Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4200 E., 2025/2738 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4200 E., 2025/2738 K. (21.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4200
Karar No
2025/2738
Karar Tarihi
21.05.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

7. Hukuk Dairesi 2024/4200 E. , 2025/2738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1022 E., 2024/1176 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/221 E., 2024/49 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın iadesini talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Yargılamanın iadesini talep eden vekili; Çorlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2018/50 Esas 2018/183 Karar sayılı dava dosyasında müvekkilinin tazminata mahkum edildiğini, bu kararın derecattan geçerek kesinleştiğini, ancak dosya karar düzeltme aşamasında iken dava konusu taşınmazın tapu ve kadastro kayıtlarına ulaşıldığını, bu kayıtlar üzerinde yapılan incelemede tazminata dayanak taşınmazın mera vasfında olduğunun ve yolsuz olarak davalı murisleri adına tescil edildiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine taşınmaz hakkında Çorlu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/41 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını, işbu yargılamanın iadesi davasına dayanak yapılan belgelerin kararın kesinleşmesini müteakip öğrenildiğini, davalıların kök murisi adına yapılan tescilin yolsuz olduğuna dair bilgi ve belgelerin müvekkilince önceden bilinebilmesinin mümkün olmadığını, tapu iptali ve tescil davasının kabul edilmesi hâlinde mülkiyetin Hazine adına tescil edileceğini ve davalıların ecrimisile hak kazanmalarının mümkün olmayacağını, işbu dava bakımından HMK m.375/ç'de belirtilen şartının sağlandığını belirterek yargılamanın iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP Karşı taraf vekili; yargılamanın iadesi istemine dayanak yapılan belgelerin kadastro tutanakları ve tapulamaya esas diğer belgeler olduğunu, idarenin tapu kayıtlarına ulaşamadığını ve bunlardan habersiz olduğunu ileri süremeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Çorlu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.09.2021 tarihli ve 2018/41 Esas, 2021/291 Karar sayılı kararında dava dışı Hazine tarafından dosya davalılarına açılan tapu iptal ve tescil isteminin reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Mahkeme kararının kaldırılıp yeniden hüküm tesis edildiği ve davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Başkanlığının 11.10.2023 tarihli ve 2023/879 Esas 2023/4643 Karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onandığı ve kararın 11.10.2023 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmaz yönünden herhangi bir mülkiyet ihtilafı kalmadığı, yargılamanın iadesini gerektirir bir sebep mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesini talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Yargılamanın iadesini talep eden vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın mera ve harman yeri niteliğinde özel mülkiyete konu edilemeyecek bir yer olmasına rağmen kök mirasçı ... adına yolsuz olarak tescil edildiğini, Çorlu Milli Emlak Müdürlüğü tarafından Millet Parkı yapılması çalışmaları esnasında tespit edilerek tapu iptal ve tescil davası açıldığını, müvekkilinin Milli Emlak Müdürlüğünün bu çalışması üzerine durumdan haberdar olduğunu, sonradan ortaya çıkan bu deliller sebebiyle davanın kabulü yerine reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup yargılamanın iadesini talep eden vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Yargılamanın iadesini talep eden kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e02763af431b469d 78a8f77cbcd9eac6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı