7. Hukuk Dairesi 2025/526 E. , 2025/3758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2458 E., 2024/2626 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/88 E., 2024/318 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi olan ...'ın vefatı sebebiyle verilen Kahramanmaraş 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/742 Esas, 2023/722 Karar sayılı veraset ilâmının hatalı olduğunu, şöyle ki; Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesinde 06.02.2023 günü meydana gelen depremde müvekkilinin eşi ve oğlunun yıkılan apartmanlarının enkazında kaldıklarını, 06.02.2023 deprem günü davacının eşi ...'ın cansız bedeninin enkazdan çıkarıldığını, oğlu ...'ın ise 06.02.2023 tarihinde ...'ın cenazesinin çıkarılmasından sonra yaralı olarak enkazdan çıkarıldığını, bu sebeple Tıp Fakültesinden ...'ın tedaviye ilişkin belgelerinin getirtilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin o gün oğlunun enkazdan yaralı çıkması üzerine eşinin cenazesini enkaz alanında bırakıp hastaneye gitmek zorunda kaldığını, sonradan spor salonunda toplu hâlde eşinin cenazesinin de teşhis edildiği 09.02.2023 tarihinin ölüm tarihi olarak nüfusa kaydedildiğini, oysa müteveffa ... 06.02.2023 tarihinde oğlu ...'dan önce vefat etmiş olup, "birlikte ölüm karinesinin" uygulanmasının mümkün olmadığını, ... vefat ettiğinde oğlu ... hayatta olduğundan Kahramanmaraş 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/742 Esas 2023/722 Karar sayılı kararında mirasın 6 pay olarak kabul edilerek 3 pay ...'a, 1'er pay ...'ın kardeşleri davalılar ..., ..., ...'ya aidiyetine şeklinde verilen mirasçılık belgesinin iptali gerektiğini, ...'ın ölüm tarihi 06.02.2023 olup öldüğünde sağ olan mirasçılarının eşi ... ile oğlu ... olduğunu, dinlenecek tanıklar, gerekirse feth-i kabir neticesi alınacak adli tıp raporu sonucunda gerçeğin ortaya çıkacağını belirterek; veraset ilâmının iptalini, nüfus kayıtlarının da düzeltilerek yeni veraset ilâmı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; resmî sicil ve senetlerin, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturduğunu, bu durumda resmî belgelere göre muris ...'ın 09.02.2023 tarihinde oğlu ...'un ise 06.02.2023 tarihinde öldüğünü, deprem günü müvekkili ...'in Bursa'da olup Maraştaki kardeşi ...'ın durumunu öğrenip kendisine bilgi vermesi için ricada bulunduğu eski apartman görevlisi ... 'ın enkaz başına gitmiş olması nedeniyle tanık olarak dinlenmesi ve ilgili hastaneden ise ...'un tedavi görüp görmediğini sorulması gerektiğini, davalılarla husumetli olan üvey kardeşlerinin tanık olarak dinlenmemesi gerektiğini, aynı anda öldüğü karine olarak kabul edilen kişilerin birbirlerine mirasçı olamayacaklarını, aralarında ölüm günü olarak 3 gün bulunan kişilerin defnedilmelerinin üzerinden 4 ay geçmesinden sonra feth-i kabir marifetiyle inceleme yapılmasından hukuki bir menfaat elde edilemeyeceğini, tıbben ölüm gün ve saatlerinin belirlenemeyeğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Depremin etki alanın genişliği ve büyüklüğü nedeniyle resmî kayıtların sağlıklı tutulamadığı ve genel bir uygulama olarak vefat edenlerin enkazdan çıkarılma tarihlerinin veya def'in tarihlerinin ölüm tarihi olarak kayıtlara geçtiğinin sabit olduğu, yapılan araştırmalarda ...'ın enkazdan ölü olarak çıkarılmış olmasında bir tereddüt bulunmayıp 06.02.2023 tarihinde öldüğü, davacının oğlu ...'ın ise tıp fakültesinde 06.02.2023 günü deprem sonrasında çekilmiş röntgen filminin mevcut olduğu, dolayısıyla ...'ın, ...'tan önce öldüğü, tam olarak ölüm tarihi tespit edilememekle birlikte tanık ...'ın savcılık ve mahkemede vermiş olduğu istikrarlı beyanlarına itibar edilerek ...'ın 07.02.2023 tarihinde öldüğünün mahkemece kabul gördüğü..." gerekçesiyle; davacının davasının kabulü ile, murisler ...'ın 06.02.2023 tarihinde; ...'ın ise 07.02.2023 tarihinde öldüklerinin tespitine, nüfus kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine, Kahramanmaraş 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/742 Esas 2023/722 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile, ...'ın vefatı ile ortaya çıkan miras meselesinin 4 pay kabul edilerek; 1 payın ... ve ...'dan olma 04.01.1971 doğumlu ... T.C. kimlik numaralı (eşi) ...'a aidiyetine, 3 payın ... ve ...'dan olma 28.02.2012 doğumlu ... T.C. kimlik numaralı ... 'a aidiyetine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 hükmü gereğince kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; "...Mahkemece, talep olmamasına rağmen re'sen murislerin nüfus kayıtlarındaki ölüm tarihlerinin değiştirilmesi suretiyle karar verilmesi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 580/2 hükmü gereği sağ kalan mirasçı sonradan ölürse onun miras hakkı kendi mirasçılarına geçeceğinden İlk Derece Mahkemesince veraset ilâmının yazıldığı tarihte hayatta olmayan oğluna da pay ayrılması doğru olmayıp davalının istinaf itirazları yerinde olduğundan; ancak tespit edilen bu hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; davalı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne, Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.06.2024 tarih, 2023/88 Esas, 2024/318 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-2 hükmü uyarınca dairemiz tarafından düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek, davanın kabulü ile; Kahramanmaraş 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/742 Esas, 2023/722 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile, ... T.C kimlik numaralı ...'ın vefatı ile ortaya çıkan miras meselesi 1 pay kabul edilerek; payın ... ve ...'dan olma 04.01.1971 doğumlu ... T.C. kimlik numaralı ...'a aidiyetine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olup taraflarınca ileri sürülen iddiaların dikkate alınmadığını, delillerin toplanmadığını, lehlerine olan delillere ilişkin gerekçelendirme yapılmayıp adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, resmî sicile güven ilkesi gereği davanın reddi gerektiğini, hastane yazı cevaplarının çelişkili olduğunu, ...'ın ölüm yerinin ... Apartmanı enkazı olup enkazdan sağ olarak çıktığının ispatlanamadığını, davacı tarafın davada zıt iddialarda bulunduğunu, röntgen görüntülerinin ...'a ait olmadığını, ölü muayene tutanağına göre ...'un kafa travması nedeniyle öldüğü sabit olup bu ciddi yaralanmanın tedavisine ilişkin ufak bir görüntü kaydı dahi olmayıp bu durumdaki hastaya bacak kemiği röntgeni çekilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tanıkların hiçbirinin ...'u sağ olarak gördüğünü söyleyemediklerini, zira enkazdan ölü çıkarılarak morga götürülen ...'un ölüm yerinin ... Apartmanı olarak kayıtlara geçirildiğini, Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddedildiğini, tanık beyanlarının birbirleriyle çeliştiğini ve beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, ...'ın 06.02.2023 tarihinde vefat ettiğine dair tutarlı delillerin elde edilemediğini, yasada ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihatlarında açıkça vurgulanmış olduğu üzere aynı anda öldüğü karineten kabul edilen kişilerin birbirlerine mirasçı olamayacaklarını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ölüm tarihinin tespiti ile mirasçık belgelerinin iptali ve yenisinin verilmesi istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 94963d5207af8ba9 d43b6b6e8d8996bb