Yargıtay Kararları › Yargıtay 7. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/3025 E., 2025/1117 K.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/3025 E., 2025/1117 K. (27.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3025
Karar No
2025/1117
Karar Tarihi
27.02.2025
Konu
Tazminat, Tapu

7. Hukuk Dairesi 2024/3025 E. , 2025/1117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/994 E., 2024/725 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/35 E., 2023/99 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, Kavaklıtarla Mevkkinde kain 1258 parsel sayılı taşınmazı besi çiftliği olarak 15 yılı aşkın süredir kiraladığını, mal sahibi olan ...'in burayı satmak istemesi üzerine davacı ile görüşmelere başladığını, davacının abisi ...'ün taşınmazı ortak almak için davacıya teklifte bulunduğunu, davacı tarafça taşınmazın satışına istinaden ...'e 2019 yılı içerisinde 115.000,00 TL elden verildiğini, ayrıca yine davacı tarafından Sakarya ... Postanesinden ...'ün hesabına 9.600,00 TL para yatırıldığını, davalı ...'ün kredi çekeceğini söyleyerek davaya konu taşınmazın kendi üzerine tescil edilmesini sağladığını, daha sonra da bu taşınmazı arkadaşı olan diğer davalı ...'e muvazaalı bir şekilde satış yolu ile devrettiğini ileri sürerek, davalı ... adına kayıtlı bulunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile yarı hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tescilini, tapu iptali ve tescil yönündeki taleplerinin uygun görülmemesi halinde davaya konu taşınmazın rayiç bedelinin tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte, rayiç bedel belli olmadığı takdirde satış tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte günümüz değerine güncellenerek ve değiştirilerek davalılardan hisseleri oranında alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz olarak açılmış bulunan davanın ve davacı tarafın tüm taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazı iyiniyetli bir vaziyette iktisap eden müvekkilinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi gereğince hakkının korunması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın ortak alındığının resmî senetle ispat edilmesi gerektiğinden tapu iptali ve tescil talebinin reddine, her ne kadar davacı, davalı ...'le kardeş olduğunu iddia etmiş ise de; UYAP sisteminden alınan nüfus kaydından, tarafların anne ve baba kayıtlarının farklı olması ve bu hususta açılmış bir dava da bulunmaması sebebiyle tarafların kardeş olmadıklarının anlaşıldığı, davacının da dava konusu taşınmazı davalı ...'le birlikte aldığını resmi belge ve aynı kuvvette başka bir belge ile de ispat edemediğinden tanıkla ispat sınırı üzerinde açılan terditli alacak talebinin de reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın ...'e yönelik inançlı işlem yaptıkları iddiasını ispatlayamadığı, son malik ...'in sunmuş olduğu kaporo ve satış bedeline ilişkin ödeme dekontları ve ödeme tarihleri ile tapuda satın alma tarihi arasındaki uyum, yine ödeme belgelerindeki tutar ile tapuda yapılan satış bedelinin uyumu, ...'in satın aldıktan sonra taşınmazı kullanan davacıya karşı tahliye amacıyla çekmiş olduğu ihtar, davacının her iki davalının öteden beri tanışık ve arkadaş olduklarına yönelik iddiasını ispatlayamaması birlikte değerlendirildiğinde; davalı ...'un tapu siciline güven ilkesi gereği iyi niyetle taşınmazı edindiği, bu kapsamda iyiniyetine değer verilmesi gerektiği anlaşıldığından Mahkemece sonucu itibariyle davanın reddine yönelik verilen karar isabetli görülse de, yerel mahkeme kararının gerekçesi değiştirilerek davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dinlenen tanık beyanlarıyla davanın ispatlandığını, müvekkilinin bu taşınmaz üzerinde resmî bir hissedar olarak görünmese de davalının taşınmazı satmak için müvekkilinden onay almaya çalıştığının dosyaya sunulan whatsapp mesaj kayıtlarından anlaşılacağını, müvekkili ile davalı ...'ün kardeş olduğunu, müvekkili tarafından davalı ... hesabına banka ve posta havalesi ile yapılan ödemelerin açıklama kısmında taşınmaz satışına ilişkin olduklarının belirtilmesine rağmen mahkemece bu hususların değerlendirilmediğini, davalı ...'e yapılan satış işleminin muvazaalı olduğunu, Mahkemece eksik ve hatalı inceleme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal, tescil olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacının aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dosyanın incelenmesinde, nüfus kayıtlarına göre davacı ve davalı ...'ün kardeş olmadıkları anlaşılmışsa da, davacının nüfus kayıtlarının yanlış olduğunu beyan ederek davalı ... ile kardeş olduklarını iddia etmesi, davalı ...'ün şüpheli sıfatıyla hakkında yapılan bir soruşturma kapsamında 26.03.2020 tarihinde alınan ifadesinde davacı ile kardeş olduklarını beyan ettiği, davacı tanığı olarak dinlenen ...'ın duruşmada alınan beyanında davacı ile davalı ...'ün annesi olduğunu söylemesine karşın tarafların herhangi bir itirazda bulunmadıkları dikkate alındığında, davacının terditli talebi olan alacak istemine yönelik davasında davacı ve davalı ...'in kardeş olduklarının kabulü ile davacının davasını ispat etmesi yönünden 6100 sayılı HMK'nın 203. maddesi uyarınca senetle ispat zorunluluğunun istisnası kapsamında olduğu dikkate alınarak, davacının davalı ...'e yaptığı ödemeler hakkında tanık beyanları da dikkate alınarak tazminat istemine yönelik bir karar verilmesi gerektirken, Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedeni yapılmıştır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 580d7fc55102d0e4 ca17b30b9acefbd7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı