7. Hukuk Dairesi 2025/515 E. , 2025/3757 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1845 E., 2024/1725 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Savaştepe Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/139 E., 2024/103 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davanın taraflarının muris ...'ın bir kısım mirasçıları olup murisin ölümünü müteakiben davalı ile davacılar ..., ... ve ... arasında sırasıyla 03.11.2015, 06.06.2016 ve 20.09.2016 tarihlerinde imzalanan sözleşmelerde, devri kararlaştırılan miras mallarının gerçek değerleri ile sözleşmede belirtilen değerleri arasında aşırı oransızlık bulunduğunu, bunun sebebinin ise sözleşme sırasında yüksek harç ve masraf ödememek için davalı kardeşin davacıları sözleşmeye düşük bedel yazmaları gerektiğine ikna etmesi olduğunu, ikna olan davacıların gerek düşüncesizlik ve gerekse tecrübesizlikleri sebebiyle sözleşmeyi imzaladıklarını; ancak bugüne kadar davalı tarafından davacılara herhangi bir bedel ödenmediğini, gerçek bedelin ödeneceği hususunda davalının bugüne kadar davacıları oyalayıp dava açmalarına engel olduğunu, öte yandan sözleşmelerde yer almayan fakat murisin sağlığında koyun satışından elde ettiği 40.000,00 TL'den 5.000,00 TL'sini alan davalının kalan 35.000,00 TL'yi de alıp davacılara para vermediğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca edimler arasındaki aşırı nispetsizliğin giderilmesi gerektiğini belirterek; miras payı devri sözleşmelerindeki oransızlığın giderilerek miras paylarının karşılığı olarak tespit edilecek gerçek bedellerin ve ayrıca herbir davacı için miras payına göre 5.000,00 TL olan koyun bedelinin yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların doğru olmadığını, davacılar ... ve ...'a ayrı ayrı miras payı olarak 10.000,00'er TL ve 1.000,00 TL de kurban bedeli verdiğini, davacı ...'ye ise 1.500,00 TL miras payı verip kalan 8.500,00 TL'yi de ödemek istediğini ancak eşinin cezaevinde olması sebebiyle ...'nin şimdilik parayı almak istemediğini, iki adet de kurbanlık kuzu verdiğini, koyunların muris tarafından sağlığında satılarak karşılığında muris tarafından 5.000,00 TL nakit ve 30.000,00 TL bedelli senet (bono) alındığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Yapılan keşif neticesinde objektif unsurun varlığının kanıtlanmış ise de aşırı yararlanmadan bahsedilebilmesi için objektif unsurun yanında subjektif unsurun varlığının da ispat edilmesi gerektiği, her ne kadar davacılar vekili miras payı devri sözleşmesindeki tutarın gerçek değer olmadığını iddia etse de noter huzurunda resmi senet şeklinde düzenlenen belgenin aksinin sözleşmenin taraflarınca ileri sürülemeyeceği, ayrıca subjektif unsurla ilgili olarak davacıların deneyimsizlik ve tecrübesizliklerine dayanılmış olsa da, sözleşmede devredilen taşımazların çokluğu karşısında bu taşınmazların bedelinin devredilen miktarlarda olmayacağının akli melekelerini kullanma yetisine ve normal bilgi düzeyine sahip her şahıs tarafından bilinebilir olduğu, davacıların fiil ehliyeti bulunmadığı yönünde dosya içeriğinde herhangi bir iddia bulunmadığı, tanık beyanlarından subjektif unsurun varlığı ve davalının, davacıların deneyimsizlik ve tecrübesizliğini kullanarak davacıları sömürme kastının bulunduğunun da ispatlanamadığı, koyun bedelinin iadesine ilişkin olarak ise bedelin davalıya ödenmediği anlaşıldığından hüküm kurulurken değerlendirmeye alınmadığı, yasal düzenleme ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde subjektif unsurun oluşmadığı..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; gabin için gerekli tüm unsurlar gerçekleştiği halde subjektif unsurun gerçekleşmediğinden bahisle Mahkemece davanın reddedildiğini, davalının ailenin tek çocuğu olup sözleşme imzalanırken yüksek harç ve masraf ödememek için sözleşmeye düşük bedel yazmaları gerektiğine davacıların davalı tarafından ikna edildiğini, ancak sözleşme sırasında davalının herhangi bir ödeme yapmadığı gibi kurbanlık koyun da vermediğini, davacıların güvenlerini kötüye kullanarak tecrübesizliklerinden aşırı şekilde faydalanan davalının edimler arasında aşırı nispetsizliğe sebep olduğunun açıkça görüldüğünü, subjektif unsurun tespiti noktasında Mahkemece dinlenen tanıklara ayrıntılı sorular sorulması ve davalının ise isticvabına başvurulması gerekirken bunun yapılmadığını, ayrıca yemin deliline başvurulmaksızın subjektif unsurun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; gabin hukuksal nedenine dayalı olarak taraflar arasında imzalanmış miras payı devri sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ee70c58b2d5b14ef a36d2eab5be868fd