7. Hukuk Dairesi 2024/4395 E. , 2025/2737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1572 E., 2024/2191 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/177 E., 2024/172 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların murisi ...’tan intikal eden dava konusu taşınmazların davalı tarafından kullanıldığını, yıllarca ekip biçildiğini, davacının kullanmasına izin verilmediğini, davalı tarafa teslim etmesi ya da kirasını ödemeleri konusunda defalarca şifahi talepte bulunulduğunu ve ihtarname gönderildiğini, cevaben kira bedellerini davacı müvekkile ödediğini beyan ettiğini ancak herhangi bir ödeme olmadığını belirterek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; 147 ada 11 parsel, 148 ada 6 parsel, 153 ada 6 parselin dava dışı ... tarafından kullanıldığını, çiftçi kayıt sisteminden de bu durumun anlaşılacağını, kendisinin ürün yetiştirmesi için yardımcı olmak amacıyla taşınmazlarda bulunduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, kendisinin yalnızca 190 ada 9 parseli ürün yetiştirmek amacıyla kullandığını, diğer hissedarlar ile sözlü kira akdi kurduğunu, buna istinaden de her hissedara ektiği kısımla ilgili kira bedellerini eksiksiz olarak ödediğini, davacının payına düşen kira bedellerini de düzenli olarak elden ödendiğini, davacı kardeşi olup yakın akrabalar arasındaki hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilebilmesi için miktar ve değer bakımından bir sınırlama getirilmediği ve ödemelerini düzenli olarak yaptığını tanıklarıyla ispat edeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen davacı tanık beyanları, DSİ Sulama kayıtları, dosya arasında bulunan diğer deliller ve ayrıca keşifte dinlenen davalı ...’ın ikrar niteliğindeki beyanları ile davalı tanığı Satılmış Albayrak'ın beyanlarından, davalının dava konusu taşınmazların tamamını ya bizzat ya da kiraya vererek kullandığı, taşınmazlardan gelir elde ettiği ve bu gelirden davalıya pay vermediği ve taşınmazları haksız ve kötüniyetli işgal ettiği hususları sabit hâline geldiği, davacının vekili aracılığı ile ... 4. Noterliğinin 25.04.2023 Tarih ... Yevmiye numaralı ihtarname ile dava konusu taşınmazları kullanmak isteğini davalıya 02.05.2023 tarihinde tebliğ ettiği, davalıya 7 gün süre verildiği, davalının dosya arasına sunulan delillerden dava konusu taşınmazlardan elde ettiği gelirden davacıya ödediğini ispatlayamadığı, böylece 10.05.2023 tarihi itibari ile intifadan men şartının gerçekleştiği, bu tarihten dava tarihine kadar olan süre yönünden davacıya ecrimisil tazminatı ödenmesi gerektiği, 147 ada 11 parsel, 190 ada 16 parsel tapu kaydında ve keşifte yapılan gözlemde fiili olarak meyve bahçesi, ahır ve samanlık niteliğinde olması nedeniyle intifadan men koşulunun gerçekleşmesine gerek olmadığı, dava tarihinden geriye doğru beş yıla ait ecrimisil tazminatı şartlarının oluştuğu, bilirkişi raporunda dava konusu 148 ada 6 parsel, 153 ada 6 parsel sayılı taşınmazlar için 10.05.2023 tarihinden dava tarihine kadar olan süre yönünden toplamda 389,20 TL ve 147 ada 11 parsel, 190 ada 16 parsel sayılı taşınmazlar için dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre yönünden toplamda 34.800,04 TL ecrimisil tazminatı hesaplandığı gerekçesiyle el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, davalı tarafından dava konusu taşınmazlarda davacının payına yaptığı el atmanın önlenmesine, davacı ecrimisil tazminatı davasının kısmen kabulüne, 147 ada 11 parsel ve 190 ada 16 parsel yönünden toplamda 34.800,04 TL ecrimisil tazminatının, 148 ada 6 parsel, 153 ada 6 parsel yönünden toplamda 389,20 TL ecrimisil tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 147 ada 11 parsel ve 190 ada 16 parsel yönünden dava tarihinden geriye doğru beş yıla ait ecrimisil tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmişse de verilen hükmün usul ve yasaya uygun olduğundan bahsedilemeyeceği, murisin 1996 yılında vefat ettiği, toplanan deliller ve tanık beyanlarından davalının muris vefat etmeden önce ve vefat ettikten sonra taşınmazları kullandığı, davacı tarafından gönderilen ihtarnamede davalıya 7 gün süre verildiğinden davacının davalının kullanımına 10.05.2023 tarihinden itibaren rıza göstermediğinin anlaşıldığı, davalı davaya konu taşınmazları murisin vefat ettiği 1996 tarihinden dava tarihi olan 16.05.2023 tarihe kadar kullandığı ve bu süre içerisinde ihtarname çekilene kadar davalı tarafa bir ihtar veya uyarıda bulunduğu ispatlanamadığından taraflar arasında 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 209. maddesi gereğince ariyet sözleşmesinin yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, sözleşmenin ihtarnamede verilen sürenin bitimi olan 10.05.2023 tarihinde feshedilmiş ve davalı bu tarihten itibaren haksız işgalci duruma düştüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, 148 ada 6 parsel, 153 ada 6 parsel, 147 ada 11 parsel, 190 ada 16 parsel sayılı taşınmazlarda, davacının paylarına yaptığı el atmanın önlenmesine, ecrimisil tazminatı davasının kısmen kabulüne, 147 ada 11 parsel yönünden 124,23 TL ve 190 ada 16 parsel yönünden 98,07 TL olmak üzere toplam 222,30 TL ecrimisil tazminatının 10.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 148 ada 6 parsel, 153 ada 6 parsel yönünden toplamda 389,20 TL ecrimisil tazminatının intifadan men şartının gerçekleştiği 10.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın öncelikle husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin bu yerlerde hiç bir şekilde ekmek dikmek suretiyle tarımsal faaliyet göstermediğini, eksik araştırmayla sonuca gidildiğini, babasının sağlığında kendisine fiilen tahsis etmiş olduğu parseli kendisinin kullandığını, araziyle ilgili izalei şüyuu davası açıldığını, araziye bakım yapılmazsa araziyi yabani otlar bürüyüp arazi özelliğini kaybedeceğinden ve ilgilenen hiç kimse olmadığı için bu taşınmazların olağan bakım ve gözetiminin müvekkili tarafından yapıldığını, amacın gelir elde etmek olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin ariyet sözleşmesinin varlığını kabul ettiğini ancak taraflar arasında ariyet sözleşmesinin varlığını kabul etmemekle (mümkün olmamakla) birlikte ariyet sözleşmesinin varlığı hâlinde davalının anılan taşınmazları icara vermesinin kendisiyle çeliştiğini gösterdiğini, 6098 sayılı Kanun'un 380/2 hükmü uyarınca ödünç alan, ödünç konusunu başkasına kullandıramayacağını, ayrıca ariyet sözleşmesinin varlığını iddia eden (ödünç alan) ispatla yükümlü olduğunu, fakat huzurdaki davada davalı tarafça sözleşmenin varlığına dair bilgi, belge ve tanık sunulmadığını, davalı muris tarafından taşınmazın kendisine tahsis edildiğini iddia etmiş ise de taşınmazlar için yapılmış rızai taksim sözleşmesi bulunmadığını, vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, paydaşlar arası el atmanın önlenmei ve ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı tarafından temyiz edilen miktar 89.708,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddi gerekir. 2.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.