yapıldığından asıl davanın konusuz kaldığı, uzman orman bilirkişi ve heyet tarafından, hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazların en eski hava fotoğraflarında açık alan olduğu, makilik ve fundalık yerlerden olmadığı gibi orman sayılmayan yerlerden olduğu 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddesine göre olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle, davacı ... terekesi adına açılan dava yönünden, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına; asli müdahil ... (...)'ün davası yönünden, konusuz kalan asli müdahale davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına; asli müdahil Orman İdaresinin davasının reddine; birleşen (2014/375 Esas) davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-davacı Hazine ve davalı/asli müdahil Orman İdaresi vekilleri ile katılma yoluyla davacı/davalı ... terekesi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Dosya içeriğindeki belgelerden; dava konusu taşınmazların bulunduğu ... ilçesi ... Mahallesinde dava tarihinden sonra 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca kadastro çalışması yapıldığı ve çekişme konusu taşınmazlar hakkında 105 ada 1, 107 ada 24 ve 112 ada 6 parsel numarasıyla kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kanun'un 26. maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun'un 27. maddesinde ise, İlk Derece Mahkemesince görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu Mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların Kadastro Mahkemesine re'sen devrolunacağı belirtilmiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen dava konusu taşınmazlar hakkında görevli Mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gözetilerek, 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma nedenine göre de sair temyiz itirazları incelenmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin harcın istek halinde temyiz eden katılma yoluyla davacıya iadesine, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b90b91ac3134c205 639e9cb659c8ec56

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı