Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3855 E., 2025/4978 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3855 E., 2025/4978 K. (26.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3855
Karar No
2025/4978
Karar Tarihi
26.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/3855 E. , 2025/4978 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1518 E., 2024/346 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/365 E., 2022/122 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davalı Hazine yönünden davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 13605 ada 605 ve 606 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 4.569,72 ve 23.002,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazların kadastro tespitinde kullanıcısız olarak belirlendiğini ancak çekişmeli yerleri müvekkilinin kullandığını ileri sürerek 13605 ada 605 ve 606 parsel sayılı taşınmazlar içinde kalan 850,00 metrekarelik alana ilişkin kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline, olmadığı takdirde 605 parsel içinde kalan 850,00 metrekarelik alana ilişkin kadastro tespitinin iptali ile bu alanın davacı tarafından kullanıldığının tespitine ve davacı kullanımında olan 606 parsel içerisinde olacak şekilde kadastro tutanaklarının düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davanın kadastro tespitine itiraz davası olduğu, davacı tarafından her ne kadar dava dilekçesinde ...'a husumet yöneltilmiş ise de, 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. madde çalışmalarında malik olarak adına tespit yapılan kişilere husumet yöneltilebileceği, edinme sebebi kısmındaki açıklama, kullanıcı gösterimine ilişkin olmadığından ve aynı kanunun 30/2 gereği resen görülen davalardan olmadığı, 13605 ada 605 parselin tutanağının edinme sebebi bölümünde adı geçen ...'ın taraf sıfatının bulunmadığı ve 02.02.2022 tarihli keşif tutanağındaki davayı kabule salahiyeti olmadığı, bu nedenle davacının ...'a yönelik davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacının Hazineye yönelik tescil istemi yönünden; keşif tarihi itibari ile dahi dava konusu taşınmazların taşlık ve çalılık vaziyette bulunduğu, tüm hava fotoğrafları ve uydu görüntülerine göre taşınmazların imar ihya edilmediği ve netice olarak 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. madde koşullarının oluşmadığı ve dava konusu taşınmazın tesciline yönelik davasının sübut bulmadı��ı, davacının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesine yönelik istemi yönünden ise dava konusu taşınmazların Hazine adına tespitlerinin yapıldığı, Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre özel mülkiyete konu taşınmazlarda zilyetlik şerhi verilmesi mümkün bulunmadığı, bu tür kadastro çalışmalarında ancak 3402 sayılı Kanun'un 19. madde uyarınca muhtesatın beyanlar hanesinde gösterilmesinin mümkün olduğu, ayrıca somut olayda 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesinin uygulamasının da söz konusu olmadığı, netice olarak taşınmazların üzerinde herhangi bir muhdesat bulunmadığı, bu nedenlerle 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki şartlarının gerçekleşmediği " gerekçesiyle davacının, ...'a yönelik davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, Hazine'ye yönelik kullanıcı şerhi verilmesine ve tescile ilişkin istemleri yönünden davalarının sübut bulmadığından ayrı ayrı reddine, 13605 ada 605 ve 606 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro tespiti gibi işlem yapılarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelerle kararın usul ve kanuna uygun olduğu" belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cad16cc4f8f3d38d 69cbb5c51d3ba079

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı