7. Hukuk Dairesi 2024/5139 E. , 2025/3023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/941 E., 2021/2713 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/162 E., 2020/19 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 1989 yılından beri ... ada ... parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 136 m2 kısmına zilyet olduğunu, 11.06.2013 tarihli kadastro sırasında taşınmazın hatalı olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, tamamı 268,32 m2 olan parselin 132 m2 kısmına zilyet olan diğer davalı ...'in ise müvekkilinin 136 m2 alana zilyet olduğunu bildiği halde 4076 sayılı Kanun çerçevesinde taşınmazın tamamını satın aldığını, oysa davalı ...'in 29.03.2014 tarihinde aynı parselde müvekkilinin de zilyet olduğunu ikrar eden yazılı sözleşmeyi imzaladığını, müvekkilinin taşınmaz üzerinde ağaçları, garajı, kömürlüğü ve bahçesi bulunduğunu, müvekkiline zilyet olduğu payla ilgili olarak İstanbul Defterdarlığı'ndan ecrimisil ihbarnameleri gönderildiğini ileri sürerek, halen tamamı davalı ... adına kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilinin zilyet olduğu payının müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili, ... tarafından 02.02.2016 tarihli dilekçe ile taşınmazın 4706 sayılı kanunun 4/c maddesine göre satışının istendiğini, ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 135,82 m2 Hazine hissesinin 4706 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca 244.476,00 TL bedelle ...'e satış yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, müvekkilinin zilyedi olduğu dava konusu taşınmazın 6625/13416 payını İstanbul Büyükşehir Belediyesinden, 6791/13416 payını ise Hazineden bedeli karşılığında devraldığını, devirler 4706 sayılı Kanun'un 4/c maddesi uyarınca yapıldığından idari işlemlere karşı ancak idari yargı yoluna başvurulabileceğini, davacının komşu parsel olan .... ada ... parsel sayılı taşınmazı aynı müvekkili gibi 4706 Sayılı Kanun uyarınca satın aldığını, davacının müvekkilinin satın aldığı parselde hak iddia ederek haksız çıkar sağlamaya çalıştığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen kısmı davacının kullandığı ve davalı ...’in buna bir itirazda bulunmadığı gerekçesiyle ...’e yönelik davanın kabulüne, Hazine’ye yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in dava konusu taşınmazda 4706 sayılı Kanun'un 4/c maddesi gereği satın alma yolu ile malik olduğu, satış işlemi iptal edilmediği sürece davanın dinlenilme imkanı bulunmadığı, davacı ile davalı ... arasında 29.03.2014 tarihli sözleşme imzalanmış ise de, bu tarihte taşınmaz Hazine adına kayıtlı olduğundan sözleşmenin geçerliliği bulunmadığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne dair karar verilmiş olmasının doğru bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın her iki davalı yönünden de reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, satış işleminin iptali için idari başvuru ve idari yargı süresinin geçtiğini, mahkemece mülkiyet hakkında karar verilmesi gerektiğini, satın alma işleminin hızlı olması için kimler adına başvuru yapılacağına tarafların kendi aralarında karar verdiklerini ama hak sahibi oldukları yerleri gösterir sözleşme yaptıklarını, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık zilyetliğe tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2b8c22abe5fe558e 7a9c3f17d161b71c