Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/288 E., 2025/3752 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/288 E., 2025/3752 K. (18.09.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/288
Karar No
2025/3752
Karar Tarihi
18.09.2025
Konu
Miras

7. Hukuk Dairesi 2025/288 E. , 2025/3752 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/331 E., 2024/2085 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/354 E., 2022/695 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; murisin 05.12.2015 tarihinde öldüğünü, ... Noterliğinin 15.08.1989 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesinin Sarayköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/40 Esas ve 2017/504 Karar sayılı ilâmı ile 02.10.2017 tarihinde açıldığını, murisin vasiyetnameyi düzenlediği tarihte 57 yaşında olup vasiyetnameyi düzenledikten 26 yıl sonra vefat ettiğini, vasiyetnamenin yanılma, korkurtma ve zorlama sonucu düzenlendiğini, murisin bu vasiyeti düzenlediği zaman ile sonraki 26 yıllık zaman diliminde aynı irade içinde bulunduğunun şüpheli olduğunu belirterek kanuna aykırı şekilde düzenlenen vasiyetnamenin iptaline, aksi takdirde müvekkiline ait saklı payın ve fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 TL'nin tenkisi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin iptali sebebi olarak açıklanan korkutma, zorlama, yanılma, kriterlerine ilişkin somut vakıa açıklaması yapılmadığını, vasiyetnamenin davacının saklı payına müdahale eden bir işlem olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin murisin ölümünden 26 yıl önce düzenlenmesinin vasiyetnamenin geçerliliğini etkilemediği, vasiyetnamenin korkutma, yanılma ve zorlama sonucu yapıldığının ispatlanamadığı ve davacının saklı payının ihlal edilmediği gerekçesiyle vasiyetnamenin iptali talebinin ve terditli tenkis talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, mirasbırakanının 05.12.2015 tarihinde ölümü ile mirasçı sıfatını kazandığı, mirasbırakana ait vasiyetnamenin Sarayköy Sulh Hukuk Mahkemesince 05.09.2016 tarihli celsede açılarak davacının da aralarında bulunduğu bir kısım yasal mirasçıların yüzüne karşı okunduğu, dolayısıyla davacının vasiyetnameyi ve buna bağlı olarak saklı payının zedelendiğini bu tarihte öğrendiği, 09.11.2017 tarihinde ise davacının mirasbırakanın sağlığında gerçekleşen olgulara dayanarak vasiyetnamenin iptalini içeren bu davayı açtığı, davacıların vasiyetnameyi ve saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarih ile bu davayı açtığı tarih arasında bir yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu, istinaf kanun yolu başvurusunun kısmen kabulü ile; davanın öncelikle hak düşürücü süreden reddi gerektiğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 hükmü uyarınca düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği; ayrıca İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, davalılar aleyhine verilen vekâlet ücretine istinaf olmadığından aleyhe kaldırma yasağı uyarınca vekâlet ücreti yönünden ilk karardaki şekliyle vekâlet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile; Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2022 tarih ve 2017/354 Esas, 2022/695 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-2 hükmü gereğince ortadan kaldırılmasına; davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bir yıllık hak düşürücü sürenin, vasiyetnamenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 595 ila 597. maddeleri uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesince açılıp okunmasına dair kararın kesinleştiği tarihte işlemeye başlayacağını, 2. Davalıların tek vekili olduğu ve ilgili kararda davalılar yönünden ayrı ret sebebi olmadığı gözetildiğinde tek vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; vasiyetnamenin iptali, ikinci kademe tenkisi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bc37bf16983b4f56 65f731b9e9ee351a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı