Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4608 E., 2025/2741 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4608 E., 2025/2741 K. (21.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4608
Karar No
2025/2741
Karar Tarihi
21.05.2025

7. Hukuk Dairesi 2024/4608 E. , 2025/2741 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1264 E., 2024/1714 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/130 E., 2024/202 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mermer üretim yapan şirketin yetkilisi olduğunu, şirketin Afyon’da maden ocağı kurmak için yaptığı başvurunun kabul edildiğini, faaliyette bulunmak için izin alınan taşınmazların davalı İdare tarafından mera olarak belirlendiğini, mera komisyon kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini belirterek komisyon kararının yürütmesinin durdurulması ve iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan idari işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, valiliğe karşı dava açılmasının doğru olmadığını, 30 günlük askı ilân süresi içinde dava açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ortada yürürlükte bulunan bir mera komisyon kararı bulunmasına karşın davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı, davada husumet ehliyetinin, dava şartı olup res’en gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına ve davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesine karar vermiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kanunkoyucu tarafından dava açabilecek kişiler konusunda bir sınırlamaya gidilmediğini, müvekkilinin gerekli ruhsatları aldığını, maden ocağı olarak kullanılmasının uygun olduğu belirtilen alan ve parsellere ilişkin haksız ve kötüniyetli mera alanı belirlemesi yapıldığını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. hükmü uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı şekilde Tarifenin 13. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedildiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mera komisyon kararının iptali istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge adliye mahkemesi, istinaf başvurusu üzerine tarafın istinaf başvurusunun usulden/esastan reddine karar verebilir veya ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden hüküm kurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeni karar verilmesi hâlinde aleyhine karar verilen tarafın hükmü temyiz hakkı bulunmaktadır. Taraflardan birinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmaması hâlinde kamu düzenine aykırılık yok ise diğer taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. Karşı tarafın istinafı üzerine de bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararının değiştirilmemesi hâlinde, istinaf etmeyenin temyize başvurması usuli müktesep hak ilkesine aykırı olacaktır. Zira istinaf mahkemesince incelenmeyen bir kararın temyiz incelemesi söz konusu olmaz ve olmamalıdır. Dolayısıyla tarafların istinaf incelemesinin kapsamı dışında bıraktığı hususlar kendiliğinden temyiz incelemesinin de kapsamı dışında bırakılmış sayılır. Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret" başlıklı 7 nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca; "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." Somut olaya gelince; İlk Derece Mahkemesi davayı husumet yokluğundan reddederek davalı lehine AAÜT'nin 13/2. hükmü uyarınca 10.000,00 TL üzerinden vekâlet ücretine hükmetmiştir. Hükmün davalı vekili tarafından vekâlet ücreti yönünden istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi de davalı lehine aynı maddeye dayanarak 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmetmiştir. Davacı, yargılama sırasında dava değerini 10.000,00 TL olarak belirlemiş ve bu değer üzerinden harçlandırmıştır. Dava husumetten reddedildiğine göre harçlandırılan dava değeri olan 10.000,00 TL üzerinden davalı lehine AAÜT’nin 7/2 hükmü gereğince maktu vekâlet ücretini geçmemek kaydıyla nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir. Ancak İlk Derece Mahkemesince davalı lehine 10.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesine davacı tarafça itirazda bulunularak istinaf kanun yolunda açıkça istinaf sebebi yapılmadığından bu hususun davalı lehine kazanılmış hak oluşturduğu, bu miktardan daha az vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gözetildiğinde davalı lehine 10.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu husus, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. hükmü gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2. Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün sonuç kısmının A-4 bendinde yer alan “karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’nin 13/2 maddesine göre hesaplanan 17.900,00 TL” ifadelerinin hükümden çıkarılmasına, yerine “10.000,00 TL” ibaresinin yazılmasına, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı