Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/144 E., 2025/3760 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/144 E., 2025/3760 K. (18.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/144
Karar No
2025/3760
Karar Tarihi
18.09.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2025/144 E. , 2025/3760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1599 E., 2024/2220 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/71 E., 2022/595 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, 29186 ada 3 parseldeki arsada 20/15924 oranında pay sahibi olup aynı zamanda bu parsel üzerinde imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği devam eden inşaatın da müteahhidi olduğunu, ancak taşınmazdaki 10/15924 oranındaki payın önceki hissedarı ... tarafından Nisan 2019 tarihinde bu hisseyi davalıya sattığını, bahse konu hissenin satışının müvekkiline haber verilmediğini, gayrimenkuldeki payın, davalı tarafa müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında satılması neticesinde müvekkilinin yasal ön alım hakkını kullanarak adı geçen hisseyi devralmak istediğini; öte yandan aynı taşınmazda 30/15924 oranında paylı önceki malik ...'nın ise payını, sırf müvekkilinin kanuni ön alım hakkını kullanmasına engel olmak için daha önceki bir tarihte tapuda trampa olarak göstererek Şubat 2019 tarihinde davalıya devrettiğini, tapuda yapılan temlik işleminin aslında satış olduğunu belirterek; davanın kabulü ile taşınmazdaki davalıya ait dava konusu hisselerin yasal ön alım hakkı nedeniyle iptaline, payın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ortada bir satış olmadığını, taşınmazlar arasında takas yapıldığını, sair iddiaların bir geçerliliği olmadığını, ortada bir satış olmadığına göre ön alım hakkına dayanılmasının yersiz olduğunu, ayrıca bedele yönelik iddiaların da gerçekle ilgisinin olmadığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Dava konusu taşınmazda hissedar olmayan davalının, dava dışı ... ile mesken niteliğindeki taşınmazı trampa ettikleri, bedellerinin 350.000,00 TL gösterilip trampa işleminin tarafı olan ...'nın bizzat duruşmada resmî senet örneğindeki rakamları doğrulayarak trampa suretiyle devir yapıldığını kabul ettiği, sonradan bu bağımsız bölümün başkasına satılmasının veya adı geçen kişinin burayı görmemesinin sonuca etkili olmadığı, davalı tanıklarının savunmayı doğruladığı, bilirkişi kurulu raporunda trampa konusu taşınmazların değerlerinin sözleşme tarihi itibariyle birbirine yakın olduğunun tespit edildiği, bariz bir oransızlık bulunmadığı, davacı taraf gerçekte bu işlemin satış olduğunu ve trampa işleminde muvazaa bulunduğunu iddia ederek ön alım hakkını kullanmış ise de, muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı, taşınmaz değerleri arasındaki farkının tek başına işlemin satış olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığı; diğer taraftan ön alım hakkı ancak satışlarda kullanılabileceğinden davalının trampa ile edindiği paydan sonra edindiği diğer pay yönünden ise davacının ön alım hakkının bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 hükmü gereğince esastan reddine, davalı vekilinin katılma yolu ile istinaf kanun yolu başvuru isteminin 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 hükmüi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak vekâlet ücreti yönünden davalı yararına yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin ön alım hakkını kullanmasının önüne geçebilmek için, davalı şirketin önce dava konusu bir kısım payı Şubat 2019 da tapuda trampa göstermek suretiyle devralıp aslında satış işlemi yaptıklarını, daha sonra Nisan 2019 da ise diğer bir kısım payı başka bir paydaştan satın aldığını, kanun tarafından davalının bu eylemlerinin korunmaması gerektiğini, zira ikinci satışa uygun zemin hazırlayabilmek için ilk işlemin trampa gibi gösterildiğini, yapılan işlem gerçekte "trampa" değil, "satış" işlemi olduğunu, mal değişimi sözleşmesinde kural olarak, karşılıklı değiştirilen malların birbirleriyle eşit değerde olması gerektiğini, bedel farklılığının bilirkişi raporuyla ortaya çıktığını, fiyatlar arasındaki nispetsizliğin ve hatta trampadan kısa süre sonra trampaya konu davadışı taşınmazın satılmasının da muvazaa iddialarını kanıtlar nitelikte olduğunu, öyle ki dava dışı eski malik ...'nın trampa olarak edindiği davadışı taşınmazı hiç görmeden alıp muvazaalı olarak taşınmazın kaydi maliki olduktan kısa süre sonra da ivedilikle taşınmazı satarak nakte çevirmiş olmasının da muvazaa iddialarını destekler mahiyette olduğunu, gerçek satış bedelinin ve kimin aracılığı ile trampaya konu davadışı taşınmazın satın alındığının açıklığa kavuşturulması bakımından yeni malikinin tanık sıfatıyla dinlenmesi yönündeki taleplerinin reddedilerek eksik inceleme ile karar tesis edildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 810b21099a87d936 9df6178572bb4702

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı