Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/2857 E., 2025/1686 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2857 E., 2025/1686 K. (28.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2857
Karar No
2025/1686
Karar Tarihi
28.04.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/2857 E. , 2025/1686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/281 E., 2024/485 K. BİRLEŞEN DAVA ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2011/521 ESAS 2011/ 337 KARAR Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı-birleşen davada davalı Yayla Agro Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA 1.Davacı iş sahibi vekili asıl dava dilekçesinde özetle; Mersin’deki fabrikasına yapılacak silolar ve ekipmanların yapımı için davalı şirket ile sözlü görüşmeler yapıldığını, bu görüşmelerde davalı şirketin sözleşme akdedilmeden peşinat istediğini ve 50.000,00 Euro karşılığı 96.060,00TL'nin davalı şirket hesabına gönderildiğini, daha sonra davalı ile sözleşmenin esaslı ve yan noktalarında uzlaşılamadığını, taraflar arasında sözleşmenin kurulamamış olması sebebiyle verilenlerin iadesi gerektiğini belirterek ödenen peşinatın ödeme tarihi olan 24.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. 2. Davacı yüklenici vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında eser sözleşmesinin kurulduğunu, 96.060,00 TL'nin bu sözleşmenin avansı olarak gönderildiğini, sözleşmenin feshedildiği tarihte imalâtın tamamlandığını, toplam 730.900,00 TL'lik imalât yapıldığını, bu rakamlara %20 kâr marjı eklendiğinde 904.000,00 TL bedelle uyumlu olduğunu, sözleşmeyi haksız olarak fesheden iş sahibinin yüklenicinin elde etmesi muhtemel kârını ödemesi gerektiğini, işin bedeli KDV hariç 904.000,00 TL olup delil tespiti yapan bilirkişilerin imalâta 70.500,00 +660.400,00 TL bedel biçtiklerini, bu durumda yüklenici kârının 904.000,00-730.900,00= 173.100,00 TL olup karşılanmayan kâr mahrumiyetinin 173.100,00 TL-96.060,00 TL=77.040,00 TL olduğunu belirterek şimdilik 10.000,00 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 58.110,00 TL'ye çıkarmıştır.

II. CEVAP Davalı yüklenici vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı iş sahibi ile yapılan görüşmeler sonucu, Mersin ilindeki davacıya ait tesislere silo ve taşıma ekipmanlarının projelerini çizdiklerini, bunları hazırlamak için, davacı ile birçok sözlü ve elektronik ortam görüşmeleri yaptıklarını, sonuçta projenin fiyatının belirlendiğini, uygulamaya geçmek için davacı tarafından 24.08.2010 tarihinde, peşinat olarak 96.060,00 TL ödeme yapılarak işe başlandığını, bu nedenle sözleşmenin tamamlanmış olduğunu, davacının imâl ettirdiği ve teslim almadığı mallardan dolayı, gerekli tazminat ve zarar ziyanı ödemesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.07.2018 tarihli kararı ile asıl davada 1.627,39TL'nin davalı yükleniciden tahsiline; birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 09.07.2018 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, asıl davada davacı iş sahibinin sözleşmenin feshi nedeniyle ödediği 96.060,00 TL avansın iadesinin talep edildiği, mahkemece mahsubun her zaman yapılabileceği gerekçesiyle asıl davada bu alacaktan 01/09/2009 tarihli bilirkişi heyeti raporu uyarınca revize iş bedeli 30.816,00 TL ile 21.10.2013 tarihli bilirkişi heyeti raporunun 13 ve 14. sayfalarında listesi yapılan imalât bedeli 63.516,61 TL’nin mahsubu ile 1.627,39 TL’nin tahsiline karar verildiği, 21.10.2013 tarihli ikinci bilirkişi kurulu raporu incelendiğinde; davalı yüklenici tarafından imal edilen makine ve teçhizatın yeniden değerlendirilmesi için gerekli olan tadilat harcama tutarının tespit bilirkişilerince 63.516,61 TL olarak belirlendiği, imal edilen makine ve teçhizatın toplam tutarının 770.400,00 TL olduğu, bu rakamlara göre makine ve teçhizatın revizyon maliyetinin toplam bedele oranının 63.516,61 TL/770.400,00 TL = 0,082 olduğu, bu oranın yüksek olduğu, dava konusu makine ve teçhizatın cinsi, pazar şansı, makine ve teçhizatın yeniden kullanımına yönelik tadilat gereksinimi gibi hususlar dikkate alınarak söz konusu oranın %4 olması gerektiği, buna göre davalı tarafından üretildiği tespit bilirkişilerince tespit edilen makine ve teçhizatın revizyon maliyetinin 770.400,00 TL x %4 = 30.816,00 TL hesaplandığı, yani tespit raporunda makine ve teçhizatın revizyonu için harcama tutarı 63.516,61 TL olarak belirlenmesine rağmen, ikinci bilirkişi kurulu raporunda bu bedelin 30.816,00 TL olarak belirlendiği, mahkemece bilirkişi kurullarınca farklı olarak hesaplanan revizyon bedellerinin farklı alacak gibi kabul edilerek davacı iş sahibinin avans olarak davalıya ödediği 96.060,00 TL’den mahsup edilmesinin doğru olmadığı, 21.10.2013 tarihli ikinci bilirkişi kurulu raporunda revizyon bedeli 30.816,00 TL olarak hesaplamış olup, bilirkişilerin alanlarında uzman oldukları, yapılan bu hesabın denetime açık ve anlaşılır olduğundan mahkemece asıl davada davacı iş sahibince ödenen 96.060,00 TL avans bedelinden davalı yüklenici tarafından imal edilen imalatların revizyonu için gerekli olan harcama bedeli 30.816,00 TL’nin mahsubu ile 65.244,00 TL’ye hükmedilmesi gerekirken farklı hesap edilen bedellerin mahsup edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, 65.244,00 TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava ile ilgili davanın reddine ilişkin karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 17.01.2024 tarihli ve 2022/2559 Esas, 2024/236 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği için bu dava ile ilgili olarak yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde : a. Taraf iradeleri birbiri ile uyuşmadığından sözleşme ilişkisi kurulmadığını, b. 30.816,00 TL’nin mahsup edilmesinin mümkün olmadığını, c. Davalı tarafça imal edilen ürünlerin davacıya özgü imal edildiğine dair dosyada delil olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada ödenen avansın iadesi, birleşen davada sözleşmenin haksız feshi nedeniyle kâr kaybı istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı