Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/172 E., 2025/3763 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/172 E., 2025/3763 K. (18.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/172
Karar No
2025/3763
Karar Tarihi
18.09.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/172 E. , 2025/3763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1632 E., 2024/2097 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/261 E., 2023/444 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili; İzmir ili, ... ilçesi, 2955 ada, 2 parsel de kayıtlı 34 numaralı bağımsız bölüm davalı müteahhit ...'den 44.000,00 TL bedel karşılığında haricen nâtamam olarak satın alındıktan sonra, taşınmazın eksikliklerinin müvekkili tarafından tamamlandığını, tapuda taşınmazı müvekkiline devretmeyen davalı ...'e karşı 03.06.2004 tarihinde açılan tapu iptali ve tescil istemli davada verilen tescil kararının 09.09.2015 tarihinde kesinleşerek taşınmazın davacı adına tescil edildiğini; ancak dava konusu taşınmazın henüz müteahhit ... adına kayıtlı olduğu dönemde anılan davalının borçları sebebiyle çok sayıda kurum ve banka tarafından taşınmaz kaydına haciz şerhleri işlendiğini, bu haciz şerhlerinin ise tescil davası açılırken 2004/311 Esas sayılı dosya üzerinden 07.10.2004 tarihinde işlenmiş olan ihtiyati tedbir şerhinden sonraki tarihli hacizler olmaları sebebiyle davacıyı bağlamayacağını ileri sürerek; dava konusu 34 numaralı bağımsız bölüm kaydındaki haciz şerhlerinin kaldırılmasını talep etmiştir. Birleştirilen İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/172 Esas ve 2017/144 Karar sayılı dosyasında davacı ... vekili; asıl dava dosyasına da konu aynı taşınmazın (34 numaralı bağımsız bölüm) davalı ... adına tapuda tescilli olduğu dönemde, tapu kaydına Torbalı İcra Müdürlüğünün 2011/903 Esas sayılı dosyası üzerinden işlenmiş haciz şerhinin, tescil davası açılırken 2004/311 Esas sayılı dosya üzerinden 07.10.2004 tarihinde işlenmiş ihtiyati tedbir şerhinden sonraki tarihli haciz olması sebebiyle davacıyı bağlamayacağını ileri sürerek; dava konusu 34 numaralı bağımsız bölüm kaydındaki haciz şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle Mahkemece dava dosyalarının birleştirilmesine karar verilmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı vekili; ... Müdürlüğünün mükellefi olan borçlu ...'in borcundan dolayı düzenlenen 15.09.2014 tarihli haciz bildirgesiyle davaya konu taşınmaza haciz konulduğunu, davada idari yargının görevli olup 6183 sayılı Kanun uyarınca ...'in borcunun kesinleşmesi üzerine ...'e ait hisseye haciz işlendiğini, ayrıca davanın dava şartı yönünden reddi gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ...Ş. vekili; davalı Bankanın alacağından dolayı işlenen hacizlerin İİK'nın 106 ve 110. maddeleri uyarınca düştüğünü ve davanın konusuz kaldığını belirterek; davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... Varlık Yönetim A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Varlık Yönetim A.Ş.'nin ... Varlık Yönetim A.Ş. çatısı altında birleştiğini, dava dilekçesinde belirtilen haczin düştüğünü belirterek; davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: İzmir 4. İcra Müdürlüğünğün 2010/9830 Esas ve İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2013/445 Esas sayılı takip dosya alacağının ... (...) Varlık Yönetimi A.Ş.'ne temlik edildiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur. 5. ... Varlık Yönetim A.Ş. vekili; ... A.Ş.'nin icra dosyasındaki alacağının ... Varlık Yönetimi A.Ş.'ye temlik edildiğini, dilekçesi ekinde İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2010/9830 Esas ve İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2013/445 Esas sayılı takip dosyası alacağının devrine ilişkin 01.10.2012 tarihli temlik sözleşmesinin bir örneğini ibraz ettiklerini, davacı ile borçlu şahıs arasındaki ilişkinin davalı tarafından bilinemeyeceğini, haciz işlemi anında tapu malikinin borçlu ... olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur. 6. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlu ... hakkında İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2009/3781 Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinde, işlem tarihi itibarıyla borçlu adına kayıtlı taşınmaza haciz konulduğunu, davacı ile borçlu şahıs arasındaki ilişkinin davalı tarafından bilinemeyeceğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davaya konu haciz işlemleri, davacı tarafından 03.06.2004 tarihinde açılan tapu iptali ve tescili davasından sonraki tarihli olup; İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı ile davaya konu taşınmazda davalı adına olan tapu kaydının (payın) iptali ile davacı adına tesciline karar verildiği, bu karar, dava tarihi itibariyle davacı lehine hüküm doğuracağından, borçlu ...’in borcuna istinaden konulan hacizlerin kaldırılması gerektiği, ayrıca; bir kısım davalılar, hacizlerin düştüğünü kabul ettikleri gibi; İİK'nun 106 maddesindeki “Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir.” hükmü uyarınca; alacaklı bankalar tarafından yapılan icra takiplerinde, yasada belirlenen bir yıllık süre içinde satış talebinin olmadığı, hatta takip dosyalarında uzunca süredir hiçbir işlemin yapılmadığı anlaşıldığından söz konusu takiplerdeki hacizlerin düşmüş olup, tapu kaydındaki hacizlerin şeklen varlığını sürdürdüğü, taşınmazın tapu kaydındaki haciz şerhlerinin kaldırılması gerektiği..." gerekçesiyle; asıl davanın ve birleştirilen davanın kabulü ile asıl ve birleştirilen dava dosyalarına konu tüm haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır. A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili; davada idari yargının görevli olup ayrıca müvekkiline atfedilebilecek bir kusurun da bulunmadığını, her türlü harçtan muaf müvekkili lehine yargılama gideri ve harç ile vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... A. Ş. vekili; Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilk kararın kesin olup kesin nitelikteki kararın yok sayılmasının kazanılmış usulü hakların elden alınması anlamına geldiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı ...Ş. vekili; davaya konu taşınmaza konulan hacizlerin 23.02.2010 ve 21.09.2010 tarihli olduklarını, dava açılmadan ve müvekkiline temlik edilmeden önce hacizlerin İİK'nın 106 ve 110. maddelerine göre düştüğünü, dava tarihinde geçerli bir haciz bulunmadığından davacının dava açmada hukuki yararının ve davanın konusunun bulunmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. 4. Davalı ...Ş. vekili; davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, davada müvekkilinin kabul etmediği ve reddettiği bir durumun olmadığını, müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleriyle ilgili hükmün kaldırılması gerektiğini belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Onama harcı davalı ...Ş.'den peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c997dc8b2ac3ad83 af3ca5c1515c7a64

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı