7. Hukuk Dairesi 2025/2172 E. , 2025/3026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/352 E., 2025/32 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ve babasının verdiği 75.000 DM ile kardeşi ...'ın üç parselden oluşan taşınmazları ... 'dan satın aldığını, taşınmazların satış değerini tam olarak bilmediğini, taşınmazların 03.05.1983 tarihinde ... ile ... adlarına 1/2'şer hisseli şekilde hileli olarak tapuya tescil edildiğini, müvekkilinin durumu öğrenince taşınmazların tapuda müvekkili ile babasının üzerine devrini istediğini, ... bazı parsellerde 1/2 oranındaki payını müvekkiline devretmiş ise de, 2/3 oranında hissesi olması gereken müvekkilinin hakkının verilmediğini ileri sürerek, ... parsel, ... parsel, ... ada ... parsel sayılı taşınmazların 2/3 payının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli kararıyla; inançlı işlem iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 23.12.2022 tarihli kararıyla; davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizin 16.04.2024 tarihli ve 2023/951 Esas, 2024/2051 Karar sayılı kararı ile "dava inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil olarak nitelenmiş ise de, davacının kendisi ve babası adına taşınmaz alınmak üzere para gönderdiğini savunarak davalı ... ile inanç ilişkisi kurulduğunu ileri sürdüğü, davacı ile davalı ... arasında bir inanç sözleşmesi bulunmadığı, davalı ...'nin taşınmazı temlikinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 36. maddesi kapsamında değerlendirilerek yargılama yapılması gerektiği" belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalılar ..., ..., ... yönünden esastan reddine, davalı ... yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Kemal ile davacı arasında inançlı işlem bulunduğunun tanık beyanları ile ispatlandığını, hile olgusunun sadece davalı ... yönünden değil davalı Kemal yönünden de bulunduğunu, müvekkilinin 2006 yılında ...’un payını devrettiğini öğrenmişse de işlemin detayını öğrenmediğini, müvekkilinin konu hakkında yeterince bilgi sahibi olmamasının yanı sıra, babasının sağlığının etkilenmemesi ve babasının sağlık yönünden sorun yaşamasını önlemek amacı ile dava açmakta geciktiğini, mahkemenin süre yönünden ret gerekçesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hile hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! cce381647576fd59 92dd56ad4b26af55