7. Hukuk Dairesi 2024/3029 E. , 2025/2731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1013 E., 2024/759 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/216 E., 2023/46 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.11.2018 tarihinde vefat eden babası ...’un mirasçısı olduğunu, muris ...’a ait mirasçılık belgesinde, davalının da murisin ikinci eşi olarak mirasçısı olduğunu, müvekkilinin kendisine düşen miras payı kapsamında babası ...'un terekesinde bulunan malları almak istemişse de terekenin boş olması ve terekede herhangi bir alacak bulunmaması sebebiyle kendisine düşen saklı payları alamadığını, babası ...'un vefat etmeden önce 17.12.2012 tarihinde, kendi mülkiyetinde bulunan 111 ada 250 parselde kayıtlı olan taşınmazı eşi ...'a devrettiğini öğrendiğini belirterek mirasbırakan ...'un, ... lehine yapmış olduğu 17.12.2012 tarihli tapu devir işlemi müvekkilin saklı payını ihlâl eder nitelikte olduğundan fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkile ait saklı payın tenkisi ile faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacının miras bırakanı olan babasının ikinci eşi olduğunu, tarafların 2001 yılında evlendiklerini, tarafların murisinin müvekkili ile evlenmeden önce müvekkilden habersiz aralarında davacının da olduğu çocuklarına terekesini dağıtarak her bir çocuğuna birer daire verdiğini, bu sebeple davacının murisin terekesinin boş olduğu iddiasının asılsız olduğunu, davacının muristen mirasını ölmeden önce aldığını, aslında saklı payı ihlal edilenin müvekkili olduğunu, davacının kötü niyetle eldeki davayı açtığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşulun mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarının zedelenmesi gerektiğini, dosya kapsamında aldırılan tenkis raporunda mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile davalının saklı payını zedelemediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu tasarruf işleminin kaynağı ve sebebi mutlak olarak tenkise konu tasarruf işlemi olmadığından, davacının öncelikle mirasbırakanın iş bu tasarrufu yaparken saklı payını zedeleme kastıyla hareket ettiğini ispatlamasının zorunlu olduğu, ancak yargılama sırasında toplanan deliller kapsamından bu husus davacı tarafından ispatlanamadığı gibi, dosya kapsamında aldırılan tenkis raporu ile mirasbırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile davacının saklı payını zedelemediği tespit olunduğundan, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Muris ...’un saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla görünürde satış işlemi yaptığını, aslında muvaazalı olarak dava konusu taşınmazı davalıya bağışladığını, davacının saklı payının ihlal edildiğini, tenkise tâbi olduğunu, 2. Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, 3. Kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9dffe277d8ce024f 2b4cb2cc70362b77