Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2336 E., 2025/1133 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2336 E., 2025/1133 K. (27.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2336
Karar No
2025/1133
Karar Tarihi
27.02.2025
Konu
Tapu

7. Hukuk Dairesi 2024/2336 E. , 2025/1133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/1288 E., 2024/71 K. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, davacının davalıdan İstanbul ili, ... ilçesi, ... 1 Mahallesi, 1269 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki 5 No.lu bağımsız bölümü harici satış sözleşmesi ile satın aldığını, taşınmazın 2002 yılında davacıya teslim edildiğini ve o günden bu yana burada ikâmet ettiğini, tapunun verilmediğini ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili, tapunun devredilebilmesi için sözleşmenin 8. maddesi hükmü gereğince davacının gerekli evrakla başvurmasının zorunlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş; aksi takdirde sözleşmede belirtilen tüm masraflar karşılandıktan sonra dairenin tapusunun hak sahibi adına çıkartılması yönünde hüküm kurulmasını istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.03.2016 tarihli ve 2014/491 Esas, 2016/497 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile dava konusu bağımsız bölümün davalı Kiptaş adına olan tapu kaydının terkinine, tapu devri sırasında hesaplanacak tapu harcı, 1.529,00 TL iskân harcı, ayrıca 2006 yılı ve sonrası hesaplanacak emlak vergisi davacı tarafından ödenmek kaydıyla tapunun davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 03.03.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince temyiz isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 07.10.2020 tarih ve 2016/17077 Esas, 2020/5946 Karar sayılı ilâmında; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Mahkemece, yazılı sözleşme hükümleri uyarınca davacının ödemesi gereken ya da davalının ödediği miktarlar merciinden sorulup araştırılması, gerektiğinde uzman bilirkişi görüşüne başvurulmak suretiyle çekişmeli bağımsız bölüme isabet eden miktar belirlenmesi, belirlenen bu miktarı davalıya ödenmek üzere depo etmesi için davacıya süre verilmesi, belirlenen miktar depo edildiği taktirde tescile karar verilmesi gerektiği, Mahkemece, davacının yatırması gereken bedeller açıkça yazılmadan ve şarta bağlı hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Yargıtay bozma ilâmında belirtildiği üzere sözleşme gereği davacının ödemekle yükümlü bulunduğu giderler bulunup bulunmadığının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 03.10.2023 tarihli SMMM bilirkişisince raporda 24.04.2000 tarihli sözleşme gereği davacı tarafça ödenmesi gereken emlak vergisi, tapu harcı, iskân raporu vb. giderler toplamının 37.371,98 TL tutarında olduğunun tespit edildiği, bu bedelin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi gereğince depo edilmesine karar verildiği ve süresi içinde bedelin depo edilmiş olduğunun görüldüğü, sözleşmenin fer'i niteliğinde bulunan mali yükümlülüklerin bu suretle karşılandığı, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olmak üzere hâlihazırda sözleşmenin taraflarının tüm edimlerini karşılıklı olarak yerine getirdikleri ve tescil koşullarının bu suretle oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu bağımsız bölümün davalı adına olan kaydının iptali ile davacı adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının, sözleşmenin 8. ve 12. maddesindeki taahhütlerini yerine getirmeden tapunun adına tescilini talep ettiğini, 2. Davanın açılmasına davalının neden olmamasına rağmen davalı aleyhine yargılama masrafı ile vekâlet ücretine hükmedildiğini, 3. Site yönetimine tüm aidatların ödendiğine ve herhangi bir borç bulunmadığına dair yazı alınması gerektiğini, bilirkişi raporuna göre taşınmazın bulunduğu siteden güncel borçsuzluk belgesi ile Başakşehir Belediyesinden onaylı emlak beyan aslı alınarak diğer istenen belgelerle birlikte sunulması şartı ile tescil şartlarının oluşacağının belirtildiğini, 4. Bilirkişi raporunda yapılan tapu harç hesaplamasının 2023 yılına ait olduğunu, tapu devir tarihi esas alınmadığından tapu harç bedellerinin eksik olarak belirlendiğini beyan etmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yap-satçıdan haricen alınan bağımsız bölümün tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Tapu ve kadastro harçları; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 57 ile 70. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Söz konusu Kanun'un "Mevzu" başlıklı 57. maddesinde, tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanun'a bağlı (4) sayılı tarifede yazılı olanların, tapu ve kadastro harçlarına tâbi olacağı hüküm altına alınmıştır. Dairenin 07.10.2020 tarihli kararına uyularak bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de ilâm doğrultusunda hüküm kurulmamıştır. Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesine göre satış bedeli "Ödeme Şekli: Taksitli (Peşinat:6.037.500.000 TL ve 48 Taksit) İlk taksit tutarı:475.453.125,00 TL"dir. O hâlde, Harçlar Kanunu'nun "Tapu ve Kadastro Harçları" başlıklı hükümleri ve Harçlar Kanunu Tarifesine göre satış bedeli üzerinden tapu harç ve masraflarının hesaplanması gerekirken asgari emlak beyan değeri üzerinden harç ve giderlerin hesaplanması doğru görülmemiştir. Bunun yanında, taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesine göre ortak gider ve aidatın da alıcı tarafından ödenmesi gerektiğinden bu miktarın temerrüte düşülmüşse faizi ile birlikte hesaplanarak davacıdan tahsili gerekmektedir. Sözleşmenin 8. maddesine göre alıcı emlak vergisini ödemekle yükümlü olduğundan karar tarihine kadar tahakkuk eden emlak vergilerinin de davacı tarafından ödenmesi gerekmektedir. Davacının yukarıdaki yükümlülükleri yerine getirmeden lehine hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş ve hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı