6. Hukuk Dairesi 2025/460 E. , 2025/1328 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/928 E., 2024/1820 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çeşme 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/818 E., 2024/212 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kooperatif ortağı ve üyesi olduğunu, davalıların 2019-2021 arasındaki yönetim kurulu üyeleri olduklarını, 03.10.2020 tarihli Genel Kurulunda, Genel Kurulun 8. maddesi uyaınca Belediyeye ait 70 m²'lik alanın rayiç bedelinin 8.000,00 TL olması hususunun çok fahiş olduğunun belirtildiğini, Genel Kurulun 70 m²'lik yerin önce bedelsiz alımı, bunun mümkün olmaması halinde bedelin indirilmesi için dava açılması, bunlardan sonuç alınmaması halinde 70 m²'lik yerin belediyeden alınması konusunda yönetime yetki verildiğini, bedelsiz alınması yönünde ve kıymet takdirine itiraz edilip bedelin indirilmesi yönünde dava açılmadan fahiş şekilde metrekaresinin 8.000,00 TL den alınması nedeni ile yönetim kurulu üzerilerine üyelerinin üzerilerine düşen görevi kötüye kullandıklarını, davacının denetim kurulu üyesi olması nedeniyle daha sonra kendisi tarafından yaptırtılan gayrimenkul değerleme raporunda dava konusu yerin metrekaresinin 2.000,00 TL olabileceğinin tespit edildiği, kooperatifin kötü yönetimi ve davalı yönetim kurulu üyelerince genel kurul kararına rağmen, karara aykırı olarak bilerek zarara uğratılmasından ötürü şimdilik 30.000,00 TL zararın davalılardan müşterek ve müteselsil olarak, işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline ve tazminatın S.S. Yeni Dostlar Konut Yapı Kooperatifi'ne ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının genel kurul toplantısının başında toplantıda olduğunu oyla esnasında kurulu terk ettiğini kamera kayıtları ile sabit olduğunu o sebeple oylamaya katılıp olumsuz oy kullanıp sonrasında işbu davayı açabileceğini, davalı yönetim kurulu üyelerinin Genel Kuruldan aldıkları yetki ile hareket ettiklerini, genel kurulun bilmediği a da genel kurula sunulmayan vakıalar olmadığından ibra edilmiş yönetim kurulunun sorumluluğuna gidilemeyeceğinden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı zarar gördüğünü iddia eden pay sahibinin açabileceğini, Dava konusu yerin alınması için üyelerden 2.500,00 TL para alındığını ancak davacı bunu yatırmadığını dolayısıyla hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, belirsiz alacak davası olarak bu davanın açılamayacağını, kooperatife ait arazide inşaat izni alınması için 1966'da kooperatif tarafından belediyeye terk edilen kooperatif arazisine komşu 70,60 m² alanın belediyeden alınması gerektiği, belediye encümen kararı ile belediye hissesinin belirlendiğini bu haliyle değil bedelsiz almak pazarlık usulü ile dahi bu arazinin alınamayacağını ancak ona rağmen encümen kararına itiraz edip indirim yapılmasının yönetim kurulu olarak belediyeden talep edildiğini taleplerinin reddedildiğini bunun üzerine genel kurul kararı ile yönetim kuruluna verilen yetki dahilinde arazinin satın alındığını, müvekkillerine kusur atfedilecek bir durum olmadığı için sorumluluklarının da bulunmadığını, davacı her ne kadar rapor sunmuş ise de raporda arazinin konut imarlı olarak baz alınarak hesaplama yapıldığı ancak arazinin ticari imarlı olduğu, resmi kurum olan belediye rayici 8.000 TL olarak belirlediği için genel kurul da bu değer üzerinden yetki verdiğini raporda yeni rayiç belirlemenin bir geçerliliği olmadığını, dava konusu yerin her geçen gün daha fazla değer kazanması sebebiyle dava açılması veyahut başkaca uzun sürecek süreçlere başvurulmasının aslında kooperatifi zarara uğratacağını mevcut haliyle verilen yetki ile hızlı hareket edilmesinin kooperatifin lehine olduğunu belirterek tüm bu sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kooperatif genel kurulunca yönetim kuruluna davaya konu taşınmazı edinilmesi için 600.000,00 TL'ye kadar olmak kaydıyla yetki verildiği, kararın 101 kabul 11 red oyuyla ve oy çokluğu ile alındığı, kooperatif yönetim kurulunca genel kurulun verdiği yetkiye dayanılarak m²'si 6.000,00 TL olmak kaydıyla 560.000,00 TL verilerek dava konusu taşınmazın koopetatif adına tescil edildiği, bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın edinme tarihi itibariyle 557.740,00 TL olabileceği, kooperatif yönetim kurulunca 560.000,00 TL ödenerek alınan taşınmazın kooperatifi zarara uğratmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Dava dilekçesini aynen tekrar ettiği, b. Bilirkişinin hesaplama yaparken taşınmazın edine tarihini esas alması gerektiğini, ancak 11.10.2022 tarihindeki değerinin esas alındığını ve hükmün de hatalı olarak bu şekilde kurulduğunu, her ne kadar emsal taşınmazlar esas alınarak hesaplama yapıldığını belirtilmişse de emsallerin üstün ve değer azaltıcı yönlerin ayrı ayrı belirtilmediğini, c. Yöneticilere verilen ilk yetkinin bedelsiz veya indirimli bedel ile taşınmazın kooperatife kazandırılması olduğunu yani şartlı yetki verildiğini ancak yönetim kurulunun ilk iki yetki için hiçbir hukuki yola başvurmadan, dava açmadan belediyeden dava konusu yeri fahiş fiyata satın alarak kooperatifi zarara uğrattıklarını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif yönetim kurulunun hukuki sorumluluğu kapsamında tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Kooperatif Genel Kurulunca yönetim kuruluna davaya konu taşınmazı edinilmesi için 600.000,00 TL'ye kadar olmak kaydıyla yetki verildiği, kararın 101 kabul 11 red oyuyla ve oy çokluğu ile alındığı, kooperatif yönetim kurulunca genel kurulun verdiği yetkiye dayanılarak m²'si 6.000,00 TL olmak kaydıyla 560.000,00 TL verilerek dava konusu taşınmazın koopetatif adına tescil edildiği, alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın edinme tarihi itibariyle 557.740,00 TL olabileceği yönünde rapor tanzim edilmiş olduğu, kooperatif yönetim kurulunca bu taşınmazın 560.000,00 TL ödenerek alınmış bulunduğu, dolayısıyla davacının iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5d06d8de317b0ab9 aca05856ebb1d764