Yargıtay Kararları › Yargıtay 6. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/2855 E., 2025/1685 K.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2855 E., 2025/1685 K. (28.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2855
Karar No
2025/1685
Karar Tarihi
28.04.2025
Konu
Tazminat

6. Hukuk Dairesi 2024/2855 E. , 2025/1685 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/810 E., 2024/467 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA 1. Davacı taşeron vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile imzalanan 01.02.2007 tarihli sözleşmeyle, Elazığ Havaalanı İnşaatı İşinde yapılacak olan kaliteli beton imalâtında kullanılacak olan agreganın temini işini ve 01.05.2008 tarihli sözleşmeyle de aynı işin temel altı imalatların yapılması işini üstlendiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalının ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin ürettiği malzemelerin davalı elemanları tarafından gizlice alındığını, alacaklarının tahsili için Kadıköy 6. İcra Müdürlüğü'nün 2008/15568 no.lu dosyasında icra takibi başlattığını, haksız itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taşeronun işi yarım bırakması nedeniyle müvekkili tarafından tamamlanan imalâtlardan dolayı maruz kalınan zararların ve fiyat farklarının davalı tarafça tazmini için kesilen faturaya göre cari hesapta oluşan 43.605,71 TL alacağın tahsili için girişilen takibe itirazın iptâlini, takibin devamını ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı yüklenici vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı taşeronun yükümlülüklerini yerine getirmediğini, iş akışına engel olup ihtarlarına rağmen işi durdurduğunu, ağır çalıştığını, davacıya ara ve avans ödemelerinin yapıldığını, nihai sonucun kesin hesapta çıkacağını beyanla haksız açılan davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEMENİN KARARI Mahkemenin 21.11.2013 tarihli kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 21.11.2013 tarihli kararının süresi içinde davalı – birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, İstanbul Hakiminin Adana Bölge Müdürlüğü'nde bulunan ihale işlem dosyalarının incelenmesi için istinabe talimatı yazmaksızın bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi vermesinin hatalı olduğu, mahkemenin istinabe yoluna gitmesi ya da varsa eksik evrakları yerinden talep ederek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan rapor alınması, kabule göre de alacak miktarı bilirkişi raporuyla belirlendiğinden koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından düzenlenen ve 595.532.00 TL tutarında olan 5 adet fatura ile bu faturalara ilişkin mal/hizmet alımında bulunan davalı şirket tarafından yapılar ödemeleri gösteren 446.968,72 TL'nin ihtilaf konusu oluşturmadığı, bu nedenle davacının davalıdan 148.564,00 TL alacaklı olduğu, davalının temerrüte düşürülmediği de dikkate alınarak itirazın iptali ile davacının 148.564,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin olmak üzere takibin devamına, birleşen dosya yönünden davacı yüklenicinin davalı taşerondan alacağının bulunduğu ispatlanamadığından birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı – birleşen dosya davacısı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde : a. Bilirkişilerin imalat miktarını tespit edemediklerinden davacının iddiasını kanıtlayamadığını, varsayıma dayalı hesaplamanın kabul edilemeyeceğini, raporlar arasında çelişki olduğunu, b. Birleşen dava hakkında hüküm tesis edilmemiş olması nedeniyle kararın eksik olduğunu, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl ve birleşen davada uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kapsamında belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapıldığı, alınan bilirkişi kurulu raporunun hüküm kurmaya elverişli, açık ve denetlenebilir olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı – birleşen dosya davacısı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı