Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4522 E., 2025/3025 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4522 E., 2025/3025 K. (16.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4522
Karar No
2025/3025
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2024/4522 E. , 2025/3025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2276 E., 2024/2438 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat .... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/85 E., 2024/65 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; kadimden beri davacı köyün kullanımında olan taşınmazların kadastro sırasında davalı ... çalışma alanı içerisinde kaldığını, ... Köyü ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel numaraları ile yaylak niteliğiyle kamu orta malı olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, kadastro tespitinde ve tespite itiraz davalarında taşınmazların aidiyetinin belirlenmediğini, yaylak vasıflı taşınmazlara ilişkin tahsis kararı bulunmadığını, davacı köyün kadimden beri ... Yaylasının zilyedi olduğunu, yaylanın otundan ve sair imkanlarından tek başına yararlandığını, bugüne kadar hiçbir köyün bu duruma muaraza çıkarmadığını, davacı köy yaylayı bizzat kullandığı gibi bazı dönemlerde de hayvancılıkla uğraşan kişilere kiraya verdiğini ileri sürerek, ... Köyü ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parseli kapsayan ... Yaylasının davacı ... Köyüne aidiyetinin tespiti ile yaylaya müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacının taşınmazlarda üstün hakkı bulunmadığını, davalı köyün taşınmazları kadimden beri mera ve yaylak olarak kullandığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ... Köyü ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı mera nitelikli taşınmazların davacı ... Tüzel Kişiliği ve davalı ... Kişiliğinin müşterek kullanımında olduğunun tespitine ve müşterek kullanım hakkına yapılan el atmanın önlenmesine, .. ada ... parsel sayılı mera nitelikli taşınmazın davacı ... Tüzel Kişiliği kullanımında olduğunun tespitine ve davalı köy tarafından davacının kullanım hakkına yapılan el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve hükmün ferilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu ...parsel yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiğini, müşterek kullanım olduğuna ilişkin gerekçenin yeterli olmadığını, müvekkili köyün diğer köyün hayvanlarının sulanmasına izin vermesinin müşterek kullanım olduğunu göstermediğini, çeşmenin kullanılması insani ve hayvani ihtiyaç olduğundan müvekkilince kullanıma ses çıkarılmadığını, ... yaylasının ... Köyünün yaylası olduğunun asırlardır bilinen bir durum olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, kesinleşmiş kadastro mahkemesi kararlarına göre müvekkili köyün kullandığının belirlendiğini, tanık beyanlarının yanlış değerlendirildiğini, dava konusu taşınmazları kadimden beri müvekkilinin nizasız ve fasılasız olarak kullandığını, davanın hak düşürücü süre sonrası açıldığını, dava konusu edilen yerlerin müvekkili köyün sınırları içerisinde olup karşı tarafın anılan yerlerde hiçbir kullanımı ve üstün hakkı bulunmadığını, tapu kayıt ve belgelerine göre anılan yerlerin müvekkillerine ait olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yaylanın aidiyetinin tespiti ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b81d0d7580351508 ebf7f84c92871f42

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı