7. Hukuk Dairesi 2024/2827 E. , 2025/1155 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/406 E., 2024/868 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolvadin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/43 E., 2023/335 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1996 yılında ... İli, ... İlçesi, ... Köyü 27 pafta 6493 parsel sayılı taşınmazda hisse satın alarak kullanmaya başladığını, taşınmazı ilk satın aldığında hudutlarının tam belirli olmadığını, 1998 yılında maliki bulunduğu taşınmaz içerisinde kaldığını düşünerek, iyi niyetli olarak 3 katlı bina inşa ettiğini, bir adet su kuyusu açtırdığını, dava konusu taşınmazda bulunan bina ve su kuyusunun davalıya ait 205 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın uygun bir bedel karşılığında davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde 3 katlı bina ve su kuyusununda bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... ... Organize San. Bölg. Müt. Hey. Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı tek başına açamayacağını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sınırları belirli olan taşınmaza tecavüz etmesinin hata sonucu oluşmadığını, davacının binanın yapıldığı arsanın boş olması nedeniyle faydalanma niyetiyle buraya yapı inşa ettiğini ve kötü niyetli olduğunu, taşınmazın değerinin yapı değerinden fazla olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının inşaata başladığı tarihte kadastro işlemlerinin tamamlandığını ve taşınmazın çaplı olduğunu, bu nedenle davacının iyiniyetli olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temliken tescilin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine, terditli olarak açılan bedele ilişkin davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile asgari levazım bedeli olan 393.808,4 TL’nin davalı Maliye Hazinesinden tahsili ile davacıya verilmesine, ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğüne yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Maliye Hazinesi vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu binanın 3062 sayılı mera parseline yapıldığı, 3062 mera parselinin 04.05.2000 tarihli Bakanlık Olur'u ile mera vasfının değiştirilerek Hazine adına arsa vasfı ile tescil edildiği, Hazine tarafından 07.06.2001 tarihinde diğer davalıya satışının yapıldığı, davaya konu binayı mera parseline yapan davacının kötüniyetli kabul edilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacının iyiniyetli olduğunu, tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin zararının tamamının tazminine karar verilmesi gerektiğini, vekalet ücreti yönünden hatalı karar verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, vekalet ücreti takdirinde yanılgıya düşüldüğünü belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 724. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz eden davacı vekili ve davalı Maliye Hazinesi vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 10fec6bcad4acedb 53f54e37ed4cf3de