Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/7 E., 2025/952 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/7 E., 2025/952 K. (11.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7
Karar No
2025/952
Karar Tarihi
11.03.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/7 E. , 2025/952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/114 E., 2023/245 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eğlence sektöründe oryantal olarak çalıştığını, fiziki görünümündeki hoşnutsuzluk ve kaygıları nedeniyle kalçalarına davalı hastanede diğer davalı doktor ...’ın gerçekleştirdiği operasyonla silikon taktırdığını, ancak yapılan operasyondan sonra müvekkilinin kalçalarındaki şişme, morarma ve şiddetli ağrılardan dolayı hastanede tedavi görerek sağlığına kavuşmak için yeniden ameliyat olmak zorunda kaldığını, davalıların edimlerini gereği gibi ifa etmediklerini, ameliyattan önce müvekkiline ameliyat ve riskleri konusunda gerekli aydınlatma ve bilgilendirmeyi yapmadıklarını, davalı doktorun hiçbir teknik inceleme ve araştırma yapmaksızın müvekkilini ameliyat ederek yüksek özen yükümlülüğüne, meslek etik ve kurallarına aykırı davrandığını, her iki davalının kusurlu eylemleri nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ameliyat, ilaç, hastane masrafları, yol vs. giderler için şimdilik 15.000,00 TL, müvekkilinin çalışamamasından kaynaklanan kazanç kaybı ve olumsuz sonuçlanan operasyon nedeniyle ekonomik geleceği sarsıldığından ileride uğraması muhtemel kazanç kaybı için şimdilik 8.000,00 TL, müvekkilinin eski hâline dönebilmesi için yapılacak tedavi ve her türlü tıbbî müdahale, ilaç vs. giderler için şimdilik 7.000,00 TL olmak üzere neticede 30.000,00 TL maddi tazminat ile davalıların kusurlu eylemlerinden dolayı başarısızlıkla sonuçlanan estetik operasyon nedeniyle müvekkilinin yaşadığı ciddi ruhsal sıkıntı ve bozulan psikolojisine karşılık 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 80.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; tüm alacak kalemleri için ilk ameliyat tarihi 20.11.2010 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa konu ameliyat hakkında davacıya gerekli bilgilerin verilerek olası komplikasyonların anlatıldığını, davacının.............. Hastanesi'nde anlaşmanın yapıldığı 20.11.2010 tarihinde müvekkili tarafından amacına ve tıbbi yöntemlere uygun olarak ameliyat edildiğini, ameliyattan sonra davacının iyileşme sürecindeyken evinde yakalandığı ve operasyonla ilgisi olmayan başka bir hastalıktan dolayı oluşan enfeksiyon nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ve kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davalı doktorun müvekkili şirketin hastanesinde çalışmadığını, doktorun kişisel hastası olan davacı ile müvekkili arasında eser sözleşmesi değil, bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili hastanenin yükümlülüğünün sadece barındırma, teknik destek, yemek, yatak, hemşire ve bakım gibi hizmetleri vermekten ibaret olduğunu, hastanın ve doktorun operasyon için müvekkili şirkete ait hastaneyi tercih etmelerinin hastanenin yapılan tıbbi müdahaleden sorumlu tutulmasını gerektiren bir durum olmadığını, müvekkilinin hijyenik ortamda gerekli tüm hizmetleri sunarak edimini ifa ettiğini, ameliyatta hiçbir komplikasyon olmadığını, davacının taburcu olduktan sonra gerekli hijyenik kurallara uymaması nedeniyle ameliyat yerinin enfeksiyon kaptığını, kendisinden kaynaklanan sorunları gidermek için tekrar müvekkili şirkete ait hastaneye başvuran davacının bu davranışının da müvekkiline duyduğu güvenin bir göstergesi ve ispatı olduğunu, müvekkiline karşı açılan davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30.05.2014 tarihli ve 2011/262 E., 2014/258 K. sayılı kararı ile davacının, davalı hastanede uygulanan operasyon sonrasında enfeksiyon kaptığı, söz konusu enfeksiyon nedeniyle ikinci bir operasyonla silikonların çıkarıldığı, davacının yapılan operasyon nedeniyle oluşacak komplikasyon ve muhtemel sonuçları hakkında gerekli şekilde ve yeterince bilgilendirilmediği, operasyonda doktorun herhangi bir kusuru bulunmasa dahi davalıların üstlendikleri eseri ayıpsız olarak teslim etme yükümlülüklerinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ameliyat ve sonrasındaki tedavi nedeniyle ödediği 15.000,00 TL ve hastanede tedavi gördüğü on günlük süre içinde uğradığı kazanç kaybı için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 18.000,00 TL maddi tazminatın, davacının vücut bütünlüğünün operasyon nedeniyle beklenmeyen sonuçtan dolayı ihlali ve hastanede gördüğü tedavi sonucu yaşadığı elem ve üzüntüsünü gidermek amacıyla takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2014 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 10.03.2015 tarihli ve 2014/17468 E., 2015/3875 K. sayılı kararı ile dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının ise sair temyiz itirazları yerinde olmadığı, ancak, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerektiği, takdir edilecek bu tutarın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşıyacağı, tazminatın bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, o halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmesi gerektiği, takdir edilecek tutarın, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği, 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşulların da açıkça gösterilmiş olduğu, bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıçın, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermesi gerektiği, davaya konu olayda; olayın gelişim biçimi, davacının yatarak tedavi gördüğü süre, gelişen enfeksiyon nedeniyle ikinci bir işleme maruz kalmış olması, davalıların kusur durumu ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarının az olduğu, davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. 2. Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.10.2016 tarihli ve 2016/256 E., 2016/439 K. sayılı kararı ile hazırlık soruşturmasında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 03.02.2012 tarihli raporunda ve yargılama aşamasında bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04.09.2013 tarihli raporda, davacı ile davalı hastane ve doktorun kusurlarının bulunmadığı, mevcut durumun ameliyatın doğal bir komplikasyonu olduğunun belirtildiği, buna karşın mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve eserin ayıpsız olarak teslim edilmesi gerektiği gözetilerek manevi tazminata hükmedildiği, olayın oluş şekli, davalı tarafın yapılan operasyonda herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmaması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının enfeksiyona bağlı olarak gördüğü tedavi süreci, olayın meydana geldiği tarihte paranın satın alma gücü birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun ve yeterli olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 29.11.2017 tarihli ve 2017/3-3005 E., 2017/1491 K. sayılı kararı ile usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir direnme kararı bulunmadığı gerekçesiyle mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde direnme hükmü kurulması için işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmeksizin karar usulden bozulmuştur. 3. Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.02.2018 tarihli ve 2018/34 E., 2018/52 K. sayılı kararı ile bu defa Özel Daire bozma kararına uyulduğu belirtilerek maddi tazminat talebi bakımından verilen önceki karar bozma konusu yapılmadığından bu talep yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Mahkemenin 14.02.2018 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 23.10.2018 tarihli ve 2018/4358 E., 2018/4015 K. sayılı kararı ile mahkemece verilen direnme kararı, hükmün HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde kurulmasının temini için bozulmuş olduğundan, yapılması gereken iş 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine uygun olarak ilk kararın hüküm fıkrasında yer alan ve bozmaya konu yapılmayan bölümle ilgili de ilk hükümdeki gibi direnme kararı yazmak olup, verilen direnme kararı usulune uygun biçimde yazılıp temyiz mercii olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca bozulmadan, bozmayı yapan ilgili hukuk dairesinin direnilen bozma ilamına uyularak karar vermesi mümkün olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. 4. Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.02.2019 tarihli ve 2018/688 E., 2019/65 K. sayılı kararı ile davacının operasyon ve devamında oluşacak komplikasyon ile muhtemel sonuçları hakkında davalı hastane ve doktor tarafından gerektiği gibi ve yeterli şekilde bilgilendirilmediği, yapılan işin eser niteliğinde olduğu ve her iki davalının da silikon takılma operasyonunu ayıpsız olarak teslim etme yükümlülüğünün bulunduğu, operasyon sonrasında davacıya dikkat etmesi gereken hususların hatırlatılması ve gerekli uyarıların yapılması gerektiği, operasyondan sonra beklenmesi gereken sürenin bitimine kadar davalı hastanenin gözetim, denetim ve izleme sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu silikon takılma ameliyatından sonra davacının kalçasında enfeksiyon oluşması sebebiyle davalıların kusurlu ve sorumlu olduğu, olay nedeniyle davacının elem ve üzüntü yaşadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilerek 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Direnme kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 02.11.2022 tarihli ve 2020/(15)6-284 E., 2022/1423 K. sayılı kararı ile mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları, estetik ameliyatın yapıldığı olay tarihinde paranın satın alma gücü, hüküm altına alınacak manevi tazminatın davacının zenginleşmesine, diğer tarafın da fakirleşmesine neden olmaması gerektiği gözetilerek, yukarıda açıklanan kriterler de esas alınmak suretiyle davacıyı tatmin edecek ve zararlarını karşılayacak şekilde 5.000,00 TL’den daha fazla tutarda manevi tazminat takdir edilerek bu miktar üzerinden karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur 5. Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.07.2023 tarihli ve 2023/114 E., 2023/245 sayılı kararı ile olayın oluş şekli, davacının enfeksiyona bağlı olarak gördüğü tedavi süreci, davalıların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile somut olayın özellikleri, estetik ameliyatın yapıldığı olay tarihinde paranın satın alma gücü, hüküm altına alınacak manevi tazminatın davacının zenginleşmesine, diğer tarafın da fakirleşmesine neden olmaması gerektiği gözetilerek, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, ayrıca davacı yanın ameliyat ve sonrasında ödediği 15.000,00 TL ve 10 gün hastanede tedavi gördüğü sürece uğradığı kazanç kaybı olarak 3.000,00 TL'nin de olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarının düşük olduğunu belirterek, daha yüksek tutarlara hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesini hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ecbdf651b4abead1 673f2e35a95ee30d This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 6. Hukuk Dairesi 2024/7 E. , 2025/952 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/114 E., 2023/245 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eğlence sektöründe oryantal olarak çalıştığını, fiziki görünümündeki hoşnutsuzluk ve kaygıları nedeniyle kalçalarına davalı hastanede diğer davalı doktor ...’ın gerçekleştirdiği operasyonla silikon taktırdığını, ancak yapılan operasyondan sonra müvekkilinin kalçalarındaki şişme, morarma ve şiddetli ağrılardan dolayı hastanede tedavi görerek sağlığına kavuşmak için yeniden ameliyat olmak zorunda kaldığını, davalıların edimlerini gereği gibi ifa etmediklerini, ameliyattan önce müvekkiline ameliyat ve riskleri konusunda gerekli aydınlatma ve bilgilendirmeyi yapmadıklarını, davalı doktorun hiçbir teknik inceleme ve araştırma yapmaksızın müvekkilini ameliyat ederek yüksek özen yükümlülüğüne, meslek etik ve kurallarına aykırı davrandığını, her iki davalının kusurlu eylemleri nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ameliyat, ilaç, hastane masrafları, yol vs. giderler için şimdilik 15.000,00 TL, müvekkilinin çalışamamasından kaynaklanan kazanç kaybı ve olumsuz sonuçlanan operasyon nedeniyle ekonomik geleceği sarsıldığından ileride uğraması muhtemel kazanç kaybı için şimdilik 8.000,00 TL, müvekkilinin eski hâline dönebilmesi için yapılacak tedavi ve her türlü tıbbî müdahale, ilaç vs. giderler için şimdilik 7.000,00 TL olmak üzere neticede 30.000,00 TL maddi tazminat ile davalıların kusurlu eylemlerinden dolayı başarısızlıkla sonuçlanan estetik operasyon nedeniyle müvekkilinin yaşadığı ciddi ruhsal sıkıntı ve bozulan psikolojisine karşılık 50.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 80.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; tüm alacak kalemleri için ilk ameliyat tarihi 20.11.2010 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa konu ameliyat hakkında davacıya gerekli bilgilerin verilerek olası komplikasyonların anlatıldığını, davacının.............. Hastanesi'nde anlaşmanın yapıldığı 20.11.2010 tarihinde müvekkili tarafından amacına ve tıbbi yöntemlere uygun olarak ameliyat edildiğini, ameliyattan sonra davacının iyileşme sürecindeyken evinde yakalandığı ve operasyonla ilgisi olmayan başka bir hastalıktan dolayı oluşan enfeksiyon nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ve kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davalı doktorun müvekkili şirketin hastanesinde çalışmadığını, doktorun kişisel hastası olan davacı ile müvekkili arasında eser sözleşmesi değil, bölünmüş hastaneye kabul sözleşmesi bulunduğunu, müvekkili hastanenin yükümlülüğünün sadece barındırma, teknik destek, yemek, yatak, hemşire ve bakım gibi hizmetleri vermekten ibaret olduğunu, hastanın ve doktorun operasyon için müvekkili şirkete ait hastaneyi tercih etmelerinin hastanenin yapılan tıbbi müdahaleden sorumlu tutulmasını gerektiren bir durum olmadığını, müvekkilinin hijyenik ortamda gerekli tüm hizmetleri sunarak edimini ifa ettiğini, ameliyatta hiçbir komplikasyon olmadığını, davacının taburcu olduktan sonra gerekli hijyenik kurallara uymaması nedeniyle ameliyat yerinin enfeksiyon kaptığını, kendisinden kaynaklanan sorunları gidermek için tekrar müvekkili şirkete ait hastaneye başvuran davacının bu davranışının da müvekkiline duyduğu güvenin bir göstergesi ve ispatı olduğunu, müvekkiline karşı açılan davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30.05.2014 tarihli ve 2011/262 E., 2014/258 K. sayılı kararı ile davacının, davalı hastanede uygulanan operasyon sonrasında enfeksiyon kaptığı, söz konusu enfeksiyon nedeniyle ikinci bir operasyonla silikonların çıkarıldığı, davacının yapılan operasyon nedeniyle oluşacak komplikasyon ve muhtemel sonuçları hakkında gerekli şekilde ve yeterince bilgilendirilmediği, operasyonda doktorun herhangi bir kusuru bulunmasa dahi davalıların üstlendikleri eseri ayıpsız olarak teslim etme yükümlülüklerinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının ameliyat ve sonrasındaki tedavi nedeniyle ödediği 15.000,00 TL ve hastanede tedavi gördüğü on günlük süre içinde uğradığı kazanç kaybı için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 18.000,00 TL maddi tazminatın, davacının vücut bütünlüğünün operasyon nedeniyle beklenmeyen sonuçtan dolayı ihlali ve hastanede gördüğü tedavi sonucu yaşadığı elem ve üzüntüsünü gidermek amacıyla takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2014 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 10.03.2015 tarihli ve 2014/17468 E., 2015/3875 K. sayılı kararı ile dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların tüm, davacının ise sair temyiz itirazları yerinde olmadığı, ancak, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerektiği, takdir edilecek bu tutarın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşıyacağı, tazminatın bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği, o halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmesi gerektiği, takdir edilecek tutarın, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerektiği, 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşulların da açıkça gösterilmiş olduğu, bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıçın, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermesi gerektiği, davaya konu olayda; olayın gelişim biçimi, davacının yatarak tedavi gördüğü süre, gelişen enfeksiyon nedeniyle ikinci bir işleme maruz kalmış olması, davalıların kusur durumu ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat tutarının az olduğu, davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. 2. Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.10.2016 tarihli ve 2016/256 E., 2016/439 K. sayılı kararı ile hazırlık soruşturmasında düzenlenen Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 03.02.2012 tarihli raporunda ve yargılama aşamasında bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04.09.2013 tarihli raporda, davacı ile davalı hastane ve doktorun kusurlarının bulunmadığı, mevcut durumun ameliyatın doğal bir komplikasyonu olduğunun belirtildiği, buna karşın mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve eserin ayıpsız olarak teslim edilmesi gerektiği gözetilerek manevi tazminata hükmedildiği, olayın oluş şekli, davalı tarafın yapılan operasyonda herhangi bir kusur ve ihmalinin bulunmaması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının enfeksiyona bağlı olarak gördüğü tedavi süreci, olayın meydana geldiği tarihte paranın satın alma gücü birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun ve yeterli olduğu gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. Direnme kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 29.11.2017 tarihli ve 2017/3-3005 E., 2017/1491 K. sayılı kararı ile usulüne uygun şekilde oluşturulmuş bir direnme kararı bulunmadığı gerekçesiyle mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde direnme hükmü kurulması için işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmeksizin karar usulden bozulmuştur. 3. Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 14.02.2018 tarihli ve 2018/34 E., 2018/52 K. sayılı kararı ile bu defa Özel Daire bozma kararına uyulduğu belirtilerek maddi tazminat talebi bakımından verilen önceki karar bozma konusu yapılmadığından bu talep yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Mahkemenin 14.02.2018 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 23.10.2018 tarihli ve 2018/4358 E., 2018/4015 K. sayılı kararı ile mahkemece verilen direnme kararı, hükmün HMK'nın 297. maddesine uygun şekilde kurulmasının temini için bozulmuş olduğundan, yapılması gereken iş 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine uygun olarak ilk kararın hüküm fıkrasında yer alan ve bozmaya konu yapılmayan bölümle ilgili de ilk hükümdeki gibi direnme kararı yazmak olup, verilen direnme kararı usulune uygun biçimde yazılıp temyiz mercii olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca bozulmadan, bozmayı yapan ilgili hukuk dairesinin direnilen bozma ilamına uyularak karar vermesi mümkün olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. 4. Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 26.02.2019 tarihli ve 2018/688 E., 2019/65 K. sayılı kararı ile davacının operasyon ve devamında oluşacak komplikasyon ile muhtemel sonuçları hakkında davalı hastane ve doktor tarafından gerektiği gibi ve yeterli şekilde bilgilendirilmediği, yapılan işin eser niteliğinde olduğu ve her iki davalının da silikon takılma operasyonunu ayıpsız olarak teslim etme yükümlülüğünün bulunduğu, operasyon sonrasında davacıya dikkat etmesi gereken hususların hatırlatılması ve gerekli uyarıların yapılması gerektiği, operasyondan sonra beklenmesi gereken sürenin bitimine kadar davalı hastanenin gözetim, denetim ve izleme sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu silikon takılma ameliyatından sonra davacının kalçasında enfeksiyon oluşması sebebiyle davalıların kusurlu ve sorumlu olduğu, olay nedeniyle davacının elem ve üzüntü yaşadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilerek 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Direnme kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun 02.11.2022 tarihli ve 2020/(15)6-284 E., 2022/1423 K. sayılı kararı ile mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları, estetik ameliyatın yapıldığı olay tarihinde paranın satın alma gücü, hüküm altına alınacak manevi tazminatın davacının zenginleşmesine, diğer tarafın da fakirleşmesine neden olmaması gerektiği gözetilerek, yukarıda açıklanan kriterler de esas alınmak suretiyle davacıyı tatmin edecek ve zararlarını karşılayacak şekilde 5.000,00 TL’den daha fazla tutarda manevi tazminat takdir edilerek bu miktar üzerinden karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur 5. Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.07.2023 tarihli ve 2023/114 E., 2023/245 sayılı kararı ile olayın oluş şekli, davacının enfeksiyona bağlı olarak gördüğü tedavi süreci, davalıların kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile somut olayın özellikleri, estetik ameliyatın yapıldığı olay tarihinde paranın satın alma gücü, hüküm altına alınacak manevi tazminatın davacının zenginleşmesine, diğer tarafın da fakirleşmesine neden olmaması gerektiği gözetilerek, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, ayrıca davacı yanın ameliyat ve sonrasında ödediği 15.000,00 TL ve 10 gün hastanede tedavi gördüğü sürece uğradığı kazanç kaybı olarak 3.000,00 TL'nin de olay tarihi olan 20.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarının düşük olduğunu belirterek, daha yüksek tutarlara hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesini hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ecbdf651b4abead1 673f2e35a95ee30d ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı